NATO'nun en büyük güçlerinden biri olmasına rağmen, yüzünü tamamen BATI'ya çevirmesine rağmen, kurumlarını üye ülkelerin KODlarıyla şekillendirmesine rağmen Türkiye neredeyse 60 yıldır KAPIDA bekleyip duruyor!
Ekonomik olarak Türkiye ile boy ölçüşemeyecek Bulgaristan, Slovenya, Romanya, Slovakya, Letonya, Macaristan gibi ülkeler açılan her FASILDAN sonra soluğu birliğin içinde aldılar!
Ama Türkiye ne yaptıysa almadılar! Bazen gömleğimizi, bazen kravatımızı, bazen de traşımızı beğenmeyip geri gönderdiler! Hem de aşağılayıp...
Zaten nöbet sırası gelen KOMİSERLERİ de sık sık gelip her konuda AKIL verirdi! Biz geri zekalıyız ya!
Bizi bir türlü hazmetmeyen bu birlik, nedense Türkiye'nin başına bela olmayı kafasına koyan herkese kapısını sonuna kadar açtı! Örnek çok! Mesela Cemalettin Kaplan...
Türkiye'de memurluktan emekli olduktan sonra bir anda ortadan kayboldu. Soluğu Almanya'da aldı.
Başlarda Milli Görüşçü gibi davranıp muhafazakar camiaya yanaştı. Daha sonra kendisine DESTEK olanların biçtiği role soyundu. Hatırlarsınız o dönemde televizyonlarda en çok gösterilen figürdü!
Lakabı "KARA SES"e çıkmıştı. Laikliğe küfür ederek seralarda yetiştirilmiş olan İSLAM korkusunu fişekliyordu. Amacı belli medya Kaplan'ı ekrana getirerek Müslümanlıkla şiddeti aynı kefeye koyuyordu!
Sadece Kara Ses mi? Elbette hayır!
Türkiye düşmanı ne kadar isim varsa pasaport kontrolünde beklemeden içeri giriyordu! PKK'nın ne kadar üst düzey ismi varsa hepsi Almanya'da eline kolunu sallayıp dolaşıyordu!
Dolaşmakla kalmayıp örgütün bütün PARA AKIŞINI düzenliyordu! Alman istihbaratı ile iç içe çalışıyordu! Oslo'da MİT'in karşısına oturan ekip de Almanya'yı çok severdi!
Fransa da Almanya'dan geri kalmamak için FİKRİ temelde PKK'ya yön veren isimlere her türlü rahatlığı sağlıyordu!
Ergenekon'da tutuklu olan çok konuşan isim de Fransız istihbaratıyla sıkı fıkıydı! Tıpkı bazı bayan Kürt vekillerin olduğu gibi...
Danimarka bildiğiniz gibi her şeyi açıktan yapıyordu! ROJ TV'ye yayın izni vererek KANDİL'e ne kadar sıcak baktığını gösteriyordu!
Londra, yani BEYİN, her şeyi saniye saniye izliyordu! Demokrasi ve insan hakları nutukları atarak PKK'nın el altından korunmasını, serpilmesini sağlıyordu! PKK'ya mayın veren, bomba gönderen, eğitim imkanı sağlayan ülkeleri buraya sığdırma imkanımız yok!
Destek sadece PKK'ya değildi tabii ki! Eline silah alan, "Ben ülkücüyüm" diyen isimler de ne gariptir hep buralara sığınıyordu! Sabancı'yı vurdukları iddia edilen SOLCU üç genç de soluğu NATO'nun merkezi Brüksel'de alıyordu!
Anlayacağınız örnek çok!
Londra ve Berlin merkezli BARONLAR öteden beri Türkiye'yi BÖLME derdinde! Bunu da İKİNCİ SINIF İNSAN gördükleri Kürtler'i kullanarak yapmaya kalktılar! Kendi aralarındaki toplantılarda "Türkler'i şu Kürtler olmadan alalım. Avrupa kirlenmesin!" diye konuşurken sahne önünde Kandil'e çıkacak çocukların sırtını sıvazlıyorlardı! Ve Kürt çocukları da bunlara inanıyordu!
Peki Avrupa bunu yaparken Amerika ne yapıyordu?
En iyi bildiği metodu uyguluyordu! PKK'yı bitirmek için kafa yoranları ortadan kaldırıyordu!
Özellikle SADDAM'la anlaşıp "Biz yukarıdan bastıralım, siz de aşağıdan... Şu Kürt sorunu ortadan kalksın" teklifini getirenleri! Yani iki güç KÜRT kartıyla Türkiye'nin canına okuyordu!
Avrupa silahlı mücadeleye destek vererek BÖLÜNMEYİ planlıyordu! Amerika ise silaha sarılan Türkler'in Avrupa kanadına hizmet ettiğini düşünüyordu! Silahlar susmazsa Kürtler'in Londra ve Berlin'in eline kalacağını görüyordu!
Unutulmaması gereken bir şey de şuydu: NEOCONLAR da Avrupalı müttefikleri gibi düşünüyordu! Yani aynı kamptaydılar!
Şimdi Kürt sorununda finale doğru hızla gidiliyor!
İçerideki bunca teröre ve darbeye rağmen BARONLAR servetlerini hep korumayı bildi! AK Parti döneminde de PARANIN SAHİPLERİ değişmedi! Oysa Kuzey Irak'taki Kürtler'i saran Türkiye, BOĞAZ'daki yalıların en büyük korkusu!
Petrol ve doğalgazla buluşan Ankara istemeyerek de olsa zenginlik haritasının değişmesine yol açacak! İşte, hem Avrupa'daki baronların hem Boğaz sakinlerinin en büyük korkusu bu!
Yeni Türkiye hem Avrupa'yı hem Amerika'yı yola getirirken içeridekilerle daha yüzleşmedi!
Final yakında!
Bu yüzden Erdoğan'ı hedefe koyuyorlar!
Türkiye'nin zenginleşmesi onların servetlerinin erimesi anlamına geliyor!
BOĞAZ ve AVRUPA hiç bu kadar yakın olmamıştı! Yakında topyekün AKRABALIKLARINI ilan edecekler!
İçinde hepimizi şaşırtan isimler olacak! Bekleyin!