CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

Baba öldü

Eklenme Tarihi 09 Mayıs 2013
Giulio Andreotti öldü...
İtalya'nın yakın tarihine damga vuran GLADYO'nun babasının ölüm haberi nedense basında çok yer bulmadı...
Oysa İtalya'yı anlamak hem şimdiki Türkiye'yi hem de eskisini çözmek demekti! Andreotti 1956 yılında savunma bakanı oldu! Siyaseten önü hep açıktı.
Tıpkı bizdekiler gibi. Gidip gidip geliyorlardı! Bu genç adam bu koltuğa oturduktan sonra 40 gizli hücre kuruldu.
Bu hücrelerin her türlü olayı gerçekleştirme kabiliyeti vardı! Bu 40 hücrede 34 GAZETECİ ve 4000 asker ile polis görev yapıyordu! Eğitim merkezi SARDUNYA idi... Ülkeyi karıştıracak bütün TERÖRİSTLER burada yetiştirildi! Aslında P2 MASON LOCASI'nın da gizli lideri olan Andreotti bu şablonu oturturken, yanında daha sonra Cumhurbaşkanlığına kadar yükselecek olan Cossiga vardı! Cossiga ileride arkadaşına ömür boyu senatörlük vererek sadakatini gösterecekti! Bu iki isim devletin verdiği koltuklarla yoluna devam ederken, tıpkı bizim Türkiye'de göremediğimiz gibi derin güçler tarafından destekleniyordu! Görünmeyen güç P2 Mason Locası'ydı! Bu muazzam yapılanmada 962 üye vardı! Hücre yapılanmasını yani üyelerin isimlerin bilen tek kişi (Öyle söylenir!) Licio Gelli idi...
Locanın kurucusu oydu çünkü! Bu loca, ülkenin gerçek sahibiydi! Üyeleri çok güçlü olduğu için hep onların sözü geçiyordu. Rütbeli askerler, bankacılar, istihbarat patronları, işadamları, hukukçular yani devleti devlet yapan ne varsa hepsi bu locanın içindeydi! Bu iki arkadaş da bu locanın üyesiydi! Ve asıl desteği buradan alıyorlardı! Belki de emirleri demek daha doğru olur! Bu locada bir de bütün para akışından sorumlu olan TANRININ BANKACISI olarak bilinen ROBERTO CALVI vardı! Calvi, Banco Ambrosiano'nun BORÇ yüzünden batması nedeniyle ülkeyi terk etti! Oysa bankanın batışına neden olan paranın Vatikan bankası Istituto per le Religiose tarafından hortumlandığı ortaya çıkacaktı! Locanın yönettiği parayı izinsiz VATİKAN'a da veremezdiniz! Cezası büyüktü! Bir, ihanet edenler; İki, bu masayı deşifre etmeye çalışanlar yaşamazdı! Bizde de bu masayı açığa çıkarmak isteyen herkes öldürülmüştü!
Londra'ya kaçan Calvi, "Konuşursam Papalık ve Vatikan ayakta kalamaz" diyordu! O bu sözleri söylerken, yardımcısı yüksek bir binanın tepesinden ayağı kayıp düşüyordu! Kendisini bekleyen son da çok farklı değildi!
Blackfriars (KARAKEŞİŞLER) Köprüsü'nün altındaki bir ağaçta sallanırken bulundu! Pantalonunun içinde 5 adet tuğla vardı! Mesaj açıktı: Hainler yaşayamaz!
Eski Başbakan Aldo Moro ile başlayan ölümler zinciri böylece devam edip gitti!
BABA-3 filmine de konu olan Calvi'nin ölümü de son değildi! Ülke, locanın aldığı kararlarla yönetildi! Yüzlerce insan sentetik olarak yaratılan SAĞ-SOL örgütlerin tabelası altında yok edildi! Ama kimse DERİN DEVLETİ bulamadı!
Çünkü bir tuğla çektiğinizde hepsi yıkılırdı! Ve duvarın arkasından kimin çıkacağı bilinmezdi!
Aynı Türkiye gibi!
Günün birinde devletin değişmesi gerektiği ortayı çıktı! Ve işin başındaki Andreotti, GLADYO'yu itiraf etti! Bir savcının çabasıyla da süslenen dalgalar ülkeyi değiştirdi! Bizde çok daha hafif oldu! Ağır suçların hiçbiri sorulmadı! Devleti korumak adına yumuşak geçildi!
Yoksa faili meçhule kurban giden yüzlerce insandan birinin bile cesedi bulunmaz mı? Hem o cinayetler ortaya çıkmadı, hem de yenilerinin yaşanması önlendi!
"Neden ülkede artık suikast yapılamıyor?" sorusunun sizdeki cevabını çok merak ediyorum! Neden 60 yıldır dalgalanan ülke duruldu! Düşünün bakalım!
Neyse...
Nasıl İtalya'da asker, polis, siyasetçi, gazeteci, bankacı ve işadamları varsa aynısı Türkiye'de de mevcuttu!
Ergenekon'da ısrarla 1 NUMARANIN açıklanmaması da bu yüzdendi! Çünkü 1 NUMARA açıklanırsa dalganın kimleri götüreceği belli olmazdı! Nerede duracağını kestirmek çok zordu! Ama içerideki masanın da yerle bir olduğu bir gerçekti! Amaç o masayı etkisiz kılmaktı!
Ankara'da yıkılan bu masa, Türkiye'nin BÜYÜMESİNE kesinlikle karşıydı!
Türkiye'yi sadece Türkler'in yaşadığı ve yaşayacağı bir ülke olarak görüyordu! Bu ilke terkedilmezse ülke büyüyemezdi. Yani masanın amacı küçük Türkiye'ye sahip çıkmaktı! Bunu da ya görünmez ellerle ya da muhalefet gibi sahne önündeki enstrümanlarla yapıyorlardı!
Siyasileri suçlamak istemem ama bilmeden bu güç, insanları kendine hizmet ettirir! Hep böyle olmuştur!
Şimdi özellikle CHP ve MHP ısrarla Büyük Türkiye'nin önüne geçmeye çalışıyor! Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli'nin samimi olduklarını düşünüyorum. Kendi inandıkları fikirlerin peşinden gittiklerini kabul etmek istiyorum. Ama özellikle CHP'li birçok dostumuzun "Atatürk'le ne alıp veremedikleri var?" sorusunu garip buluyorum...
Kimsenin Atatürk'le bir sorunu yok!
Ama siz Atatürk'ü doğru bilmiyorsunuz!
Atatürk, Padişah Vahdettin'in yaveri ve en güvendiği isimdi. Bakın, Vahdettin'in ülkeyi bırakıp gittikten sonra neler yaptığıyla da hiç ilgilenmiyorsunuz!
Mekke Şerifi Hüseyin HALİFELİĞİ vermek istemesine rağmen Padişah neden almadı? Lozan görüşmeleri yapılırken neden çıkıp gitti? Sevr'i imzalamamasına rağmen Padişah'a neden hain damgasını kim vurdu?
Anadolu'dan kendisine destek olmaya kalkanlara neden yüz vermedi? CHP bilmez ama bütün bunlar yeni bir DEVLET kurulsun diye yapıldı! Padişah kendisini ve hanedanı feda edip devleti yaşattı! Bunu da en güvendiği isim ATATÜRK'le yaptı! Bakın Hamidiye kahramanı Rauf Orbay ne diyor:
Padişah her Cuma selamlığından sonra Mustafa Kemal'i kabul ediyordu!
Kararlarımız istikametinde telkinlere devam ediyordu. Vahdettin, veliahtlık günlerinde birlikte çıktıkları Almanya gezisinden beri en iyi Mustafa Kemal'i tanır ve sadece ona güvenirdi!
İşte bugünkü CHP daha devletin ne şartlarda kurulduğunu bilmiyor! İNGİLİZLER'in dayatmasıyla kurulan sistem üzerinden siyaset yapıyor! İnanın Mustafa Kemal şimdi sağ olsaydı çok üzülür, ne diyeceğini bilemezdi! Bu kadar sığlık karşısında şaşar kalırdı! "Bilmeden hala eski masanın kuralları ile gitmek istiyorlar! Bu nedenle işleri zor" diyerek ücretsiz danışmanlık yapıyorum!
Ama anlayan yok!
YAZIK!