CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

AKIL, PARA, GÜÇ...

Eklenme Tarihi 13 Kasım 2012
Elime alıp bitiremediğim kitaplara hafta sonu zaman ayırdım. Öncelik DAN BROWN'daydı...
Yazarın son kitabı KAYIP SEMBOL çok satmasa da okumak istediğim bir kitaptı.
Zaman yetersizliğinden ortasına gelip bırakmıştım...
Kitapta yine EZOTERİZM ve MASONLAR resmi geçit yapıyordu.
İşaretler, şifreler, gizemler hemen her sayfada karşınıza çıkıyordu. Hakkını teslim etmek lazım Dan Brown, MASONLARI güzel anlatıyordu.
Kitabı bitirdiğimde "Yahu MASONLAR nedir?" sorusunu ilk kez bu kadar samimi bir şekilde kendi kendime sordum. Gerçekten perde arkasında bu insanlar ne yapıyordu? Dünyayı ve bulunduğu ülkeleri idare mi ediyorlardı?
Tanıdığım önemli bir ÜSTAD'a bunu sordum. Beni kırmak istemezdi. Ama detay verecek durumu da yoktu. Ya ben anlamayacağım için ya da GİZEMLİ bilgilerin paylaşılmasını doğru bulmadığı için... Ama sonuçta benim için çok tatmin edici bir görüşme olmadı. Belli ki KAYIP SEMBOL'ün etkisinde kalmıştım...
Tabii ben de geri adım atacak göz yok! Tam ayrılma anında "İngilizler bu işin neresinde?" diye sordum. Şaşırdı. Beklemediği bir soruyla karşılaştığını belli etti.
Elini cebine atıp bir kağıt ve kalem çıkardı! Üzerine daha önce tanımadığım bir ismi ve telefonunu yazdı... "Beni affet! Dostumu arayıp, dostum olduğunu söylersen hiç çekinmeden sorularına cevap verir" dedi...
Ayıp olacak düşüncesiyle "Siz neden konuşmuyorsunuz?" diye soramadım.. Aracıma biner binmez o ismi aradım.
Sandığımdan çok önemli biri çıktı.
Benim cahilliğim işte...
Kısa bir görüşmeden sonra birbirimize yakın oturduğumuz ortaya çıktı. Yaklaşık 30 dakika sonra bir araya geldik.... Selahattin Duman'ın gözlüklerinden sonra gördüğüm en seksi gözlük onunkiydi! Kırmızı iri çerçeve, gazoz şişesinin dibi gibi bir cam... Ama o camların arkasında sıcacık bir insan vardı... Çok ünlü bir doktordu! Ünü sınırları aşmıştı... Zeki ve dikkatli olduğunu ısrarla belli ediyordu.
Etrafı kontrol etmeden konuşmayacak bir hava yaratmaya çalışırken "pat" diye sordum.
Siz Masonlar İngiltere'ye mi bağlısınız?
Beyefendi sizin İNGİLTERE ile ilgili konuşmak istediğinizi söyledi.
Masonlarla değil...
Şaşırmıştım. Ne diyeceğimi bilemedim. Kapalı bir oluşum, çeşitli söylenceler, cevap bekleyen sorular...
Kafam karmakarışıktı...
İsterseniz İngiltere'yi konuşalım.
İçinden alacağınız bilgiler olur kanısındayım.
Buyurun o zaman...
16, 17, 18. yüzyıllarda dünya hakimiyeti tamamen denizlere dayanıyordu. Büyük devlet olmak için SULARA açılmanız ve sözünüzü dinletmeniz gerekiyordu.
Denizde güçlü olan BÜYÜK sayılıyordu. Bu nedenle o dönem herkes, rakip gördüğü devletin DONANMASINI yakardı! Osmanlı donanması tam 4 kez yakıldı.
İMPARATORLUK denizlerden geçiyordu yani... Bu durum PETROLÜN bulunmasıyla değişti.
Nasıl yani?
Petrolle birlikte dünyayı yönetme anahtarı değişti.
Denizler gitti, siyah inci geldi!
Nasıl bir anahtardı bu?
Dünya petrol devrine girerken devletler kendi planlarını yapmaya başladı. Her zaman olduğu gibi İNGİLTERE en akıllısıydı! Petrol rezervlerinin yüzde 67'si eski Osmanlı coğrafyası içindeydi.
Peki ne oldu? İngiltere petrolü ele geçirme arzusunu YAHUDİLER'in DEVLET kurma arzusuyla bir araya getirdi.
Akıl böyle bir şeydi işte! İki istek kesişince LONDRA Osmanlı'yı parçaladı... Onlar petrole kondu, biz ise yüzyıl sürecek acılarla baş başa kaldık.
Diğer güçler neredeydi peki? Herkes izledi mi?
1700, 1800 ve 1900'lerin başında bölgemizde, Avrupa'da birçok imparatorluk vardı. Osmanlı, Almanya, Japonya, Rusya gibi...
Eee..
Bütün bu imparatorluklar TASFİYE olurken bir tek İNGİLİZ İMPARATORLUĞU tasfiye olmadı...
Neden? Çünkü emperyal bir güçte kesinlikle olması gereken üç ayak vardı.
1- Emperyal ya da bölgesel siyasi akıl 2- Ekonomik güç 3- Askeri güç...
Bunlar İngilizler de var mıydı?
Evet vardı. Hem de fazlasıyla...
İki önemli hamle yaptı Londra..
Neydi bunlar?
Fransa'dan, Kral yakışıklı Philippe'in ağır baskılarından kaçan Tapınak Şövalyeleri'ni hiç düşünmeden davet etti! (Dan Brown'un sözünü ettikleri!) İspanya'dan da Kral Ferdinand ve Kraliçe İsabella'nın vahşetinden kaçan Yahudiler'i düşünmeden ülkesine aldı... Biliyorsunuz ELHAMRA SARAYI'nda imzalandığı için Elhamra Kararnamesi olarak bilinen yasa gereği kökeni YAHUDİ olan, bu dine inanan her kim varsa 4 ay içinde ülkeyi terk edecekti. Ve bu insanlar altın ya da para almayacaktı! Mart'ta yürürlüğe girdi, 4 ay sonra PARALI olanlar İNGİLTERE'deydi bile! Londra en soylu olan aileleri seçmesini bilmişti!
Bütün bunlar ne anlama geliyor? İngiltere Kraliçesi AKIL MERKEZİ olunca, Tapınak Şövalyeleri Londra'nın askeri gücü, Yahudiler de Londra'nın ekonomik gücü oldu.
Bu yapı Osmanlı'yı, Almanya'yı, Fransa'yı, yani diğer tüm imparatorlukları tasfiye etti.
Londra evreni idare etmenin yolunu bulmuştu! Bu fark çağdaşı bütün devletlerden çok daha ileri bir düzeydi! Yani İngiltere AKIL, PARA ve ASKERİ birleştirmişti...
Osmanlı da bir dönem bunu yaptığı için büyük devlet olmuştu! "Peki yapmamız gereken ne?" diye sordum... Alışılmışın dışında bir cevabı oldu dostumuzun dostunun!
Bunu da yarın yazarız.