CANLI YAYIN

Soygunu iftira kapatamaz

Eklenme Tarihi 23 Ekim 2026

AYLARDIR Türkiye, CHP'li belediyelerdeki soygunları, vurgunları, ahlak dışı ilişkileri konuşuyor, Yargı bu hırsızlıklarla uğraşıyor... Bu belediyelerin bir çoğu CHP'den ayrılıp kurulan Yeni Parti'nin mensubu...

Peki bu iki partinin yöneticileri, siyasetçileri ne yapıyor? Bu soygunları savunmak için sokaklarda miting yapıyor. Deliller, şahitler, belgeler ortadayken bunlar hiç yokmuş gibi üç maymunu oynuyor. Yetmiyor, ilgili ilgisiz kişilere iftira atıyor, sokakları karıştırmaya çalışıyor, milli medyayı tehdit ediyor... Ama mızrak çuvala sığmıyor.

Hiçbir şey Uşak'taki havluyu, Manavgat'ta çikolata kutularındaki rüşveti; İzmir'in ilçelerindeki aşk ilişkilerini, Antalya'daki milyarlık vurgunları, parti içindeki hukuksuzlukları, İstanbul'daki soygunu ve para kulelerini örtemiyor... Fon soruşturması üzerinden bakanları hedef alanların yalanları anında ortaya çıkınca bu kez ellerine aynı merkezden tutuşturulan sahte belgelerle başka bir senaryoyu oynamaya başladılar.

Ellerinde, yıllar önce ortaya attıkları 128 milyar dolar yalanı vardı. Bu yalan ortaya çıktığı günlerde Merkez Bankası'nın kayıtlarıyla çöpe giderken, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararla da hukuken çürütülmüştü. Ama talimat gereği bunlara bakmadan Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak ismi üzerinden 17-25 Aralık kumpaslarındaki yöntemlerle iftira kampanyasını başlattılar. Ama çok çabuk duvara tosladılar. Çünkü daha yalanlarının mürekkebi kurumadan Sayın Albayrak'ın avukatı tarafından verilen cevapla gerçekler ortaya çıkarıldı.

17-25 kumpaslarının kullandığı yöntemlerle her seçim döneminde aynı senaryo yazılıyor ve bazı taşeronların ellerine tutuşturulup tedavüle sokuluyor. Önce sokaklar karıştırılmak isteniyor, tutmaz ise ekonomiye, vatandaşın cebine saldırılıyor. O tutmaz ise bu kez hükümet, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi hedef alınıyor.

Son olarak yine aynı yöntemle, aynı merkezden hazırlandığı aşikar olan iftiralar devreye sokuldu. CHP'li Faik Öztrak ve YP'li Ümit Özlale fon soruşturması ile ilgili iddialarını sıralarken birden bire konuyu 6 yıldır aktif siyasette olmayan Sayın Berat Albayrak'a getirip, olaylara dahil etmek istedi.

Özlale, aynı yöntemlerle bakanlar hakkında fon soruşturması ile ilgili iftiralar da atmış, anında yalanlanmıştı.

Ama kimse ne utanmış, ne sıkılmış, ne de özür dilemişti...

Şimdi de Sayın Albayrak'ın avukatı bu iftiraları anında yalanladı. Yine kimse utanmadı... Sıkılmadı, özür de dilemedi...

İFTİRALARIN ÜÇ ÖNEMLİ SEBEBİ VAR.

Birincisi fon soruşturmasıyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı tutumu.

'Millete yanlış yapana asla sahip çıkmayız' diyen Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan şu sözleriyle de bu konudan nemalanmak isteyenlerin hevesini kursağında bırakmıştı:

"Onların belediyelerdeki skandallara sahip çıkması, rezillikleri ve ahlaksızlıkları aklama turları bizi ilgilendirmez. Biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana asla sahip çıkmayız..."

İkincisi belediyelerde ayyuka çıkan soygunları perdelemek...

Üçüncüsü Sayın Albayrak'ın bakanlık yaptığı 2015-2020 yılları arasında alınan ve uygulamaya konulan kararlar ile milli duruş... Çünkü bu duruş, ülkemizin kaynaklarının hortumlamasının önüne geçmişti... Enerjide atılan adımlar, nükleerden, petrol ve gaz arama gemilerine kadar uzanan milli enerji politikası... Dışa bağımlılığı bitirecek, enerji bağımsızlığını ortaya koyan politikalar. Petrol ve doğalgaz arama konusunu tamamen millileştirip uluslararası baronların hortumunu kesen atılımlar...

2020 yılındaki pandemi şartlarında ekonominin çökmesini bekleyen Türkiye düşmanlarına inat, büyümeyi sürdürüp, tek haneli faiz, tek haneli enflasyon dengesini kurarak, esnafından tüccarına, sanayicisinden ihracatçısına her kesimin ayakta kalmasını destekleyen kararlar...

Londra'dan ellerinde TL olmadan döviz talebi oluşturarak kurlara yapılan saldırıların önüne geçen kısıtlamalar... Hasılı bu milli duruş içerde ve dışarda bu ülke düşmanlarını çok rahatsız etti. Bugün ortaya çıkan iftira siyasetinin sebebi, dışardaki Türkiye düşmanlarının ve içerideki aparatların bu üç konudaki rahatsızlıklarıdır...