Bugünkü
Takvim
  • 25 Ekim 2020, Pazar

Bildikleri gibi değil!..

Yakın çevremizdeki gelişmeleri izlerken, olup bitenlerin arka planına kafa yormayı unutmamak, çok önemli. Böylelikle yaşananların sebepleri ile ilgili daha geniş bilgi sahibi olabileceğimiz gibi, içimizden gözüktükleri halde başkalarının şarkılarını söyleyenleri daha iyi tanıyabiliriz…

Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarının sadece iki ülke arasındaki problemlerle ilgili olmaması, açık bir örnek.

Ermenistan saldırılarının ilk hedefi olan Tovuz, iki ülke arasındaki problemlerin odağı gibi gözüken Dağlık Karabağ'a uzak bir yerdi, biliyorsunuz…

Azerbaycan üzerinden Türkiye'ye uzanan enerji hatları açısından merkezî konumdaki Tovuz'un Ermenistan'ın ilk hedefi olması, bakış açılarımızı genişletebilecek bir husus.

Mevcut durumdan vazife çıkaran birtakım mihrakların, bölgede karışıklık çıkarmak ve gelişmeleri manipüle etmek suretiyle menfaatlerine uygun sonuçlar kotarmaya çalıştıkları, söylenebilir. Ermenistan yönetimini çeşitli vaatlerle ikna etmeleri de zor olmamıştır herhalde.

Saldırılarına Tovuz'dan başlayıp, ardından Dağlık Karabağ çevresinde de harekete geçen Ermenistan'ın duvara toslaması, Azerbaycan ve ona destek olanların boş durmadıklarının delili.

Azerbaycan'da istikrarsızlık oluşturmak için harekete geçirildiği anlaşılan Ermenistan'ın, beklemediği bir tablo ile karşılaşıp kendisinin istikrarsızlaşması da, evdeki hesabın çarşıya uymadığının göstergesi.

Uluslararası kurallara göre haksızlığı tartışmasız olan Ermenistan'a değişik ülkelerden gelen desteklerde bu ülkenin etnik yapısı dolayısıyla taşıdığı önemin payı olsa da, konu sadece bu değil belli ki…

Nasıl ki Doğu Akdeniz'deki mesele sadece Yunanistan ve Güney Kıbrıs'la sınırlı olmayıp, buralardaki enerji zenginliğinde gözü olan ülkelerin ve küresel şirketlerin de gelişmelere ciddi oranda dahli varsa, Kafkasya'da olup bitenlerle ilgili de aynı husus geçerli.

Enerji varsa dert de var…

Enerjiye sahip olmak kadar pazarlama ve ulaştırmak da önemli. Yaşadığımız dünya, enerjisi olup müşteri de bulanların, nakil hatlarını döşeyip rahatlarına bakabilecekleri halde değil.

Güçlü olduklarına ve bunun böyle devam etmesi gerektiğine inananlar, sadece enerji sahibi ülkelerle uğraşmakla kalmayıp, hangi ülkenin enerjiye ulaşacağı ve hangisinin ulaşmayacağı konusunda da karar sahibi olabilmek istiyorlar..

Çatışmaların yoğunlaştığı bölgelere bakıldığında, enerji merkezleri ve yakınlarında olduğu kadar, enerjinin aktarılmasına uygun güzergahlarda da ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olunmasının önemli sebeplerinden birisi de bu durum.

Bizim açımızdan meselenin düğümlendiği nokta, ülkemizin sahip bulunduğu imkanları kullanabilmesi.

Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları, bölge ile ilgili hesapları altüst etti ve 1999'da Gazze açıklarında bulunan ilk zengin doğalgaz rezervini yenilerinin takip etmesiyle, dikkatler bu bölgeye yoğunlaştı.

Doğu Akdeniz'in en önemli aktörü olan Türkiye'nin, kendisinin ve KKTC'nin haklarını kimseye yedirmeme kararlılığı, son senelerde yaşanan birçok gelişmenin önemli sebeplerinden.

Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, işbaşındaki iktidar ülkemize yönelik hesapları boşa çıkarmak için yapılabilecek olan her şeyi yapıyor...

Ancak, ülkemizde birlik ve beraberlik olduğu mesajını vermesi beklenen muhalefet ya ses çıkarmıyor ya da dışarıdakilere 'Türkiye'de bizim gibi düşünenler var' dedirten açıklamalar yapıyorlar.

Olup bitenlerin bildikleri gibi olmadığını çevremizdeki muhalefet mensuplarına anlatırsak, belki onlar yöneticilerine aktarırlar…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya