Bugünkü
Takvim
  • 16 Nisan 2018, Pazartesi

‘Evet; 28 Şubat bir darbeydi!..’

Okuduğu okulda başörtüsünün Cenab-ı Hakk'ın bir emri olduğunu öğreniyorken, okul kapılarındaki polislerin 'başlarını açmaya' zorladıkları küçücük kız çocuklarının yaşadıklarının bedeli nedir?..
'Hem bir meslek öğrenir, başarırsam da üniversiteye girerim' ümidiyle başladığı Meslek Lisesi'nden sonra üniversiteye girmesinin hayal olduğu gerçeğiyle karşılaşan öğrenciler, yaşadıklarını unutabilirmişler midir?..
Girdiği üniversitenin herhangi bir sınıfında, 'ya eğitim-öğretim hakkı ya da başörtü' gibisinden akıl almaz bir tercihle karşı karşıya bırakılan ve bu sebeple hayata küsen on binlerce kızımız mağduriyetleri sebebiyle yaşadıkları travmaların üstesinden gelebilmişler midir?..
İmam-Hatipler, Kur'an Kursları ve Meslek Liseleri ile ilgili olumsuz gelişmeler, 28 Şubat Süreci'nde yaşanan sıkıntıların sadece bir bölümüydü.
İnançları sebebiyle takibata, baskılara maruz kalan, iş ve ekmeklerini kaybeden on binlerce insan, dönemin acık tabloları arasındaydı...
İdeolojik kılıfla sarılıp sarmalanan hırsızlıklarla devletin hazinesini ve bankaları boşaltanlar sebebiyle yüz milyarlarca dolar bedel ödemek zorunda kaldı milletimiz...
Burunlarından kıl aldırmaz bir tavırla bu millete yönelik olarak asla unutulmayacak zulümler işleyenler, kendilerinde haklılık ta vehmediyorlardı üstelik... Ancak herkes biliyor ki, 28 şubat Süreci, bu ülkenin karşı karşıya kaldığı ihanetlerin en alçakça olanlarından birisiydi...
Suç duyuruları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2011'de başlatılan soruşturma sonrası Mayıs 2013'te mahkemeye taşınan 28 Şubat Süreci'nin asker sanıkları ile ilgili dava sonuçlandı.
103 sanığın yargılandığı dava sonunda Dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir ve yine dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün de aralarında bulunduğu 21 kişi müebbet hapis cezası aldı. 68 kişi beraat ederken, 10 kişinin davaları zaman aşımı ve 4 kişinin de vefat sebebiyle düşürüldü.
SIRA SİVİLLERDE...
Bu karar, yaşanan mağduriyetleri asla telafi edemeyeceği gibi, on binlerce kişinin kayıplarını da geri getirmeyecek...
Ama yine de, 28 Şubat'ta bu ülkeyi insanımıza adeta zindan haline getirenlerin bir kısmının olsun, yaptıklarının yanlarına kalmadığını görmek, güzel bir şey...
60 kişi için talep edilmişken 21 kişiye müebbet hapis çıkması gibi bazı hususlarda hayal kırıklıkları olsa da, netice itibariyle altı kalın çizgilerle çizilmesi gereken en önemli husus, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Yargısı'nın 28 Şubat post-modern darbesini mahkum ettiği gerçeği...
Yargının: '28 Şubat bir darbedir ve bunu yapanlar suç işlemişlerdir!..' tespiti az şey değil...
Müebbet hapis cezası verilen 21 kişinin tutuklanma yerine adli kontrol şartıyla serbest bırakılması da, yanlış anlama sebebiyle eleştirilen hususlardan. Adli kontrol şartıyla serbestlik, temyiz süreci ile ilgili bir husus.
Kararlar kesinleştiğinde, 21 kişinin hapse girmeleri kaçınılmaz. Beraat edenlerin durumlarında değişiklikler olması da muhtemel...
Türkiye'nin AK Parti iktidarı ile normalleşmeye başlamasından beri insanların hesabının sorulmasını bekledikleri 28 Şubat Süreci ile ilgili olarak, bu ilk adım. 'Turp'un büyüğü heybede' yani... 28 Şubat Süreci'nin belki de esas müsebbipleri olan sivillere de sıra gelmek üzere!..
O dönemde askerleri gaza getiren ve akıl almaz işler yapmaları konusunda teşvik eden dönemin sivil sorumluları için de çarklar dönüyor...
Anlayacağınız, yıllardan beri sıranın kendilerine ne zaman geleceğini merak edenlerin kapıları da yakında çalınacak...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya