CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Hizaya gelen değil, getiren Türkiye...

Eklenme Tarihi 08 Eylül 2016
"Küresel büyümenin uzun vadede sürdürülebilir, dengeli ve kapsayıcı bir şekilde devam etmesi için gereken reformlar", "Büyümenin G20 ülkeleriyle birlikte tüm dünyaya yayılması, yani gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeleri de gözeten bir kalkınma anlayışını esas almaları", "Terörizm ve mülteci sorunu", "İstihdam, finansal düzenlemeler, altyapı yatırımları, enerji, yolsuzlukla mücadele"...
Bunlar, Almanya, ABD, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu'ndan oluşan G20'nin, Çin'in Hangzhou (Hanco) şehrindeki Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin öne çıkan başlıkları...
G20'nin 9. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için bulunduğumuz Çin'den dönerken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın uçakta anlattıkları gazeteler ve televizyonlarda detaylı olarak yerini aldı.
Ama her birisi kendi çapında önemli olan bu detayların yanında, esas olan G20 toplantılarının artık ciddi şekilde mahiyet değiştirmiş olduğu gerçeği.
Dünyanın en önemli ülkelerini bir araya getiren bu platform, üye ülkelerin kendilerini merkeze aldıkları değil, az gelişmişi ve gelişmemişi ile bütün ülkeleri kucaklayan ve böylelikle daha yaşanabilir bir dünya oluşturmayı hedefleyen bir yapı haline gelmeye başlıyor.
Bunda en büyük pay da, şüphesiz ki Türkiye'nin ve tabii ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın.
G20'nin geçtiğimiz yıl Antalya'da düzenlenen 8. Zirvesi'nde Cumhurbaşkanımızın altını çizerek gündeme getirdiği ve G20 dönem başkanlığı sırasında ısrarla takip edileceğini vurguladığı konular, belli ki artık zirvelerin ana gündem maddeleri haline gelmiş durumda.
Çin'de gündemdeki yerini koruyan bu ve benzeri hususların, önümüzdeki yıl Almanya'daki toplantıda da önemini sürdüreceğini açıklamalardan anlıyoruz.

Kral Çıplak diyen lider...

Birçoğu vahşi kapitalist ilkelerle yönetilen ilgili ülkelerin arzu edilen seviyede işbirliği ve dayanışma ruhu noktasına gelmeyecekleri varsayılabilir.
Ancak, 'Kral Çıplak' diye bağıran bir ülke ve liderinin söylediklerinin yabana atılmaması gerektiğinin de herhalde farkındalar.
Çünkü menfaati esas almanın ve başkalarının acılarına duyarsız olmanın, zaman içerisinde kendilerine büyük faturalar ödettiğini hatırlatan birileri var.
Bir dönem sistem kendisi için neyi uygun görüyorsa onu yapmakla yetinen bir Türkiye'den, artık sistemi tanıyan ve onun kodlarını çözmenin yanında, mümkün olduğu kadar dönüştürmeye de çalışan bir Türkiye'ye gelmiş olmamız, işin en güzel tarafı.
Bu haliyle ülkemizi ve liderini sevmeyenlerin olduğunu ve bizleri hizaya getirebilmek için ellerinden geleni artlarına koymadıklarını da biliyoruz.
Ancak son senelerde birbiri ardına düzenledikleri bütün tertiplerin boşa çıktığının farkındalar. Ve Milletimizin bu tür oyunlara prim vermeyip aksine bilinçlendiğini de çok iyi görüyorlar.
Gidişatı iyi anlayan, değerlendiren, doğru ve yerinde tespitlerle aksayan yönleri işaret eden; sadece söylemekle kalmayıp yapılması gerekeni de yapan ve netice olarak bunun kazandırdığını uygulamalı olarak ispat eden bir ülke var karşılarında.
Türkiye, hizaya getirilen değil, hizaya getiren bir ülke artık...