CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Cürmü meşhut!..

Eklenme Tarihi 22 Ağustos 2016
Hayır bildiğimiz şeylerde şer, şer bildiğimiz şeylerde de hayır olabileceği yönündeki İlahi uyarı ne kadar da doğru!..
15 Temmuz bir 'şer'di mesela. Ancak Cumhurbaşkanımızın bütün uyarılarına rağmen birilerinin ne olduğunu anlamakta zorluk çektikleri FETÖ'nün gerçek yüzünün açıkça görülmesini sağladı.
Sadece bu da değil. Söz konusu darbe girişimi, zaten bildiğimiz başka bazı hususları pekiştirmek açısından da hayırlara vesile oldu. Ülkemize yönelik tuzakların değişik maskeler ardında saklanan aktörlerinin hemen hepsi 'cürmü meşhut' halinde, yani suçüstü yakalandılar:
Bütün bu şer odaklarının hepsinin tek bir merkez yani bir 'ÜST AKIL' tarafından yönlendirildikleri konusunda şüphe kalmadı artık.
FETÖ, DAEŞ, PKK, DHKP-C ve diğer örgütlerin mensuplarının ve destekçilerinin bütün meselelerinin Türkiye'yi uluslararası sistemin uyumlu, söz dinler bir üyesi haline getirmek olduğu iyice anlaşıldı...
FETÖ, DAEŞ, PKK, DHKP-C ve daha başkaları...
Örgütler ve melanetleri muhtelif, maksatları tek: Türkiye'yi dizleri üzerine çöktürmek.
Gençlerimiz pek hatırlamayabilir, ama 'Türkiye dizleri üzerine çökertilmiş bir adam gibidir; ayağa kalkmak isterse ensesine vurur, yere düşeceğini anladıklarında ise tutar tekrar dizleri üzerine kaldırırlar' sözü, eski Türkiye ile alakalı sık verilen bir örnekti.
Çözüm bekleyen iç ya da dış meselelerde gözlerini batıya dikerdi ülkeyi yönetenler. Verilen işaret üzerine de gereğini yapar, ya da yapıyormuş gibi görünürlerdi.
'Ülke olarak kendi politikalarımızı geliştirmek ve onları uygulamak' gibisinden bahisler açmaya cesaret edebilenler, sistemin uşaklarının salvoları ile uğraşmak zorunda kalır, pes ederlerdi genellikle.

'Tak' diye emredileni 'şak' diye yapmıyoruz!..

Yeni Türkiye var artık ve ayaktayız şimdilerde. İç ve dış meseleler ve bölge ile ilgili politikalarımızı kendimiz tespit ediyor, uyguluyoruz. ABD ne der, İngiltere ne düşünür ya da Fransa'ya karşı ayıp olur mu gibisinden kriterlerimiz yok.
Dik duruyor ve ABD, İngiltere, Almanya gibi sistemin ağır toplarının 'tak' diye emrettiklerini 'şak' diye yapmıyoruz.
Bu da sistemin ağababalarını ve varlıklarını onlara borçlu olanları çıldırtıyor adeta.
Gaziantep'te bir düğün sırasında patlatılan ve 50'yi aşkın insanımızın hayatına son veren canlı bomba olayının da daha önce yaşadıklarımızdan bir farkı yok. Taşeronu kim olursa olsun, belli ki Türkiye'ye diz çöktürme niyetinin bir uzantısı...
FETÖ'nün din ya da dindarlıkla alakasızlığı, DAEŞ'in İslam'ı temsil etmekten fersah fersah uzak olduğu, PKK'nın Kürtler'in hakları gibi bir konuyla zerre kadar ilgisi olmadığı; birtakım parlak sloganlar eşliğinde terörle uğraşan bazı örgütlerin solcuymuş gibi yaptığını... biliyorduk. Ancak son günlerde her şey çok daha apaçık ortaya çıktı; suçüstü yakalandılar!..
FETÖ, PKK, DAEŞ, DHKP-C ve diğerleri, her birisi ÜST AKIL'ın oluşturduğu 'şer ittifakı'nın birer parçası. Ve bunların esas dertlerinin Türkiye'yi geriye doğru çekmek olduğu konusunda kimsenin şüphesi kalmadı artık. Aynı hedefe ateş eden, aynı kaptan beslenen ya da gözlerinin ta içine kadar sokulan gerçekleri görmek istemeyen hastalıklı kişiler hariç tabii...