CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Onlara birleşme, bize ayrılık...

Eklenme Tarihi 11 Mayıs 2016
HDP milletvekili Osman Baydemir, açık açık bölünmeden söz etmiş... Baydemir'in, 'biz bu filmi görmüştük' demesi beklenirdi oysa. Bunun yerine, bildik yalanları üst üste yığarak, daha önce onlarca defa seyredilmiş bir filmin değişik bir sonla bitebileceğine inandırmaya çalışıyor insanları...
Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı ile yaptıkları bazı muhare-belere sömürgeleri altında bulunan coğrafyalardan getirdikleri Müslümanları da sürdükleri bilinir. Bu ülkeler, egemenlikleri altında bulunan Müslümanları sözde Halife'yi koruma bahanesiyle saflarında çarpışmaya ikna etmişlerdir. Savış sırasında durumun, yani aslında Halife'nin ordusuna karşı kullanıldıklarının farkına varan Müslümanların ya savaşmayı reddettikleri ya da Osmanlı safına geçtikleri bilinir.
İletişim imkanları olmadığı için nereye ve ne için götürüldüklerini bilmeyen Müslümanların düştükleri durumdan daha da vahim olan ise İngiliz ve Fransızların Osmanlı hükümranlığı altında yaşayan bazı kavimleri, kendilerine özgürlük verme vaadiyle kandırmış olması. O tarihlerde verilen sözlerin tutulup tutulmadığını anlamak için, Osmanlı bakiyesi topraklarda kurulan devletlerin bağımsızlık tarihlerine bakmak yeterlidir. Vaat edilen büyük devlet yerine, parçalanmış bir coğrafya ile karşı karşıya kalanlar, İngiltere ve Fransa için esas olanın kendi menfaatleri olduğunu anladıklarında da, iş işten çoktan geçmiş bulunuyordu.
Aradan 100 yıl geçmiş olsa da, benzer faaliyetler halen sürüyor.
Ve edinilmiş tecrübeler ortada dururken, birileri hala aynı dolmuşlara binmeye hazır görünüyorlar.
Batı ülkelerinin kendi aralarında birleşme, bütünleşme ve hemen her konuda beraber hareket etme anlayışı malum. ABD, adı üzerinde Amerika Birleşik Devletleri. Bizler İngiltere diyor olsak da, Birleşik Krallık 'Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk' anlayışını halen Commonwealth (İngiliz Milletler Topluluğu) adı altında sürdürüyor.
Avrupa Birliği'nin hikayesini hepimiz biliyoruz. Dünyanın başka coğrafyalarındaki birleşme bütünleşme çabaları da bilgimiz dahilinde...

Eskimeyen oyunlar...

Menfaatleri gerektirdiği için birleşme bütünleşme derdinde olan Batı, yine menfaatlerinin gereği olarak başka coğrafyaları bölme, parçalama peşinde. Bunun için yeni yeni kandırma yolları buluyor olsalar da, Birinci Dünya Savaşı öncesi kullandıkları 'bağımsızlık vaadi' işlerine yarıyor hala.
Bölüp parçaladıktan sonra tabii zenginlikleri ile bilinen coğrafyaları yutan ve kısa sürede vereceklerini vaat ettikleri bağımsızlıkları ancak 10, 20, 20 hatta 30 yıl sonra verenler; daha fazla bölebilmek, parçalayabilmek ve böylelikle sömürülerini bir yüz yıl daha devam ettirmek için çalışıyorlar şimdi.
Nasıl 100 yıl önce kandırılanlar var idiyse de, şu anda da kandırılanlar var. Bunlar, bağımsızlıkları için kara kaşları, kara gözleri hatırına kendilerine destek olunduğuna inandırılıyor ve neler olup bittiğinin pek farkında olmadan, tepe tepe kullanılıyorlar.
Aslında 100 yıl geriye gitmeye bile gerek yok. Batılı ülkelerin çeşitli vaatlerle kullandıkları, yakın dönem tarihine şöyle bir göz atsalar bile, eski oyunların sahneye konulmaya çalışıldığını anlayabilirler.
Ve sonuç ne olursa olsun, yakın gelecekte nelerle karşılaşabilecekleri konusunda da fikir sahibi olurlar tabii...