Şimdilik, iptalin AYM'de oy çokluğu ile alındığını biliyoruz sadece ve ilk bakışta normal bir durum bu. Öyle ya, AYM kendisine yapılan bir müracaatı kabul etti, değerlendirmesini yaptı ve Anayasa'nın kendisine verdiği yetkiyi söz konusu kanunu iptal etme yönünde kullandı.
Normal olmayan, AYM'nin iptal kararını açıklarken, gerekçesini açıklamamış olması. Anayasa Mahkemesi, adı üzerinde anayasal bir kuruluş. Böyle bir kuruluşun en fazla hassas olması gereken konu da, tabii olarak Anayasa.
Anayasa'nın 153. Maddesi'nin ilk fıkrası şöyle: "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.
İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz..." Neymiş?.. 'İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz'mış!..
Ama Anayasa Mahkemesi açıkladı.
Yani alışıldık deyişle, AYM yaptı, oldu. Anayasa Mahkemesi'nin varlığını öngören kanun yapıcılar, mahkeme üyelerinin Anayasaya aykırı davranabileceklerine ihtimal vermedikleri için, böylesi bir duruma karşılık tedbir mekanizması düşünmemişler biliyorsunuz.
Yani AYM son merci ve kararlarının temyizi de yok!
Gayri hukuki olduğunu düşünseler ve içlerine sinmese de, herkes uymak mecburiyetinde AYM kararlarına.
Çünkü Anayasa'nın 153. Maddesi'nin son fıkrası şöyle: "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar."
Resmi Gazete'de yayımlamıyoruz!
Anayasa'nın 153. Maddesi ilk fıkrasına pek aldırmayan AYM, son fıkranın kendisine verdiği güçle, kararlarını hemen yayımlatıyor ve bu kararlar herkesi de bağlıyor. Aslında madem ki AYM, Anayasa'ya uymuyor, Yürütme de, Anayasa'ya aykırı kararları Resmi Gazete'de yayımlamıyoruz' diyebilse keşke. Ama böyle olmuyor. Söz konusu kanun, dershanelerin faaliyetlerini 1 Eylül 2015 tarihi itibariyle sonlandırmayı karar altına aldığı için birçoğu dönüşümlerini tamamlamışlardı. Henüz bu aşamaya gelmemiş olanların faaliyetlerini -tabii ki yeni bir kanun çıkarılması riskini de göz önüne alarak- sürdüreceklerini varsayabiliriz.
Kanun iptal edildiğine göre, lise haline gelen dershanelerin tekrar eski statülerine dönebilme imkanları var demektir. Dershaneden liseye dönmüşken, şimdi liseden dershaneye dönüş furyası başlayacak demektir bu. Dershanelerin eğitim sisteminin çarpıklığının bir neticesi olduğu konusunda herkes ittifak halindeydi zaten. Önce sistemin düzeltilmesi, dershanelerin sonra kaldırılması bir görüştü. Sistemin ıslahına yönelik çalışmalar yürütülürken, dershanelerin netice alınabilmesini hızlandırmak amacıyla kaldırılması da, bir başka görüş. Dolayısıyla TBMM'nin kabul ettiği kanunu AYM'nin iptal etmesinin belki de haklı gerekçeleri olabilir. Mesele AYM'nin iptal kararını gerekçesiz açıklayarak, geçmiş dönemde yaşananları akla getirmesi. İnsanların içine sinmeyen, gayri hukuki kararlar henüz unutulmadı çünkü.
AYM'nin iptal kararını gerekçesiz açıklaması 7 Haziran seçimleri sonrası yaşanan bir dizi başka gelişmeyle beraber düşünüldüğünde, 'bunlar vesayetin ayak sesleri mi?' sorusunu sorduruyor birçok insana...
Umarız değildir...