CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Güreş başladı!..

Eklenme Tarihi 14 Temmuz 2015
Hükümeti kurmakla görevlendirilen AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, dün CHP'li yetkililerle bir araya geldi.
Bugün MHP yarın da HDP ile görüşmeler yapılacak.
Yani bir ayı aşkın bir zamandır süren peşrev sona erdi, güreş başladı.
7 Haziran gecesinden beri duyduğumuz kırmızı çizgiler, ilkeler, prensipler, tercihler yerine, koalisyon kurma ile alakalı gerçek hususlar masada artık. Birkaç güne kalmaz, seçimin mağluplarından olduğu halde 'demokrasi kazandı, Türkiye kazandı' sloganı ile kendini avutan CHP'nin hükümet konusunda ne kadar ciddi olduğunu anlarız. 'Milletin kendisine ana muhalefet görevi verdiği' tezini işleyen MHP'nin de, verilen oyların 'muhalefet ol' değil, 'imkan bulursan hükümet ortağı ol' manasına geldiğini anladığına da şahit oluruz.
Bazı çevreler, bütün güçleriyle AK Parti'nin tek başına iktidar olamaması hedefine yöneldikleri için, böyle bir durum gerçekleşirse ne yapacaklarına çalışmamışlardı. AK Partisiz bir hükümetin kurulamayacağı şaşkınlığını da henüz üzerlerinden atamamış durumdalar.
13 yıldır tek başına iktidarda olan AK Parti'nin, koalisyon kurma konusunda uzun ve ciddi hazırlıklar yaptığı malum. Bu da, karşı karşıya geleceği partilerle yapılacak görüşmelerde avantajlı olması demek.
Tam burada, AK Partili yetkililerin her daim gerçek manada bir muhalefet olmadığından şikayet edip durduklarını biliyoruz. Muhalefetin yapması gerekenleri de kendisi yapmaya alışmış bir parti AK Parti. Dolayısıyla koalisyon görüşmeleri için onlar yerine de hazırlık yapmış olduğunu öğrenirsek şaşırmayalım.

GEÇ BUNLARI, ESASA GEL!..

Görüşmeler, seçimden sonraki bir ayı sloganlarla geçiren ve gerçek manada herhangi bir hazırlık yapmayan partilerle, bu süreyi ciddi hazırlıklarla geçiren AK Parti arasındaki yapılacak.
Bu partiler pek meraklı oldukları konuları gündeme getirmeye çalıştıklarında, AK Partililer önce dinleyecek ve sonra da: "Bu konunun kurulacak hükümetle ne alakası var?.. Bırakın bunları da esasa gelelim" diyeceklerdir muhtemelen.
Esas konular ise, bu partilerin pek çalışmadıkları yerlerle ilgili olacağı için, ya yapılan makul ve mantıklı teklifleri kabul edecekler; ya da Türkiye'yi bir 'tekrar seçim'e mecbur edecek sürecin müsebbibi olacaklardır.
Tekrar seçimin müsebbibi olmanın ne demek olduğu ise malum.
Dönüşümlü başbakanlık, eşit sayıda bakanlık dağılımı ve benzeri açıklamalarını bolca dinlediğimiz CHP, bunlar kabul edilmediği için hükümete girmedim der mi, bilinmez. MHP'nin de, 'Bana muhalefet görevi verdiğiniz için koalisyon teklifiyle ilgilenmedim' deyip demeyeceği meçhul.
Ama AK Parti'nin, 'CHP'ye ve MHP'ye şunları şunları teklif ettim; ancak onlar, kurulacak hükümetle hiç alakası olmayan şeyler üzerinde tartışmayı tercih ettikleri için bir netice alamadık' demesi durumunda, milletimizin nasıl davranacağını tahmin etmek zor değil...
Geçmişteki koalisyonların memleket açısından pek yüz güldürücü olmadığını biliyoruz. Ancak, ne yaptığını iyi bilen AK Parti'nin kuracağı bir koalisyon, bizlere geçmişteki kötü tecrübeleri bile unutturabilir belki.