CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Hukuku çiğnemek!..

Eklenme Tarihi 14 Mayıs 2015
HSYK'nın 4 savcı ve bir hakim için aldığı karara ihraç edilenlerden birisinin verdiği tepkiler ilgi çekici idi... 'Bağımlı HSYK', "talimatla alınan karar', 'yok hükmünde', 'hukuk çiğnendi'...
Bu sözler ister istemez 17-25 Aralık'ı akla getiriyor.
Bir yerlerden talimatla başlatılan usulsüz soruşturmalar, aynı şekilde alınan gözaltı, tutuklama ve el koyma kararları... Korsan bildiri dağıtan savcı, korsan toplantı yapan HSYK ve kendilerini memleketin tartışmasız hakimi zanneden birilerinin yukarıdan bakan tavırları... Şimdiki karar söylendiği gibi olsa bile, talimat verdikleri iddia edilenler milletin seçtiği ya da seçtikleri. Milli iradeyi temsil edenlerin talimat verdiğini iddia edenler, 17-25 Aralık'ta uzaklarda yaşayan tek bir kişiden aldıkları talimatla harekete geçmişlerdi oysa...
Kişilerin ve tabii ki ailelerinin yaşadıkları ve yaşayacakları travma açısından ihraçların ağır bir karar olduğu doğru. Ancak ilgili savcı ve hakimlerin bu ağır kararı hak etmek için 17-25 Aralık'ta ve özellikle de bu süreçten sonra çok çalıştıklarını da unutmamak gerek.
İnsanımızın memleketi idare etmeleri için seçtiklerini hiçe sayan ve ellerindeki yargı gücünü kullanarak onları köşeye sıkıştırmaya kararlı halleri, hiç kimsenin gözünden gizli değildi çünkü.
Hukuk sisteminin gerekli kıldığı herhangi bir delile sahip olmadıkları halde, 'biz adı geçenlerin suçlu olduklarına inanıyoruz o halde suçludurlar' mantığı ile, devleti kendilerine teslim etmeyenlerin kuyusunu kazmaya çalışanlar, eninde sonunda kendi kuyularını kazmış oldular yani.
Denetlenemez olduklarını düşünenlerin denetlenmesine giden yolda belki de en önemli adımlardan birisi atıldı Türkiye'de. 'Ben savcıyım, hakimim; ne yaparsam yapayım başıma bir şey gelmez nasıl olsa' anlayışının artık sona erdiğinin müjdecisi bir adım bu. Darısı, mevzuatın boşluklarını kendi kafalarına göre doldurmaya meraklı diğerlerinin başına.
Hukuku, hem de milletimizin gözleri önünde pervasızca çiğneyenler, müeyyideler devreye girince nihayet hukuku hatırladılar ve onun 'çiğnendiğini' iddia etmeye başladılar.
Hukuk herkese gereklidir ve onun çiğnenmesi tabii ki olmaması gereken bir haldir.

"İster yırtar, ister işleme koyar!.."

Ancak, unutmamak gerekir ki 17-25 Aralık Darbe girişiminin en dikkat çekici yanı, o dönemde yapılan her şeyin hukuki mevzuat açısından tamamen sakat oluşuydu. 26 Aralık 2013 tarihindeki açıklamasında: "Savcıların kendi kendilerine soruşturma başlatıp bitiremeyeceklerini, önemli olayları başsavcı vekiline haber vereceklerini" vurgulayan dönemin İstanbul Cumhuriyeti Başsavcısı Turan Çolakkadı, şunları söylemişti: "2 yıldır hiçbir bilgi verilmeden yürütülen soruşturmalar var. Yani bir savcı isterse yırtar, yok eder, isterse istediği zaman işleme koyar..." Bir savcının isterse yırtıp atabileceği, isterse işleme koyabileceği bir dosyanın ne manaya geldiğini çocuklar bile anlar. HSYK'nın meslekten ihraç ettiği savcılar işte tam da bu türden dosyalarla darbe girişimi başlatmışlardı. Kendileri ile ilgili kararların yok hükmünde olduğunu söyleyenler, daha düne kadar 'yok hükmünde' kararlar alıyor ve burunlarından kıl aldırmaz tavırlarıyla milletin seçtiği insanlara hayatı dar etmeye çalışıyorlardı.
Evet, hukuk herkese lazım...