CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

"Evren'i iyi bilmezdik!.."

Eklenme Tarihi 13 Mayıs 2015
"Bu nasıl iştir anlamadım. Bir insanın hiç mi seveni olmaz?.. Sosyal medyada ölümü ile ilgili yüzlerce mesaj var ama bir tanesi bile adamın (Kenan Evren) lehinde değil!.." Yaşanan derin bir şaşkınlık sebebiyle gayri ihtiyari sarf edilen bu sözler, Kenan Evren'in öldüğü gecenin sabahında sosyal medyadaki mesajlara göz atan oğlum Kerem'e ait. 12 Eylül'ü ve sonrasını yaşamamış olan yakın yaşlardaki birçok gencin tepkisi de aynı olmuştur herhalde.
Öyle ya; Genelkurmay Başkanlığı, Devlet Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı yapmış birisinin ölümü sonrası, hiç değilse bazı toplum kesimlerinden 'iyi bilirdik' anlamına gelebilecek mesajlar bekler insan.
Her ölüm üzücüdür. Tabii ki Kenan Evren'in ölümünü de üzüntüyle karşılayanlar vardır. Ancak, Hz. Peygamber'in (sav): 'Ölülerinizi hayırla anın' şeklindeki emrine rağmen, Evren'in hayırla anılmaması konusunda nerdeyse ittifak hasıl olmuş olması, herhalde ciddi bir ibrettir.
Herkesin bir şekilde aklından geçirdiği ama zamanında bir türlü kimsenin açıkça soramadığı bir soru vardı. '11 Eylül'e kadar kan gövdeyi götürürken, nasıl oldu da 12 Eylül sonrası anarşik olaylar şıp diye kesildi?' sorusuydu bu.
Kenan Evren'in ölümüyle ilgili toplumun tamamının takındığı tavrın temel sebeplerinden birisi de, o vakitler cevaplanmayan bu soruya, toplumun bulduğu cevaptı belki.

"ANARŞİYİ DURDURABİLİRDİK, AMA..."
Evet, 'anarşik olayları durdurabilecek gücünüz vardı da, niçin vaktiyle durdurmadınız?' sorusu korku belası, açıkça sorulamamıştı. Ama Kenan Evren, 'Aslında darbeyi daha önce yapacaktık, ancak şartlar olgunlaşsın diye bekledik' şeklindeki sözleri ile, insanımızın aradığı cevabı vermişti... 'Şartlar olgunlaşsın diye bekledik' demek, 'gençlerimizin birbirlerini katletmesini önleyebilirdik, ama önlemedik' demenin bir başka şekilde ifadesi idi çünkü.
Darbenin lideri Kenan Evren'le alakalı en canlı hatıralarımdan birisi, 6 Kasım 1983 seçimlerine birkaç gün kala Devlet Başkanı olarak TV'lerde yaptığı açıklama. Bilinçli mi yapıldığı, yoksa saflık gösterisi mi olduğu hala tartışılan bu konuşma ile insanları Turgut Özal'ın ANAP'ına ya da Necdet Calp'ın Halkçı Partisi'ne değil, Turgut Sunalp'ın MDP'sine oy vermeye çağırmıştı Kenan Evren.
Yedek subaylığım döneminde bu konuşma sırasında subay gazinosunda bulunanların küfürlerini duyunca, Özal'ın kazanacağını anlamıştım. Ama Evren'in bu konuşmayı hangi amaçla yaptığını hala anlayabilmiş değilim.
Darbenin muktedir lideri, gücünü her şeyi ve herkesi biçen bir tırpan gibi kullanmış; ülkeyi adeta muma çevirmişti.
Gözaltılar, tutuklamalar ve hangi görüşte olurlarsa olsunlar herkesin nasibini aldığı işkenceler 12 Eylül döneminin bariz vasıflarındandı.
1981 Martı'nda Ankara Mamak'ta askerlik yapan Rahmetli kardeşim Orhan şunları söylüyordu: "Sorumlusu olduğum koğuşta meşhur siyasetçiler var. En ufak tersliklerinde onlara vurmam gerekiyor.
Çünkü ben onlara vurmazsam, arkamdaki bana vuruyor. O bana vurmazsa da, onun arkasındaki ona..." Aynı dönemde Diyarbakır Cezaevinde yaşananlar da PKK'nın doğuşunun en önemli sebeplerindendi.
Kenan Evren'in dün toprağa verilen cenazesi, 'iyi bilirdik' diyen nerdeyse kimse olmaması sebebiyle, toplumun değerleri ile kavga etmeyi marifet zannedenler açısından bir ibret vesilesi olur umulur ki...