CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

'Bereket' meselesi...

Eklenme Tarihi 01 Mayıs 2015
Türkiye'nin iniş çıkışlarla dolu demokrasi tarihinin en ilgi çekici gerçeklerinden birisi, solcu partilerin işbaşına geldiği dönemlerde karşı karşıya kalınan 'bereketsizlik' halidir.
CHP ya da CHP benzeri partiler iktidara geldikleri ya da koalisyon ortağı olduklarında, genellikle ciddi sıkıntılar yaşanmıştır. Bazen akaryakıt, likit yağ, tüp gaz gibi ihtiyaç maddelerinin birden bire piyasadan kaybolması, bazen de ekonominin garip bir şekilde daralması şeklinde yaşanan bu durumu, sadece söz konusu kadrolarının beceriksizlikleriyle açıklayabilmek de mümkün değil.
Konu ile alakalı, komplo teorileri de dahil değişik açıklamalar var. Ancak sol kadrolar öncesi ya da sonrası işbaşına gelen sağ iktidarlar sırasında benzeri durumlar yaşanmadığı için, insanımızın zihninde 'sol partilerin bereketsiz oldukları' şeklinde bir kanaat yerleşmiş durumda.
Türkiye'ye sığınan Suriyeliler, her nedense CHP'lilerin canını sıkıyor.
Seçim bildirgesinde üstü kapalı ele alınan konunun detaylı haline, Kılıçdaroğlu'nun seçim konuşmalarında şahit oluyoruz.
Suriyelileri 'mutlu olacaklarını' düşündüğü memleketlerine göndermeyi hayal eden Kılıçdaroğlu, onlara harcanan parayı da uçuk vaatlerine kaynak olarak gösteriyor.
2011 Mart'ından beri ülkemize sığınmaya başlayan ve sayıları 2 milyona yaklaşan Suriyeli kardeşlerimiz için harcanan 5.5 milyar dolar-Dünyanın geri kalanının katkısının sadece 300 milyon dolar olduğu düşünülürse- Türkiye için hakikaten ciddi bir rakam.
Ancak işte tam da burada, CHP'lilerin çoğunun ve özellikle de Kılıçdaroğlu'nun hiçbir zaman anlayamayacağı 'Bereket' devreye giriyor.
Normal şartlar altında bizi olumsuz etkileyeceği düşünülen 5.5 milyar dolarlık harcama sebebiyle, en ufak bir sıkıntı bile hissetmiyor olmamızın bir 'hikmeti' olmalı. Detaylı hesaplar bir yana, sadece petrol fiyatlarının garip bir şekilde düşük seyretmesinin Türkiye ekonomisine sağladığı faydaları düşünün... Sebebi ne olursa olsun, bu ve benzeri bizi rahatlatan birçok ekonomik gelişmenin, Suriyeli kardeşlerimiz için yaptıklarımızın getirdiği bir bereket olduğunu kabul edebiliriz pekala...
Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız başta olmak üzere iktidarda bulunan kadro, herhangi bir karşılık beklemeden, sadece insani vazifelerini yerine getirmek için Suriyeli kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılıyorlar... Ve bizler de bu sebeple Bereket'e kavuşuyoruz.
Hülasa: Kılıçdaroğlu ve ekibinin anlaması biraz zor belki, ama 'Bereket' hakikaten çok önemli bir konu...

Din Dersi şart!..

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaptı yine yapacağını...
Adam, "Abartılı bir örnek olarak algılanmasın yapacağım karşılaştırma.
Bire bir örnek gibi algılanmasın ama..." diyerek başlamış söze ve düpedüz şöyle demiş: "Müslümanlar için Kabe'nin önemi neyse işçiler için de Taksim öyledir." Taksim'in herkes ve bu arada işçiler için özel bir önemi olabilir. Ancak koskoca Türkiye'de Demirtaş'ın sarf ettiği sözlere katılabilecek kaç işçi vardır acaba?..
HDP'lilere tavsiyemiz, Din Kültünü ve Ahlak Bilgisi derslerinin kaldırılması talebini gözden geçirmeleri...
Eğitim şart, bu malum. Ama Demirtaş'ın sözleri Din Dersi'nin de şart olduğunu gösteriyor...
Şunu da hatırlatalım: 'Teşbihte (benzetmede) hata olmaz', meşhur bir sözdür. Ama, 'hatalı teşbih yapılmaz' sözü de en az o kadar meşhurdur.