CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Zirvedeki uzlaşma

Eklenme Tarihi 29 Haziran 2009
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında Milli Güvenlik Kurulu yarın toplanacak. "Demokrasiye komplo belgesi" üzerindeki son gelişmeler, enine boyuna ele alınacak. "Demokrasiye komplo belgesi"nin ciddi ve sinsi bir tuzak olduğu kesin. En çok zarar görmesi hedeflenen ise Türkiye Cumhuriyeti devletidir.
Kurumlararası ilişkileri bozarak, karşılıklı güven duygularını zedeleyerek, "bir politika değişikliği" istendiği anlaşılıyor.
Son operasyon başarısız olacaktır. Çünkü birbiriyle çatıştırılmak istenen iktidarla, Silahlı Kuvvetler ortak hareket etmektedir. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın basiretli davranışı, bazı çevrelerin tavrına rağmen duygusal davranmamış olması önemlidir. Çünkü belge sadece bir cemaati değil iktidarı da hedef gösteriyordu ve iktidarın buna tepki göstereceği düşünülmüştü.
Eğer bu operasyon başarılı olsa ve bir darbe hazırlığının kurumsal olduğu iddiası iktidar tarafından kabul edilseydi, ikinci aşamada yeni bir komplo belgenin çıkarılması mümkündü. Böylece çatışma dönülmez bir noktaya taşınırdı. Tansiyonun yükseldiği olaylar dizisi içinde, Başbakan Erdoğan'la Genelkurmay Başkanı Başbuğ arasındaki görüşme, komploda dönüm noktasını gösterdi. Çok verimli ve faydalı geçen görüşme sonrası, Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarında "devlet aklı" açıkça ortaya çıktı.
Cumhurbaşkanı Gül ile Orgeneral Başbuğ başbaşa konuştular. Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye şeffaf bir ülkedir. Bu şeffaflık içinde bir yanlış varsa hukuk yoluyla ortaya çıkar ve gereği yapılır. Yanlışlar yoksa o zaman Türkiye'de kasıtlı yapanlar varsa, o da ortaya çıkar, onlarla ilgili de gereken yapılır. Ama artık Türkiye'de hiçbir şey gizli kalmaz. Şüphesiz ki biz bunları kendi aramızda konuşuyoruz" demişti.
Bazı malum çevreler, toplumun tansiyonunu yükseltmeye devam etti. Bu ortam içinde de Başbakan Erdoğan, İstanbul İl Kongresi'nde, sağduyulu ve mantıklı bir konuşma yaptı: "Hiç kimse bu olayı ve işleyen süreci istismar ederek kurumlarımızı birbirine düşürme, yıpratma, fitne çıkarma yaklaşımı içine girmemelidir.
Kurumlarımızın birbirine güveni tamdır."
MGK öncesinde, "devlet aklı" aynen sürüyor.

DEVLET AKLI

Maksatlı mesajlar gelmeye devam ediyor. "MGK heyecanlı olacak, tartışmalı geçecek, sert tartışmalar yapılacak" diye. Öyle bir şey olmayacak.
Çankaya'da "devlet aklı" galip gelecek.
Çünkü, zirvede uzlaşma var. Bu, birilerinin stratejisine uymaz. Kimin? Bu sorunun cevabını, Başbakan Erdoğan'ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan (Yasin Doğan) analizi veriyor: "Hem AK Parti'yi askere karşı kışkırtanlar, hem de askeri AK Parti'ye karşı kışkırtanlar karşılıklı olarak "had bildirilmesini" istiyor ve haddini bildirmemeyi, "bir korkaklık, bir teslimiyet, belli hassasiyetleri geri plana atan bir uzlaşma" gibi görüyorlar. Farklı saiklerle olsa da iki kesimden bazı kişiler, bu diyaloğu ve uyumu bozarak, yeni bir süreç başlatabileceklerini düşünüyorlar.
AK Parti çevresinden bunu zorlayanlar askerin gücünün kırılmasını demokrasi için olmazsa olmaz görüyorlar. Asker çevresinden bu işi kışkırtanlar ise AK Parti'yle mücadele edebilmek için bu uyumun bozulmasını şart görüyorlar."
Bundan kim yararlanır? Olağan şüpheliler kim? Zarar görecek olan kimler?
Bu soruların cevabı, analizde karşılık buluyor: "Eğer asker-sivil ilişkileri normalleşecek ve çağdaş demokratik standartlara ulaşacaksa bu iş 'haddini bildirme' yanlılarının zorlamalarıyla veya oyunlarıyla olmayacaktır. Çünkü sebep olunan durum, bu sürece fayda değil, zarar verir, bu süreçten rahatsız olanların elini güçlendirir.
Başbuğ'un belli mihrakları rahatsız etmesinin asıl sebebi ise hükümetle diyaloğa ve uyuma önem vermesi... Başbuğ, sorun çıkaran, gerilim üreten, krizi derinleştiren bir fonksiyon görmemeye çalışıyor. Bu ise muhalefet işini askere yükleyen çevrelerin oyun planlarını bozuyor. 'Haddini bildirme' cephesi, bu işten ciddi şekilde rahatsız görünüyor.''

PSİKOLOJİK SAVAŞ

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, Silahlı Kuvvetler'e yönelik bir psikolojik savaşın yürütüldüğünü söyledi. Belge olarak sunulan yazının bazı çevrelerin ürünü olması ihtimali ağır bastığı için böyle konuştu.
Devletin zirvesi, "hükümet ve orduya yönelik psikolojik savaş eylemleri nasıl etkisiz hale getirilebilir" sorusuna cevap arıyor. Belgenin zamanlaması, çıktığı yer, gelinen şartlar, nasıl bir proje uygulanmak istendiği analiz edilmektedir. Alınacak tedbirler sadece projeyi uygulamak isteyenleri yargılamaktan ibaret kalmayacak. Yapılan psikolojik savaşı etkisiz hale getirecek karşı tedbirler hemen devreye sokulacaktır.