CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Zafer demokrasinin olacak

Eklenme Tarihi 10 Eylül 2010
Pazar günü demokrasi kazanacak.
Milletimiz "Evet" kararını verirse, bunun çeşitli açılardan yararı olacak.
Yasama, yürütme ve yargı gibi kuvvetler arasındaki hiyerarşi kalkar, "yetki gaspı" dediğimiz olay sona erer ve "egemenlik" ilk kez asli tanımına kavuşur.
Yargının, yasama ve yürütmenin görev alanına istediği anda girme imkanı ortadan kalkar.
Anayasa yapma veya anayasa maddelerini değiştirme yetkisinin önündeki "görünür ya da görünmez engeller" kalkar. İcabında TBMM'nin de anayasa yapabileceği kanıtlanmış olur.
Üst yargı kurumları demokratikleşir, "arka bahçe düzeni" sona erer... Bürokratik devletten, demokratik devlete geçiş hızlanır. Darbecilere yıllar geçse de hesap sorulabileceği anlaşılmış olur.
Bayramınız ve demokrasi gününüz kutlu olsun.

* * *
ÜÇ GÜN KALDI
13 Eylül günü, muhalefette "değişim zamanının" geldiğini bir kez daha göstermeye adaydır. "Hayır" cephesi buradan oldukça zararlı çıkacak gözüküyor.
Zira sandığa üç kala, yapılanları anlatmakta zorlanıyorlar.
Tabanlarında rahatsızlık gözleniyor, tavanlarından çekişme işaretleri geliyor.
CHP'de yaşanan örtülü kadınların rahibeye benzetildiği o afiş, bir iç çatışmanın, kavganın yaşandığının işaretidir.
Yaşanan ye yaşanacak gerilimlerin CHP'yi muhakkak bir kurultaya taşıyacağı açıktır.
Geçmişine ve siyasi benliğine ters düşecek tarzda "Hayır"cılık yapan MHP'de yeni gelişmelere açık görünüyor. Parti içinde gelecek sıkıntısını şimdiden gören bazı isimlerin, Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu'nun yok oluşlarını hatırlatması da anlamlıdır.
Tekrarlamakta yarar var, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP'nin peşine takılarak, geçmişlerine ve siyasi benliklerine aykırı olarak oylamaya partilerini sokmayan Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu, o tarihten sonra siyasi tarihe mal olmuşlardı.

* * *
BOYKOTU VATANDAŞLAR KIRIYOR
Son üç güne girerken, BDP'nin boykot çağrısının vatandaşlar üzerinde fazla etkili olmayacağı ortaya çıkmıştır. Bu gelişme BDP'nin iddia ettiği gibi Kürt vatandaşlarımızı temsil etmediğini göstermesi bakımından önemli sonuçlara vesile olacaktır.
Başbakan'ın bir analizi dikkate değerdir: "BDP... Ne yaptıkları ortada. Estek köstek dışında, kavga çıkarmanın dışında bir katkıları yok. Bunlar maalesef bir türlü parti olamadılar.
Sandığın üzerine çarpı koyuyorlar, milli iradenin üzerine çarpı atandan parti olur mu? BDP'liler Kürtlerin tek temsilcisi olduklarını iddia ediyorlar, asla... Yapılan açıklamalara bakın, bana göre hep tehdit."


* * *
DEMİREL ANTALYA'DA
Süleyman Demirel, eşi ile Ramazan Bayramı tatilini geçirmek üzere Antalya'da bulunuyor.
Eğer bir araya gelirlerse, Antalyalı Deniz Baykal'la 13 Eylül sabahına ilişkin değerlendirmeleri olacaktır.
Antalya'da bir gelişme de Demokrat Parti'de yaşandı. Genel Başkan Hüsamettin Cindoruk, partililerine "Hayır" verdirmekte zorluk çekerken DP'nin ağır toplarından Hasan Subaşı'nınsözleri dikkatleri farklı yöne çekti. Tecrübeli siyasetçi Subaşı, maddelere bakıldığında "Hayır" denecek bir tarafın olmadığını belirterek, "Evet" demesinden dolayı "AK Parti ile bir pazarlığım söz konusu değildir. Türkiye'nin yeni bir anayasa yapmasına yol açabilir mi? Ben ona bakarım" demiştir. Muhalefetin parti tabanlarının, tavanlarını dinlememe noktasına yaklaştığını gösteren işaretlerdir bunlar.