CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

'Van ruhu' geleceğimizi aydınlatan bir ışıktır

Eklenme Tarihi 26 Ekim 2011
Türkiye, Çukurca'da acımasız kurşunlara feda ettiği evlatlarının vicdanında açtığı yaranın ızdırabını çekerken, Van'dan gelen ve yüzlerce can alan deprem felaketi ile karşılaştı. Türkiye, devletiyle milletiyle, kurumlarıyla ve yerel yönetimlerle birlikte anında seferber oldu. Van'ın acısını sarmakta, paylaşmakta buluştu.
Bizim milletimiz kadar düştüğü yerden kalkmasını bilen, esarete alışık olmayan, yıkıldı zannedilirken yeniden dirilen başka millet yoktur. Çukurca'da ve Van'da yaşanan ruh iklimi, bizim inanç değerlerimizle yoğrulan milli ruhumuzdur.
Milletimizin diriliş ruhu'nun Çukurca'da, Van'da yeniden canlanması, Anadolu toprağında, insanımızın güzel hasletleriyle yoğrulan muhteşem yapısını tekrar göstermiştir.
Yaşamak için değil, yaşatmak için sancı çeken insanlarımız sözüyle, eliyle, ruhuyla, kardeşliği bozmak için sinsi planları tezgâhlayanlara, silah baronlarına, uyuşturucu çetelerine en büyük dersi vermeye hazır olduğunu göstermiştir.

BİRLİK VE BERABERLİK
Çukurca ve Van felaketi, bu topraklarda yurttaşlarımızın tamamını bir daha heyecanlandırıyorsa, bu kendi değerlerimiz üzerinde ayağa kalkıyor olmamızdandır.
Yaşadığımız felaketler, Türkiye'nin var olma kararlılığını perçinlemiştir, düşmanlarımızın bizi parçalamalarının mümkün olmadığını bir kez daha göstermiştir.
Biz bu ruhu, yüzyıl öncede Çanakkale'de göstermiştik. Çanakkale'nin anlattığı gerçek, dili, rengi, etnik kökeni farklı millet evlâtlarının vatan toprağında omuz omuza yatmalarıdır.
Bugün de yeniden birlik ve beraberlik içinde dirilişimizi Van'ın anlattığı dilde bulmaktayız.
Dilimize, rengimize, etnik kökenimize bakmadan kardeş olduğumuzu dünya yeniden görmüştür. Dün bunu hissiyatımız sağladıysa bugün aklımız, mantığımız bize doğru yolu, çağdaş yolu göstermektedir.
Bugün akıl, insan haklarını, özgürlükleri, fikir ve ifade hürriyetini, demokratikleşmeyi işaret ediyor. Bu, başka bir ifadeyle, kendi değerlerimize bağlı kalarak, kendimiz olarak ayağa kalkıp evrensel insanî değerlerde buluşmayı anlatıyor.

HERKESE DERS OLMALI...
Van Ruhu
'nu diri tutarak Türkiye'nin güvenlik, refah ve özgürlük ülkesi olması için tüm yurttaşlarımız beraber çalışmalıyız.
Geçmişte, Çanakkale'de, Kurtuluş savaşında, birçok felaket karşısında ortak olduk, hep olmaya devam edeceğimiz, yaşadığımız felaketler net biçimde gözler önüne serdi.
Çanakkale'de, Kurtuluş savaşında, felaketlerde toprağa düşenler, "Van ruhu"nun unutulmaz sembolleri olarak yanımızda olmaya devam edeceklerdir. Şu gerçek ortaya net biçimde çıktı.
Türkiye gibi stratejik öneme sahip ülkelerin terör ortamında tutulmasında, ülkemizi hedef olarak seçmiş devletler ve birtakım güçlerin çıkarları açısından zaruret bulunduğu, terörün amacının da sadece bu ortamın devamını sağlamak olduğu ortada.
Bu nedenle PKK terörü bir siyasi mücadele aracı olmaktan çıkıp, iç ve dış hain çevrelerin ülkeyi zayıflatmak ve istikrarsızlaştırmak için kullandığı bir araç haline gelmiştir.
Tarihi geçmişi, tüm dünyayı kıskandıran jeopolitik konumu, genç nüfus potansiyeli, zengin yer altı ve yer üstü kaynakları ile bulunduğu coğrafyada güçlü bir ülke olan Türkiye'nin, 21. yüzyıla girerken devletlerarası platformda söz sahibi olabilmesi için Türk, Kürt tüm vatandaşlarımız üzerine düşeni yapmalıdır. PKK terör örgütünü ayakta tutan bazı unsurlar, iç ve dış destek, para ve elemandır. Bu terör örgütünü ayakta tutan en önemli kaynak insandır. İnsan kaynağı olmadığı sürece, o örgütün ayakta kalabilmesi mümkün değildir.
Van depremi, insanlara siyasi kimliğini sormadan eşit muamele yaptığına, tüm ülke Van için seferber olabildiğine, Çukurca'da Türk, Kürt demeden kurşunlar sıkıldığına göre, son felaketler insan ruhunu yaralamasının ötesinde, zihinlerde bırakması gereken büyük bir ders olmalı. Bu dersi Türkiye'nin her yurttaşı almak zorunda. Şiddeti bir siyaset aracı olarak kullanarak can almayı düşünen taşeron PKK, Van Ruh'unun bağrında boğulmalıdır.