AK Parti'nin kuruluşundan itibaren, 10 yıllık dönemde başarılı görevler ifa eden ve siyasette büyük tecrübe kazanmış, iki temel ismin arka arkaya yaptığı açıklamalar, üç dönem yasağı ardındaki gelişmeleri su yüzüne çıkardı.
Önce Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Siyaseti bırakıyorum" dedi.
Ardından, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Diyarbakır'da kendisine gösterilen ilgiye, "Allah sizden razı olsun, üç dönem yasağı olmasaydı önümüzdeki dönem 'buradan mı aday olsam?' diye düşünürdüm" şeklinde, anlamlı bir konuşmaya imza attı.
Bu açıklamalar bağlamında, bir süreden beri siyasi kulislerde dolaşan oyunları ve planları irdelemek gereği doğdu.
SİYASİ TAKVİM
Siyasi takvimi masaya koyarak, olası gelişmeleri değerlendirelim. "2013, iç siyasetin en hassas dönemi olacak. 2014 Mart ayında Belediye seçimleri.
Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Öne alınmadığı taktirde 2015 yılında Genel seçimler yapılacak."
Üç dönem yasağı bağlamında yeniden milletvekili olamayacak bakanların hangilerinin Belediye başkanı adayı olacağı ortaya çıkacak. Üç dönem yasağını merkeze alarak, azgın muhalefet ve siyaset mühendislerinin ince işlere soyundukları duyuluyor. Bu gelişmeleri elbette Başbakan Erdoğan yakından takip ediyor. Olası sıkıntıları gördüğü anda hemen müdahale edeceği muhakkak.
Bu açıdan bakarsak, üç dönem yasağı, 'değişmez' değildir. AK Parti'nin istikrarı Türkiye'nin de istikrarı manasında olduğundan, üç dönem yasağının siyasi fay hatlarını tetiklemesine elbette müsaade edilmeyecektir. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile Başbakanlık ve Ak Parti Başkanlığı boşalınca yerine gelecek isim, üç dönem yasağını kaldırma şansına sahip görünüyor.
YENİ ANAYASA AÇMAZDA
Yeni anayasa yazım komisyonu üyelerinden, AK Parti Milletvekili Mustafa Şentop, önceki günlerde üzerinde pek durulmayan, önemli bir vurgulamada bulundu: "1 senede yarısını yazdık bu mantıkla bir sene daha lazım.
Olmuyorsa zorlamanın anlamı yok.
Yeni Anayasa'ya ilişkin diğer anlaşmazlık konularının aşılması durumunda 'başkanlık sistemi'nde ısrarcı olmayacağız."
Yeni anayasa çıkmayacak gibi. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin mevcut anayasa yetkileriyle yapılması ağırlıklı görüş.
SONUÇ: Türkiye'de Başkanlık sistemi için, iki formül konuşuluyor.
1) AK Parti'nin, 2013'te referandum için gerekli milletvekili sayısına ulaşması, 2) AK Parti'nin 2015 seçimlerinde 330 milletvekili çıkarması.
Birinci yol olabilir mi? Zor. İkinci yol ise makul ve mantıklı... Cumhurbaşkanı olacağı düşünülen Erdoğan'ın, ikinci dönemi bir referandumla başkanlığa dönüşebilir.
Yani, şimdi olmazsa, 2014-19 arasında Başkanlık sistemi gelebilir. Önemli soru: Bu kadar neden bekleyelim. Yol yakınken işi bitirmek, zamanında bir işi yapmak daha güzel olmaz mı?