CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ

BÜLENT ERANDAÇ

Türkiye üzerinde 'ameliyat' yapamayacaklar

Eklenme Tarihi 26 Eylül 2011
Azdırılan PKK terörü üzerinde çok yönlü analizler yapan stratejistler, son durumu şöyle yorumluyor: "PKK terörü artık Kürt sorununa endeksli olmaktan çıkıyor, bölgesel çatışmaların bir uzantısı, tetikçisi ve vurucu gücü haline geliyor. Yani PKK artık Türkiye'de 5. Kol'a dönüşüyor.'' Beşinci kol, fiilî müdahale ile ele geçirilemeyen bir kitleyi ya da devleti propaganda, casusluk, sabotaj ya da terör yoluyla manevi etkiye maruz bırakmak suretiyle müdahaleye uygun hale getirmek ya da fiilî ve gizli savaşı daha kolay kazanmak için yapılan her türlü manevî yıkıcı çalışmadır.
Aylar önce, 2010'da Başbakan Erdoğan, istihbarat analizlerine dikkatle bakınca, bu gerçeği görmüş ve "Biz kimseye bu ülke üzerinde ameliyat yaptırmayız, bu milletin hissiyatıyla oynatmayız" demişti.
Yaşadığımız günlere bakarak, günümüzde savaşların zaten sınır veya dar alanda savaş olmaktan çıktığını görmeliyiz.. Çevremizde gerilim ve çatışma potansiyeli varsa, Türkiye'nin tamamı artık, topyekün bir mücadele alanıdır. Ve bu alanda yabancı servislerin ve onlarla işbirliği yapan hainlerin yeni tezgahlarına tanık olunması kaçınılmazdır.

İÇ VE DIŞ HAİN CEPHELER
Şu artık net biçimde ortaya çıktı.
Türkiye üzerinde ameliyat yapmak isteyen ülkeler vardı, son dönemde bu ülkelerin sayısında bir artış göze batıyor. Terörün tırmanışıyla Türkiye'nin dış politikada peş peşe attığı adımlar arasında doğrudan ilişki var. Amaçları, Türkiye'yi sindirmek. Bu dün de böyleydi, bugün de.
Türkiye'nin tanınmış stratejisti Çanakkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner ile sık sık konuşuyorum. Laçiner Hoca, taşeron PKK'nın son eylemlerini yorumlarken, Türkiye üzerinde ameliyata teşebbüs edenleri tek tek değerlendirdi: "İsrail ile biz savaşmasak da onlar bizimle 'fiili bir savaş'ın içindeler. Buna bir de Suriye eklendi. Suriye'nin bölgedeki tek dostu kalan İran da Türkiye hakkındaki görüşünü netleştirdi. Bunlara ek olarak Güney Kıbrıs ve Yunanistan'la da sıkıntılar var. Bu ülkelerin Türkiye ile meşru araçlarla mücadele edebilmeleri mümkün değil. Bundan dolayı hepsi kaçak güreşmeye başladı. Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için ise PKK'dan daha iyi bir araç yok.''

SURİYE'YE DİKKAT
"Suriye ise her dönemde göz ucuyla Türkiye'yi kollamış bir devlet. Suriye ASALA'dan PKK'ya kadar Türkiye'de ne kadar terör örgütü varsa hepsini desteklemişti'' diyen Prof. Dr. Laçiner, olası sıkıntılara işaret etti: "Bu alışkanlık 1998–2010 arasında küllenir gibi olmuşsa da, Arap Baharı PKK'yı Suriye'ye yeniden hatırlattı. Yaklaşık 20 yıl PKK'nın ana destekçisi olan Suriye'de Beşar Esed her sabah Türkiye'nin NATO ülkeleriyle birlikte sarayını başına yıkması korkusuyla uyanıyor. İran-
PKK anlaşması da sağlanmış durumda ve PKK bundan sonra sadece Türkiye'ye saldırabilecek.'' Laçiner, "PKK üzerinden kuşatılmaya çalışılan bir Türkiye var.
Bu kuşatmayı yarabilecek ortaklara ihtiyacımız olduğu açık. Obama-Erdoğan görüşmesi bu nedenle çok önemliydi'' dedi ve ekledi: "Türkiye bölgedeki kuşatmayı ABD ile yakınlaşarak kırmaya çalışıyor. Eğer bu başarılabilirse PKK konusunda 2003'ten bu yana büyük hayal kırıklıkları yaratan Amerikalılar belki de kendilerini affettirebilirler.''

SONUÇ:

Rum kesiminden İsrail'e, Suriye'den PKK terörüne kadar pek çok başlık, Türkiye'nin bölge ve dünya sahnesindeki yeni rolünü gösteriyor.
Türkiye, tarih sahnesine yeniden çıkarken, bütün hesapları alt üst eden bir duruş sergiliyor. Dünün kalıplarını, tabu anlayışları yerle bir eden bir duruşu sergiliyor.
Yaşadığımız coğrafyaya dikkatle bakalım. Türkiye, kendisine yapılan bunca hamleye, ayak oyununa, hileye ve hatta teröre rağmen, büyüyor, bölgesel güç konumuna geliyor, küresel oyun sahasına hazırlanıyor.
Büyük sıkıntılarımızdan birisi de, Türkiye'nin yaşadığı süreci, küçük hesapların penceresinden görenler, geleceği okuyamayan bazı kafaların tufan yorumları yapmalarıdır.
Şu unutulmasın, kaçak güreşen ülkeler, gizli tezgâh peşinde koşan servisler ve bunlara hizmet eden iç cepheler düşündükleri tufanda er veya geç boğulmaya mahkûmdurlar.