Göz gözü görmüyor. Olanlara günlük teşhis koyan siyaset doktorları, bir gün sonra hata yaptığını anlıyor, hatasını telefi edinceye kadar, olaylar bambaşka yön alıyor.
Toz bulutunun altında neler oluyor?
Ortadoğu'nun sonunu uluslararası stratejist Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan'nın analizini rica ettim.
Prof. Dr. Arıboğan'ın merceğinden Ortadoğu'ya birlikte bakalım:
Önce sizden genel bir şablonu duymak istiyorum?Ortadoğu kavramının içi bütün 20. Yüzyıl'ın lanetli geçmişiyle doldurulmuş durumda. İçinde az gelişmişlik, dini radikalizm, iktisadi problemler, diktatörlükler var.
İşte bu Ortadoğu şablonu adım adım değişiyor.
Şablon nasıl değişecek?Stratejik değişim yaşanıyor. İki temel açıdan değişiyor. Biri, yapısal bakımdan, İkincisi, siyaset ve siyasal düzenler açısından çok ciddi bir değişiklik yaşıyor. Şu anda büyük bir çalkantı var, kan ve gözyaşı var.
Bütün bu yapı değişimlerinde problemler, dalgalanmalar olması kaçınılmazdır. Çünkü eski yapıdan nemalanan birtakım insanlar, gruplar, etnik yapılar, bürokratlar vardır. Yeni yapıya geçildiğinde bunlar, bu beslenme mekanizmalarından mahrum kalırlar ve bu direniş demektir. Bu direniş sırasında özellikle Ortadoğu'da şiddet eylemleri can yakıyor.
Değişiminde küresel güçlerin rolü?Amerika'da Neo-Conlar daha aktif hale gelmeye başladı. Obama çok ağır baskı altında. Benzer biçimde Putin'e karşı bir hareketlenme var. Ortadoğu'da üç ayrı fay hattı var. Etnik, ana mezhepler ve mikro mezhepler. Bu fay hatları üzerinde Ruslar ile ABD, Suriye'yle ilgili bütün Ortadoğu'da da henüz anlaşamadılar. Ancak ÇİN, Avrupa (İngiltere, Almanya ve Fransa), bölgesel güçler Türkiye ve İran'da fay hatları üzerinde farklı taktikler izliyor. Irak, İran'da güç dengeleri çarpışıyor. Bütün hattı kıracaklar.
Azerbaycan'a kadar sıçrama riski büyük.
Mısır ve Suriye'nin durumu?Suriye'de El Kaide devreye girdiği anda yeni bir yapı ortaya çıkmaya başladı. El Nusra var, Özgür Suriye Ordusu var, Esad güçleri var. El Nusra'nın arkasında Suudiler'i, Katar'ı, BAE'yi görüyorsunuz. İlginçtir El Nusra'nın arkasında İsrail'i de Amerika'yı da görebilirsiniz. Rusya vetosu, Suriye krizini kilitledi. Mısır'da, bertaraf edilen Müslüman Kardeşler'in Müslümanlığı değil. Bir siyasi duruş bertaraf ediliyor. Mısır'da, Selefiler darbecileri destekliyor. En büyük ekonomik yardım, BAE'den, Katar'dan ve Suudiler'den gidiyor. Mısır darbesi öncesi Katar'da saray darbesi yapılıyor. ABD ve İsrail buradaki İslamcılara karşıdır, diyemezsiniz. İslamcıların arkasında Amerika var. İsrail de var.
Şablonda Türkiye nereye oturuyor?Türkiye'nin kurduğu ittifak sisteminde bir çatlama var. Hükümetin bakanlarından biri daha ilk olaylar çıktığında, Suriye'de bir bölünme söz konusu olabilir demişti.
Dönüşüm hızlı olmalıydı. Maalesef olmadı.
Suriye'de El Kaide meselesi devreye girdiğinden beri, Türkiye'yi püskürttüler.
Suriye'de Esad'a karşı savaşan üç ayrı grup oluştu. Hangisini destekleyecek? Her biri Türkiye için ayrı bir tehdit oluşturur hale geldi. Katar'da saray darbesi yapıldı ki, Türkiye'nin ciddi bir ittifakıydı. Mısır'da Müslüman Kardeşler bertaraf edilirken, dolaylı olarak Türkiye'nin Ortadoğu stratejisindeki önemli bir köşesine darbe vuruldu. Türkiye'nin Ortadoğu düzleminde ittifaklarını gözden geçirmesi gerekiyor.
Çözüm süreci, Ortadoğu bağlamında nereye oturuyor?Türkiye'nin Kürtler ile olan ilişkisi ve çözüm süreci, dar bir mesele değil. Dünya çapında etkileri olacak küresel bir mesele.
Türkiye ile Kürtlerin kardeşçe beraberliği sadece bu iki halkın değil, tüm Ortadoğu'nun kaderini çizebilecek kadar önemli ve kutsal bir hedeftir. Türkiye açısından hem çok riskli, hem de fırsatlar barındıran bir dönemdeyiz.
Büyümek de küçülmek de, savaşmak da barışmak da, iyi veya kötüleşmek de mümkün.
Suriye'de Kürtlerle ilişki açısından gelişmeleri nasıl okuyorsunuz?Suriye'de PYD konusu karşımıza çıktı. Bu çatışmada Kürtlerin özne olduğunu düşünmüyorum. Bu imajın temel sebebi Türkiye'ye karşı bir takım baskılar oluşturmak. Türkiye'ye başkaldıracak bir gruptan söz etmiyoruz. En fazla üç bin-beş bin kişilik askerden bahsediyoruz. Böyle büyük korkular yaşamaya gerek yok. Bu araç aslında Türkiye'deki çözüm sürecini vurmak için üretilmiş bir şey.