CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Somali'nin şifreleri

Eklenme Tarihi 29 Temmuz 2013
Somali'de Türk Büyükelçiliği'ne düzenlenen saldırıda, 1 polisimiz şehit oldu. Akan kanın hesabının sorulacağından kimsenin şüphesi olmasın. Elçiliğe El Kaide'nin neden saldırdığını ortaya çıkarmalıyız. Başbakan Erdoğan, "Hükümetimize karşı yapıyorlar. Mogadişu'daki kardeşlerimize yardım ettiğimiz için" derken, El Kaide uzantılı Eşşebab örgütünün çirkin yüzünü ortaya çıkardı.
El Kaide üzerinden nasıl bir siyasi sonuç yaratıldığını madde madde şöyle değerlendirelim:
BİR:
Türkiye'nin Afrika ayağına ateş edilerek, Somali'nin yeniden yapılandırılması sürecinde etkin rol oynamaya çalışan konumumuza bazı küresel ülkeler ve istihbarat örgütlerince operasyon yapılmaktadır.
İKİ: Türkiye ile İslam dünyası arasına mayın döşenmek istenmektedir.
ÜÇ: Esad'a karşı Suriye Özgür Ordusu'nu destekleyen gruplarla Türkiye'nin arasının açılması hedeflenmektedir.
DÖRT: Esad rejiminin yaşamasına imkân sağlanmaktadır.
El Kaide adıyla yapılan bu operasyonun kime yarar sağladığını düşünürsek, arkasındaki emperyalist bazı batı ülkeleri ve onların istihbarat örgütlerini görmemek mümkün değildir. Bu gerçeklerin ışığından bakarsak, Batı'ya emperyalizme karşı gibi görünen El Kaide'nin Batı'nın istihbarat örgütlerine hizmet etmesi ilk anda insana şaşırtıcı gelebilir.
El Kaide'nin ne ve kim olduğunu, kim tarafından desteklendiğini analiz edersek, şaşırtıcı bir durumun olmadığını anlarız.
El Kaide, yeryüzünde istediği her yeri istediği zaman vurabiliyor ama yeryüzünün hiçbir yerinde yakalanmıyor.
Bu büyük bir operasyondur. Çünkü El Kaide'nin eylemleri dünyadaki dengeleri değiştiriyor. Küçük bir örgütün dünyaya şekil verdiğini kabul etmek zordur. Bunu Batılı bir odak yaptığı ihtimali ağırlık kazanmaktadır.
Saldırı düşündürücü

Hatırlayalım, El Kaide'nin, 2003'te İstanbul'da patlattığı bombalar da Türkiye'yi çok sıkıntıya sokmuştu.
İstanbul'da iki sinagog, İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosluğu ile HSBC bankasının genel müdürlüğüne yönelik bombalı saldırılar, Türkiye tarihine en büyük terör eylemleri olarak geçmişti.
Saldırılarda 50'nin üzerinde insan öldü, 700'ü aşkın kişi yaralandı.
Londra merkezli Arapça gazete "El Kudüs El Arabî", İstanbul'daki ilk saldırının ardından El Kaide'nin üstlendiğini açıklayan bir bildiri aldığını duyurdu.
Bildirinin "Ebu Hafız El Masri" adlı "intihar komandoları" biriminden gönderildiği belirtildi. O dönemde, Erdoğan kanlı saldırıları nefretle kınamış, teröristlerin arkasındaki güçlere meydan okumuş, "Türkiye'ye terörle verilmek istenen bir mesaj varsa bunu elimin tersiyle ittiğimi ve ayaklarımın altına aldığımı tüm dünyaya haykırıyorum" demişti.
Başbakan Erdoğan hükümetinin yeni göreve gelmesinden hemen sonra, bu saldırının yapılması elbette dikkati çekiyordu. Türkiye ile Batı arasında soğukluk yaratmanın kimlerin işine geleceği uzun zaman tartışılmış, El Kaide'nin İstanbul saldırısının arkasında Batı istihbarat örgütlerinin bulunduğu düşünceleri ağırlık kazanmıştı.
Sonuç:

El Kaide'nin Türkiye Büyükelçiliği'ne yaptığı saldırıyı aynı çerçevede düşünmeliyiz. Bir Siyonist-haçlı ittifakı, Amerikan "NEOCONLAR" ve uluslararası petrol-silah baronları, Başbakan Erdoğan başkanlığındaki iktidara karşı inanılmaz entrikalar içindeler.
2002'den beri Türkiye'nin yakın coğrafyasında kazandığı, "lider ülke" olma pozisyonunun, özellikle bazı Avrupa ülkelerini rahatsız ettiği, El Kaide gibi Müslüman bir örgütü bile Türkiye'ye karşı kullanabildiklerini değerlendirmekteyiz. Bu entrikaları darmadağın edecek tek güç, birlik ve beraberlik içinde olmak, siyasi ve ekonomik istikrarımızı korumaktır.