Türk, Kürt demeden bütün canların gönül duvarını yıkmayı hedeflediler.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "Bu işlerin arkasındaki üst akıl var" sözlerini hiç unutmayalım.
Hain saldırıların, Kobani-Suriye-
Irak olayları ile birebir ilişkisi var. New York Londra-Berlin-Telaviv'de oturan ÜST AKLI ancak, birlik ve beraberlik ile kıracağımızı göz ardı etmeyelim. Hain saldırının hedefinde Yüksekova'da yaşayan tüm insanlarımız vardır. Bu ruhsuz güruhun ortaya çıkarılmasında Türk ve Kürt kardeşliği elele, gönül gönüle beraberce görev almalıdır.
Hainlerin er veya geç, yaktıkları ateşte yanmalarından, akıttıkları kanda boğulmalarından kimsenin şüphesi olmasın. BİR ÖLÜRÜZ BİN DİRİLİRİZ. Türkiye'nin başı sağ olsun.
Cuntanın seçim planları
Acılara, kederlere karşın, hayat devam ediyor. Fethullah Gülen Cuntası harıl harıl 2015 seçimlerine hazırlanıyor. Bir taraftan yeni parti kurarak seçimlere katılma yöntemleri üzerinde, diğer taraftan medya desteğini merkezleyerek 'topyekûn hücum Hattı'nda konumlandırma faaliyetlerine hız verdiler.
Bu arada, cemaatin Dengir Mir Mehmet Fırat ilgisi gözden kaçmıyor. Bu yakın ilişkinin nasıl bir noktaya evrileceği merak ediliyor. Gülen Cuntası'nın, kuracağı yeni parti'nin ismi "Milli Parti" olacak. Başına İçişleri eski Bakanı İdris Naim Şahin gelecek. Pensilvanya Partisi'ne, bazı bağımsız milletvekillerinin katılması hasebiyle, TBMM'de temsil edilen parti durumuna gelecekler. Kısa zamanda bir grup olmak için de (20 milletvekili) mevcut partilerden yeni isim arıyorlar. TBMM'de gurup olamadıkları takdirde, seçime girme imkânı olan BBP(Büyük Birlik Partisi) çatısı altında buluşmayı planlıyorlar.
Gülen Cuntası'nın gücü ne
2010 Anayasa referandumundan sonra, Gülen'in gücünün çok yüksek olduğu sanılıyordu. Sonrasında, kartondan kaplan cemaat, iktidarın ortağı olmak için kendinden büyük operasyonlara başladı. Ülke siyasetine siyasi olmayan yöntemlerle müdahale etmeye çalıştı. MİT Müsteşarını yemeye, 17-25 Aralık darbesiyle Erdoğan'ı devirmeye kalktı. Psikolojik harekât yöntemlerinin temel alındığı kampanyalara geçti. Batı medyası da, Gülen Cuntası'na lojistik verdi. 30 Mart seçimleri öncesinde Alman Der Spiegel dergisinde, "Gülen ağının ürküten gücü" ve "Abilerin intikamı" başlıklarını taşıyan haberde, "Fethullah Gülen'in hükümete meydan okuduğu" ve büyük etkiye sahip olan hareketin Erdoğan'ı iktidardan indirmekte etkili olacağını iddia etmişti. Ama Almanlar'ın rüyası gerçek olmadı.
30 Mart seçimlerinde bir gerçek anlaşıldı. Gülen ve ortaklarının ( ki en başta CHP) seçmen tercihlerinde herhangi bir etkisinin olmadığı rakamlarla ortaya çıktı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de yine başarılı olamadılar.
SONUÇ:
Fethullah Gülen Cuntası'nın siyasi parti denemesinin arka planı: "Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 2015 seçimlerinden iktidar olarak çıkacağını anketler şimdiden gösteriyor. Yeni partiyle ve Gülen medya desteğiyle AK Parti oyları küçükte olsa düşürülsün, AK Parti yüzde 50 eşiğini geçemesin, 330'un altında milletvekili çıkaracak pozisyona takılsın."
Gülen Cuntası'nın dertleri, imanları yeni bir anayasa yapılmasın, Yeni Türkiye ayağındaki prangalardan kurtulmasın.
Erdoğan, başkanlık modeliyle sıçrama yapamasın. Yeter ki Erdoğan ve Davutoğlu, tökezlesin. Ne bitmez tükenmez bir ihtirastır bu. Hangi ÜST AKLIN emellerine hizmet ediyorlar?