Ne oluyor?
Üç muhalefet partisi 'kontrollü gerilim' stratejisi uyguluyor.
Ne yapılıyor?
Erken seçim taktikleriyle, hükümeti, bürokrasiyi çalıştırmamak. Gerilim çıkararak, Meclis'i çalıştırmamak ve erken seçime zorlamak.
MHP ve CHP açılımda meydana gelen geçici pozisyonların kendilerine oy getirdiğini görüyor, BDP 'mağdur'u oynayıp oy toplamaya çalışıyor.
Sonu gelmeyen tartışmalar
Psikolojik savaş yöntemlerinden bir tanesi kontrollü gerilim stratejisidir. Güç odakları ellerindeki egemenliği ve kontrolü kaybetmemek için gerilimi artırırlar ve gerilimden çıkar sağlarlar.
Potansiyel tehlike olarak algıladıkları rakibi kendi sahalarına çekmeye çalışırlar. Kendi savaş kuralları şiddettir. Şiddetle beslenirler, şiddetten yararlanırlar. Kontrollü gerilim, kısa vadede sonuç verir. Uzun vadede silah geri teper.
İktidar aklıselim ile şiddete şiddetle karşılık vermemek, saldırgan tarafın orman alanına girmemek için çaba sarf ediyor.
Başbakan Erdoğan, muhalefet partilerinin taktiklerini okuyor:
"Ankara'da üretilen tahrik senaryolarının içinde yokuz. Biz sonu gelmeyen tartışmalara, millete en küçük faydası olmayan gerilimlere takılıp kalmıyoruz. Bizi çekemeyenler, bunu hazmedemeyenler, millete yapılan hizmeti içine sindiremeyenler, bizim hizmet şevkimizi kırmak için her türlü çirkin eylemin içine giriyorlar.
Türkiye için hiçbir ufuk çizemeyenler, milletle aynı dili konuşmayanlar önümüzü kesmek için her türlü tahrike başvuruyorlar. Bizi de o kendi kısır siyasetine çekmek bizi de o kendi dipsiz kuyularında oyalamak istiyorlar. Biz bu çirkin oyunlara gelmeyeceğiz. Bu çirkin tuzaklara düşmeyeceğiz. Gerilim siyasetine, tahrik siyasetine pirim vermeyeceğiz''.
Doğru, onurlu, açık, net duruş gösteren taraf psikolojik savaşta uzun vadede kazanan taraf olur.
Gözden düşürme çabası
Muhalefet cephesine bakınca, neler görüyoruz? Bazı konuların 2010 yılı başından itibaren tırmandırıldığı gözleniyor. AK Parti'de iyi olan şeyleri gözden düşürme çabası, Başbakan Erdoğan'ın başarılarını küçük göstererek şöhrete gölge düşürme girişimleri, uyuşmazlık konularını tırmandırma çabaları, bu işe teşne isimler ve kurumlarla işbirliğinden yararlanma, Erdoğan'ın moral gücünü kırma, maneviyatında zafiyet yaratma çabaları, psikolojik savaş yöntemi olan propaganda tekniklerine işaret ediyor. Türkiye ne zaman istikrarlı bir ortam yakalasa, psikolojik harp argümanları devreye girmektedir.
Psikolojik savaşın saldırı ve savunma silahı; propaganda, eğitim ve provokasyondur. Cephanesi ise; söz, yazı, resim, broşür ve posta şeklindeki bilgidir. Psikolojik savaşın yöntemi, gelişigüzel sarf edilen sözler değildir. Üzerinde çok uzun düşünülmüş, zaman ve zemin hesaplanmış, şekil ve ölçüsü belirlenmiş ve hedef kitlesi tayin edilmiş bir faaliyettir.
Hataları malzeme olarak kullanma, kalenin zayıf yönünü belirleyip o hedefe ısrarla ve tekrarla atışlar yapma planları, sonuç olarak direnci zayıflatmaya matuftur. Zihinlerde açılan gedik büyütülecektir. Bunu sağlamak için, binlerce kez tekrarlamaktan kaçmayacaklardır.
Muhalefet rivayetler çıkararak, zihinlerde soru işareti uyandırmaya çalışıyor. Senaryo iyi yazılmışsa eğer "rivayetler" dilden dile dolaşır. Kusurlu, noksan ve belirsiz bir şeyi, tam ve yeterli gösterirler. Yahut tam, yeterli ve açık olan bir şeyi şüpheli göstererek gölgelendirmek, değerden düşürmek amaçlanır. 2002'de üç partiyi sandığa gömülmüştü. Oynanan oyunları görüyor, o şaşmaz pusulası ile 16 ay sonra kimleri
cezalandıracağını yine gösterecektir.