CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Legal görünümlü illegal örgütler (2)

Eklenme Tarihi 07 Kasım 2014
Devletin Zirvesi (MGK) 30 Ekim'de tarihindeki yaptığı en uzun toplantı da 'Legal görünümlü illegal örgüt' kapsamında PKKHDP'yi tüm boyutlarıyla masaya yatırdı.
Derin Batı tarafından, Kuzey Suriye'de özerk devlet vaadi ile yemlenen Kandil çetesi, İmralı'daki lideri Abdullah Öcalan'ı devre dışına itecek kumpaslara başlarken, legal görünümlü HDP aracılığıyla, 6/7 Ekim olaylarına sebep olmaktan, 45 vatandaşımızın ölmesinden, asker ve polislere yönelik kalleş saldırılara zemin hazırlanmasından geri durmadılar.
DEVLET AKLI (MGK), LEGAL GÖRÜNÜMLÜ İLLEGAL ÖRGÜT PKK-KCK-HDP'nin yerli-yabancı tüm kılcal damarlarına baktı.
Kamu otoritesini sağlamak için tüm tedbirlerin alınmasını kararlaştırdı.
Gelişmeleri daha net ortaya koymak için, yakın geçmişe gidersek,arka planı daha iyi görmemiz mümkün olacak:
Türkiye ve PKK terör örgütü 1978'lerden beri çatışma halindeydi. 2009'da Başbakan Erdoğan liderliğindeki DEVLET AKLI, kangren olmuş sorunu kökünden çözmek üzere hayati bir karar aldı. Bir taraftan, demokratik açılımlarla Kürt vatandaşlarımızın sıkıntılarını çözmeye başladı. Diğer taraftan MİT'e, PKK ile çatışmaları bitirmek, barış sağlamak ve Türk-
Kürt İttifakıyla, Ortadoğu haritasını değiştirme hazırlıklarına başlayan küresel güçlerin karşısına çıkmak istedi.
MİT ile PKK arasında Oslo'da yapılan topsecret (çok gizli) görüşmeler, 3'üncü göz İngiliz hakem ve Mossad-Derin PKK tarafından sızdırıldı. Görüşmeler kesildi.
2012 yılında, MİT müsteşarı Hakan Fidan'la İmralı'da cezasını çeken Abdullah Öcalan arasında, köklü çözüm için bir anlaşma gerçekleşti. Bunun sonucu olarak 2013 yılının Nevruz bayramında (21 Nisan) Abdullah Öcalan'ın "Yeni süreç başlıyor'' barış mesajı okundu: "BUGÜN, YENİ BİR TÜRKİYE, YENİ BİR ORTADOĞU 'YA UYANIYORUZ. ARTIK SİLAHLAR SUSSUN, FİKİRLER KONUŞSUN.'' Bir süre sonra, Kuzey Irak Kürt Yönetimi lideri Mesut Barzani, Diyarbakır'da Erdoğan'la beraber miting yaptı. İşte bu gelişme, Emperyalist Batı'nın yepyeni kumpaslarla harekete geçmesine yol açtı. "Ne demek, Türkiye, Öcalan'la anlaşacak.
Türkiye Barzani ile kucaklaşacak!" 2013 yılında, Taksim/gezi, Gülen Cuntası'nın 17/25 Aralık darbesi, MİT'i sarsıcı kumpasları tesadüf değildi.

Sürecin kırılma noktası

12 KASIM 2013:
Bir süredir Rojava'da çalışmaları sürdürülen Batı Kürdistan Geçici yönetimi Kamışlı kentinde ilan edildi. Batı Kürdistan Geçici Yönetimi, Rojava'yı Cizre, Kobani ve Afrin olarak üç kantona ayırdı. Suriye'de Esat rejiminin kontrolünü kaybettiği Rojava'da PKK'nın Suriye kolu PYD'nin hâkimiyet kurması, PKK'nın bir toprak parçasına hâkim olması, Batı planlarını devreye sokturdu.
IŞİD'in hâkimiyet kazanması Amerika'nın başını çektiği koalisyonu harekete geçirdi.
Bu koalisyonun kara operasyonu istememesi, IŞİD'e karşı savaşabilecek silahlı grupları gözde haline getirdi. Ortadoğu'da silahlı ve karada savaşabilecek bir güç olmanın oldukça avantajlı bir duruma gelmesi nedeniyle, PKK silah bırakmak istemedi. Hatta uluslararası güçlerin kendisini silahlandırarak güçlendirebileceği yemini yediler. Derin Amerika-Avrupa, Kandil çetesiyle anlaştı. Derin PKK'nın Türkiye stratejisini değiştirtmeyi başardılar.
PKK için Rojava'da kalıcı olmak varoluş meselesi haline geldi. 6-7 Ekim olaylarında PKK-KCK-HDP'nin ana amacı Türkiye'yi Rojava'nın parçası olan Kobani'yi korumaya zorlamaktı. Suriye PKK-PYD yöneticisi Salih Müslüm'ün "Amerika ve Avrupa ile çok yakın ilişki içindeyiz''; Kandil çete lideri Cemil Bayık'ın "Türkiye-PKK görüşmelerinde 3'üncü göz Amerika olsun'' demesini bu bağlamda okumakta yarar var.
Kandil çetesi ve siyasi uzantısı HDP, çözüm sürecinde masadan kalkan ilk taraf olma algısını oluşturmadan masadan kalkmak istiyor. Bu sebeple devletin müzakere masasından kalktığı algısını oluşturma peşinde olsalar da, KARA BULUTLAR DAĞILACAKTIR.
SONUÇ:
BİN YILDIR BERABER YAŞAYAN, AYNI HAVAYI, AYNI TOPRAĞI, AYNI BAYRAĞI TAŞIYAN, AYNI DİNİN KADİM İNSANLARI TÜRK VE KÜRT KARDEŞLİĞİ BU SIKINTILARI MUHAKKAK AŞACAKTIR. KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN.