Türkiye, Suriye'de tarihi yeniden yazıyor. Temmuz 2025'de Suriye'ye yönelik jeopolitik gelişmelerin merkezinde yer alan Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, Yeni Suriye'nin kaderini belirlerken Suriye'yi bölmeye çalışan odakların nefesini kesen hamleler yapıyor.
Özellikle 22 TEMMUZ VE 23 TEMMUZ 2025 GÜNLERİ TARİH KİTAPLARINDA YER ALACAK JEOPOLİTİK GELİŞMELERİ İŞARET EDECEK.
22 TEMMUZ 2025: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Suriye'de istikrarsızlık yaratmaya çalıştığını belirterek, "Buna izin vermeyeceğiz" dedi. Fidan, "İsrail, Suriye'nin güneyindeki gelişmeleri Dürzîleri koruma bahanesiyle provoke etmektedir. Ancak asıl amaç, Suriye'yi bölmektir" diyen Fidan, Türkiye'nin bölgedeki istikrarı savunduğunu ve komşu ülkelerle birlikte bu girişimlere karşı duracağını kaydetti.
23 TEMMUZ 2025: Bu tarihte 2 önemli jeopolitik gelişme oldu.
1) Suriye yönetimi Türkiye'den güvenlik ve savunma kapsamında resmi destek talep etti.
2) 40 adet Avrupa Ortak yapımı Eurofighter Typhoon savaş uçağının Türkiye'ye teslimi konusunda, Almanya olumlu kararı aldı, teslim anlaşmasını İngiltere imzaladı. Bu tarihi gelişmelerle ilgili yapılan açıklamalara baktıktan sonra, Türkiye-Suriye savunma işbirliğinin anlam ve önemini analiz edelim.
Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında çok önemli gelişmeleri açıkladı. "Suriye yönetimi tarafından, savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve başta DEAŞ olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadele kapsamında Türkiye'den resmi destek talep edilmiştir. Bu talep doğrultusunda, Suriye'nin savunma kapasitesini artırmaya yönelik eğitim, danışmanlık ve teknik destek sağlanması için çalışmalarımız devam etmektedir" ifadesini kullandı.
Suriye'nin Süveyda kentinde yaşanan çatışmalar ve İsrail'in Şam'a yönelik saldırılarıyla ilgili soruları cevaplayan kaynaklar, İsrail'in son dönemde yoğunlaştırdığı saldırıların, özellikle güneydeki Süveyda bölgesinde Dürzi toplumu ile Şam yönetimi arasında gerilimleri artırdığını belirtti.
MSB Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, istikrarın sağlanması ve terör örgütleriyle mücadele edilmesi yönündeki kararlı duruşunu sürdürdüğüne vurgu yaptı.
Suriye'nin Türkiye'den talep ettiği güvenlik ve savunma işbirliği talebi kapsamında, Türkiye Suriye ordusunun eğitiminde lider rolünü üstlenecek. Polis ve jandarma sisteminin modernleşmesini sağlayacak. Suriye'nin Ankara'dan öncelikli talebi insansız hava araçları.
Türk İHA/SİHA'larına ek radar ve elektronik harp ve entegre güvenlik sistemlerinin sınırlar boyunda konuşlanmasını istiyor. Özellikle hem Türkiye hem de Suriye için tehdit olan terör örgütleriyle mücadele konusunda ortak hareket etme söz konusu olacak. Türkiye'nin Suriye'nin çöl bölgesinde iki askeri üs kurması gündeme girecek. Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye pilotlarını eğitecek. Hava sahasının korunması yolunda bir dizi çalışma yapılacak.
SONUÇ: Başkan Erdoğan'ın 1 Ekim'de TBMM'de yaptığı tarihi uyarısını unutmayalım: "Vaat edilmiş topraklar hezeyanıyla hareket eden İsrail yönetiminin, tamamen dini bir fanatizm ile Filistin ve Lübnan'dan sonra gözünü dikeceği yer, açık söylüyorum, bizim vatan topraklarımız olacaktır. Şu anda bütün hesap bunun üzerinedir." TÜRKİYE artık eski TÜRKİYE değil. Küresel etkinliği olan ve saygınlığı olan bir Türkiye var.