Raporlar henüz çıkmadan yapılan bu açıklamanın yeni gelişmeler ışığında olaya yeni boyutlar kazandıracağı tahmin ediliyor.
Döneme ışık tutan olaylar yeniden tartışılırken, Doğan Güreş ve Eşref Bitlis ilişkilerinin de masaya yatırıldığı gözleniyor. Rahmetli Eşref Bitlis'in, Kürt meselesinin çözümünde Irak-İran ve Suriye ile birlikte davranmak politikasını benimseyen ve Irak'ın toprak bütünlüğünü savunmasının ABD'nin politikasının tam ters düştüğü tekrar hatırlatılıyor. Bitlis'in, bölgedeki Kürt grupların liderleriyle görüşerek, onları ABD'nin güdümünden çıkarmaya çalıştığı, Çekiç Güç'ün gizli emeller için çalıştığını yazdığı, ABD-PKK bağlantısını yüksek sesle dile getirdiği ifade ediliyor.
* * *
DEMİREL'LE İLİŞKİSİ YOKMUŞ
İstanbul Milletvekili İlhan Kesici CHP'den istifa ederken, DP'nin başına geçmeyeceğini özellikle vurguladı. Kesici'nin önümüzdeki siyasi döneme işaret eden bir açıklaması üzerinde durmak istiyorum. İlhan Kesici, "Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan ile son 12 senedir, yani 1999 başından bu yana, bırakalım siyasi birlikteliği ayaküstü siyasi bir sohbette bile bulunmadım" diyor. Akraba olan Süleyman Demirel ile İlhan kesici arasına kara kedi nereden ve neden girmiş olabilir?
* * *
PKK'NIN KOLLARI, KİMLERİN KONTROLÜ ALTINDA?
Güvenlik ve istihbarat kuruluşları, İskenderun donanma saldırısı ve Geçitli Köyü saldırısını birlikte masaya yatırınca, ilginç bağlantıları ve derin ilişkileri belirledi. Bazı yabancı ülkelere kadar uzanan zincirlerin varlığı ortaya çıkarıldı. PKK'nın sivillere yönelik eylemlerini PKK'nın kolları Teyrebazén Azadiya Kurdistan (TAKKürdistan Özgürlük Şahinleri) ve Halk Savunma Güçleri (HPG) isimli örgütler tarafından yapması dikkatleri çekmişti. Geçitli Köyü'nde meydana gelen olaydan Suriyeliler'in ağırlıkta olduğu silahlı kanat HPG yönetim kadrolarına ağır eleştirilerde bulunulması istihbarat uzmanlarının olaya değişik boyutlardan bakmasını sağladı. TAK'ın başında PKK'nın silahlı kanadı HPG'nin de yöneticisi olan Dr. Bahoz Erdal kod adlı Feyman Hüseyin olduğu ortaya çıkarıldı.
HPG'nin üstlendiği eylemler sonrası elde edilen istihbarat bilgilerine göre, PKK'nın bazı kanatlarını yabancı istihbarat servislerinin kullanması söz konusu. İşte bu noktada, Fehman Hüseyin ismi ön plana çıkıyor. Bir süre önce, Öcalan'ın PKK'ya "Ben devreden çıkıyorum, başınızın çaresi bakın, gücünüz yetiyorsa, savaşın" şeklindeki mesajının biraz da PKK'yı artık yönlendirememek çaresizliğinden kaynaklandığını düşündürmüştü.
HPG'nin kontrolünü elinde bulunduran, Lakabı 'katil' olan, Suriye doğumlu, tıp mezunu, Arapça ve Kürtçe bilen Fehman Hüseyin'in 'yabancı istihbarat servisleri' ile temasları bulunduğu biliniyor.
İskenderun'da donanma askerlerinin nöbet değişimi sırasında gerçekleşen roket saldırısını da PKK kolu HPG üstlenmişti. Böyle bir saldırının, o noktadaki güvenlik açığının uzun zaman izlenmesi ve değerlendirilmesini gerektirecek kadar profesyonelce olması akıllara, 'HPG'nin arkasında kim var? PKK kolları İsrail gizli servislerinin kontrolünde mi?
PKK'nın Türkiye'deki bazı faaliyetleri MOSSAD tarafından mı planlanıyor?' sorularını akıllara getirmişti.
İstihbarat uzmanlarına göre, PKK bir bölünmeye doğru gidiyor, bu noktada Suriye kanadının hangi yabancı ülke servisinin emrine gireceği şimdiden dikkatli biçimde değerlendiriliyor.