Ne olur? ne olmaz?
Bunu bir duayen isme sordum. MİT eski Daire Başkanı Prof. Dr. Mahir Kaynak'ın analizi şöyle oldu:
* Dünyayı, ABD-Rusya yönetiyor. Amerika, Rusya'nın ve Putin'in önünü kesmez. ABD, (demokrasi gelsin) diye Rusya'yı denge dışına çıkarmaz. Rusya'da derin devlet güçlü, liberalleşme birilerinin sandığı gibi demokrasi baharına dönmez.
* Rusya'daki olaylarda Amerikan parmağı değil, İngiliz parmağı aramak yararlı olur. Ortadoğu ve yakın Asya bağlamında, ABD-Rusya dengesinde, Türkiye aktif rol oynar. Avrupa düşer, Türkiye parlar.
* Rusya ve ABD ilişkilerinin son yüzyılın dünya siyasi yapılanmasındaki yeri oldukça farklı ve kalıcı etkilere sahiptir.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra oluşan yeni konjonktürde doğu ve batı arasındaki siyasi farklılıklar Sovyetler Birliği ve ABD liderliğinde iki kutuplu bir dünyanın oluşmasına sebep olmuştur. İlişkilerde zaman zaman gerilmeler yaşanmıştır.
* 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla beraber iki kutuplu dünya sistemi sona erdi. ABD, tek güç, yani "Bir numara" oldu. 11 Eylül 2001 olayları: Haziran 2001'de, ABD Başkanı Bush ve Putin ilk kez Slovenya'da buluştu. Dünya Ticaret Merkezi'nin saldırıya uğradığı ilk saatlerde, Bush'u ilk arayan ve Rusya'nın tam desteğini sunan lider Putin oldu.
* 2007 yılında, Putin, "Tek merkezli bir gücün dünyayı yönetmesi çabası doğru olamaz" diyerek çıkışlarına başladı. Rus ordusu, 2008'de Gürcüstan'a girdi, Amerika sessiz kaldı. Dünyanın (Üç numarası) Çin'in önünü kesmek, dünya'yı idare etmek için ABD, Rusya beraberliği oluştu.
Yeni Ortadoğu
* Asya ve Ortadoğu yeniden şekillendiriliyor. Yeni haritaya göre, Suudi Arabistan ve Irak, Amerika'nın kontrolünde olacak. İran Rusya'ya kalacak. Ayrıca petrol, petrol nakil yolları ve suyollarını kontrol etmek amacıyla Akdeniz ve Kızıl Deniz Amerikan kontrolünde olacak. Çin'in Ortadoğu ve Afrika'ya bölgeye girmesini istemeyen Rusya-Amerika bu konuda işbirliği yapacak.
* Yeni dönemde Türkiye'nin bölgede büyük bir güç olması isteniyor. Avrupa çöküşte, ABD, Irak'tan çekiliyor. İran faktörü çok önemli. Başbakan Erdoğan da buna göre bir tavır sergiliyor. Türkiye yavaş yavaş çok uluslu devlet olacak. Çünkü yeni dünyada Kuzey Irak Kürt Bölgesi'ni ve gelişmelere göre Suriye'yi biz kontrol edeceğiz. Gelecek bize yeni ufuklar açıyor. Bunu iyi kullanmamız şart.
Rusya ve ABD ekseninde Avrupa çıkıyor, Türkiye etkin rol alıyor.
Türkiye'de ekonomik ve siyasî araçlarla bölgesel bir güce dönüşmüş durumda.