E
skişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın yazdığı kitap nedeniyle, gözler Emniyet İstihbarat Başkanlığı'na çevrildi.
Avcı'nın hamlesi değişik boyutlarıyla değerlendiriliyor. Birisi derin devlet çıkışı, diğeri Emniyet İstihbarat birimi üzerinde planlama olarak dikkate alınıyor. Emniyet istihbarat Başkanlığı'nda 2003 yılından itibaren Hanefi Avcı, Sabri Uzun, Ramazan Akyürek, Hüseyin Namal bulundu. Son olarak İstihbarat Daire Başkanlığı'na Ömer Altıparmak'ı atandı. İstihbarat kökenli Altıparmak, Kastamonu Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunuyordu. Hanefi Avcı'nın içinde bulunduğu ekip, 2006'dan sonra güç ve mevzi kaybederken, genç kuşaktan bir başka ekibin tırmanışa geçtiğini görüyoruz. Hanefi Avcı'nın kitabında
"ağabey" dediği
Sabri Uzun ve kefil olduğu Emin Arslan ile yakınlığının son gelişmelerle yakın ilişkisi olduğu anlaşılıyor. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmış Emin Aslan, Mustafa Gülcü'nün tasfiye olması, istihbarat eski başkanlarından Sabri Uzun'un Emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek gibi isimleri suçlamasının bir anlamı bulunuyor.
Sabri Uzun istihbarattan alındıktan sonra kendisinden kıdemsiz olan halefi Ramazan Akyürek'i hazmedemedi. İddialara göre; 2006'da Sabri Uzun görevden alındıktan sonra yerine kendisinden kıdemsiz olan bir ismin göreve getirilmesini sindiremedi ve o günden sonra kendi koltuğunda oturan Ramazan Akyürek'in aleyhine faaliyet yürütmeye başladı. Uzun'la ilgili iddialardan bir tanesi tutuklanan ve sonra serbest bırakılan, yargılaması süren Emin Aslan'ın tutuklanması ile ilgili. Uzun, Aslan'ın tutuklanmasını İstihbarat Dairesi'ne mal ediyor. Avcı, Sabri Uzun ve Emin Aslan her zaman aynı ekip içerisinde oldular. Ancak Arslan tutuklanınca ipler kopma noktasına geldi.
İSTİHBARATÇI BÜLENT ORAKOĞLU'NA CHP'DEN TEKLİF
Bülent Orakoğlu, Temmuz 1997'de Emniyet'teki görevi sırasında
'casusluk ve köstebeklik' yaptığı gerekçesiyle tutuklanarak Mamak Askeri Cezaevi'ne konmuş ve 56 günlük cezaevi macerasının ardından serbest bırakılmıştı. Hanefi Avcı'nın amiri durumunda bulunmuş Emniyet eski istihbarat başkanı Bülent Orakoğlu,
"CHP bana milletvekilliği adaylığı önerdi'' açıklaması dikkati çekti. Orakoğlu, "7-8 ay önce CHP'li bir milletvekili bana dedi ki, 'Sen bu işleri neden bu kadar savunuyorsun? Gel seni Demirel'e, Baykal'a götüreyim. Seni birinci sıradan milletvekili yaparız' Bu olayın şahidi bir milletvekilidir. Ben o zaman bunu kabul etseydim ne olurdu acaba?" diyor. Orakoğlu ısrarlara rağmen kendisine bu teklifi yapan CHP milletvekilinin kim olduğunu açıklamıyor.
ASİL NADİR 3 EYLÜL'DE MAHKEME ÖNÜNDE
Asil Nadir Londra'da. İngilizlerin etkili gazetesi The Times'e konuşan Nadir,
"Çok mutluyum" derken hakkındaki davanın adil bir şekilde sonuçlanmasını umduğunu, masum olduğu inancını kendisine güç verdiğini söyledi. Davanın
"adil" bir biçimde sona ermesi umudunu da dile getiren Nadir,
"30 yıldır İngiliz vatandaşıyım ve adil yargılanma hakkım var" şeklinde konuştu. Londra Ağır Dolandırıcılık Masası Başkanı Richard Alderman Times'a yaptığı açıklamada, kefalet talebiyle ilgili olarak Asil Nadir'den gelecek herhangi bir ciddi öneriyi değerlendireceğini belirtti. Times'a göre, İngiliz savcılar, Asil Nadir'in kefaletle serbest bırakılmasına karşı çıkmayacaklarını duyurmuş oluyor. Gelişmelere bakarsak, KKTC siyaseti için Asil Nadir'e bir rol mü veriliyor?