CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Demirtaş dansı

Eklenme Tarihi 11 Aralık 2014
Yıkım mühendisleri, Türkiye eski Türkiye değil. MEZOPOTAMYA TRENİNE TAŞ KOYMANIZA TÜRKKÜRT KARDEŞLİĞİ İZİN VERMEYECEK. HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı adayı oldu. "Bu çok büyük bir zenginliktir" diyerek yola koyuldu. 'Türkiye' ağırlıklı bir kampanya yürüttü.
Birlik ve beraberlik mesajları verdi, karşılığında partisinin oyunun üstüne çıkarak bir başarı gösterdi.
Selahattin Demirtaş'a, ne olduysa seçimden sonra bir şeyler oldu. "Türkiye Partisi" yolunda yürüyeceğine, ağzından barış sözleri çıkacağına farklı bir kulvara yöneldi. Son olarak, 6-7 Ekim türbülansının aşılması yolunda kararlı duruş sergileyen Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın yeni planı heyetlerle konuştuğu bir sırada, Selahattin Demirtaş'ın, halkı sokaklara dökmekten bahsetmesi bardağı taşırdı.
Demirtaş'a ne oldu? Bir parantez açalım... Demirtaş, İmralı yerine daha çok Kandil'in adamı olarak yürüyor. Pek konuşulmuyor ama Öcalan'ın yerine geçmesi yolunda küresel derin odaklardan bir işaret aldığını düşündüren tavırlar sergiliyor. Öcalan'ın yerine oynayabilir mi?
1) İmralı'dan yürütülen çözüm sürecinin akamete uğraması sonucunda Öcalan itibarsız hale getirilirse...
2) Derin Batı'nın emrindeki Kandil'in desteğine kesintisiz sahip olabilirse.
3) Amerika-İngiltere'deki ÜST AKLIN desteğini almışsa... Selahattin Demirtaş, yukarıda saydığımız 3 maddeye uygun davranıyor.
6 Ekim'den biraz önce, Amerika dönüşü Kobani için halkı sokağa çağırmasıyla çözüm sürecini sabote etti. Az daha Öcalan'ı itibarsız hale getirecekti. 6/7 Ekim kaos ortamının yaratılmasından önce Amerika'da ve Avrupa'da derin temaslar yaptı. Bazı destekler almış olabilir.
Öcalan'ın yürüttüğü çözüm sürecinden Kandil memnun görünmüyor. Cemil Bayık-Murat Karayılan - Avrupa kanadı, yeni ittifaklar içinde. Kandil, IŞİD'e karşı savaşmak üzere ABD ile yakınlaştı. ABD'nin terör listesinden çıkmak, Kobani'de ayrı bir özerk bölge kurma modelini geliştirmek, sonra büyütülmüş hedeflere yönelme konusunda adımlar atmak istiyor. KÜRT kartıyla, Almanya, Fransa hatta Rusya ve İran' da ellerini bölgeye atmış durumdalar. Kandil bunların taşeronu iken, Kandil'in aktörü olarak Selahattin Demirtaş meydana sürülmüş durumda. Selahattin Demirtaş çok güçlü odaklara fazla güvenmesin.
Yanlış yolda. Daha önce de Diyarbakır eski belediye Başkanı Osman Baydemir boyunu aşan işlere soyunmuştu. Öcalan'ın yerine geleceğine inanmıştı. Sonra ne oldu? Bugün ortada yok.

Sabotörlere dikkat
Çözüm sürecinin akamete uğratılması için iç ve dış hainler devrede. Bu gerçeği Başbakan Yardımcısı Akdoğan, net biçimde ortaya koyuyor: "Türkiye, ne zaman şaha kalksa karanlık bir el devreye girdi. Reşadiye saldırısı, habur olayı, Silvan saldırısı, Kobani bahanesiyle yaşanan vandalizm ortaya çıktı. Her seferinde süreci sabote edecek adımlar atıldı." Osman Öcalan'ın yaptığı açıklamalarda perde gerisine ışık tutuyor: "Türkiye'deki çözümden çıkarı olmayanlar PKK'yı dört bir taraftan kuşattı. Kürt ulusal kesimi PKK ile sınırlandırılmamalı. PKK'ya mahkûm olunmamalı. PKK istemediği zaman çözümü bozabilir. İç ve dış güçler PKK'yı bir tarafa çekiyor, bir taraftan zorluyor."
SONUÇ: Kürt nüfusumuz yüzde 95'lere ulaşan bir oranla çözüm sürecine büyük bir duygusal ve siyasi yatırım yaptı.6/7 olaylarında Kürt vatandaşlarımız sokaklara çıkmadı. Çözüm sürecinin yarattığı barış ikliminden nefes alan Kürt vatandaşlarımızın gelişmelerden çok rahatsız oldukları görüldü. 'Süreç başarısız sonuçlansın. Halk çok büyük hayal kırıklığı yaşasın.
Umutsuzluğa kapılsın. Ayrılıkçılık gibi çok daha radikal seçeneklere yönelme şansı çıksın'
diye çok uğraşan iç ve dış hainlere karşı çok dikkatli olmalıyız. Türkiye eski Türkiye değil.
77 milyon geleceğe güvenle bakıyor.
MEZOPOTAMYA TRENİNE TAŞ KOYULMASINA TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİ İZİN VERMEYECEK.