CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Davutoğlu'nun seçim manifestosu-2

Eklenme Tarihi 16 Mart 2015
7 Haziran 2015 seçimlerinin bugüne kadarki seçimlerden büyük farklılığı var. Çünkü Yeni Türkiye'nin Kurucu Anayasa değişimi ile yakından bağlantılı bir süreç başlayacak.
100 yıl sonra, yeni bir kurucu Anayasa ile 21'inci yüzyılın Türkiyesi inşa sürecinin mimarlığını Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu yapıyor.
Bu bağlamda, 7 Haziran seçimleri sonuçları itibariyle temelde yeni bir siyasal toplumun inşasını gerçekleştireceğinden Başbakan Davutoğlu tarihi belge özelliğinde bir manifesto hazırlıyor. Manifesto da, tarihin akışında dış siyasette, Yeni Türkiye'nin ÖZNE , iç siyasette Aziz Milletin ÖZNE oluşunun altyapısı derinleştiriliyor.
Türk milleti yüzyıllarca tarih yazarken, 'özne' olma özelliğinden fazla uzaklaşmadı. İmparatorluktan küçülmüş bir Türkiye olarak çıktıktan sonra kafasını kaldıracak adımları attı.
Ancak, Atatürk'ün vefatından sonra (1938) ne yazık ki, İsmet Paşa'nın diktatörlük dönemiyle, insanımız nesne haline döndürüldü.
Tek parti pratiğiyle insanımızın, 'özne iken nesneleştirilmesi', aziz milletimize yapılabilecek en büyük kötülüktü. Tarihte özne olmuş bir milletin unsurları olduğunu hiç unutmayan halkımız, 1950 yılında, "Yeter artık, söz milletindir" inancıyla ayağa kalktı.
Demokrasi şehidi Adnan Menderes'i iktidara taşıdı.27 Mayıs'ta askeri ve sivil vesayet kadroları darbeyle, insanımızı yeniden, ÖZNE olmaktan çıkardı, NESNE haline döndürdü.
Tarihte, özne olmuş bir milletin unsurları olan Aziz Millet ikinci kez kükredi.
Vatandaşı ÖZNE yapmaya karar veren Tayyip Erdoğan'ın AK Partisi'ni 2002'de iktidara getirdi.

İnsan özne olunca

Siyasetin öznesinin değişmesi büyük bir radikal değişimdi. 2002'den 2015'lere gelirken, güzel insanımız hem kendisi değişti, hem de 100 yıllık kurumlarımızın değişimine yol açtı.
Başbakan Davutoğlu, ÖZNE olmayı, "O bir aşıdır" ifadesiyle tanımlıyor. Temel paradigmasını şöyle şekillendiriyor: "Özne olmayı milletler içinde hissetmişse o küllenir, törpülenir ama hiç ummadığınız anda bir volkan gibi patlar.
O anlamda, özne olmuş olan bir toplum için yapılabilecek en büyük kötülük onu nesneleştirmektir. Kendi medeniyet tarihimize duyulan şüphe, işte bu nesneleşmenin sonucudur.
Aziz milletin gönlüne zerk edilmiş hayalleri var, zihinlere ekilmiş tohum var. Bu ülkenin geleceği ile ilgili.
Bu ülkenin aidiyet içinde olduğu havzası ile ilgili. Bu insanın rüyasına giriyorsa o iş olur. Bunu bir kere hissedeceksiniz.
Tarihte, özne olmuş bir milletin unsurları olduğumuz hiç unutulmamalı.
Özne olduğumuz yürüyüşümüzden belli olacak."

Türkiye özne olunca

Türkiye'nin yeni dış politikasının hem teorisini yazan hem de pratiğini ortaya koyan Davutoğlu, "Bütün çabamız Türkiye'yi tarihin akışında bir özne yapmaktı" diyor..
Gelecek ufku şöyle çiziyor: "2002'den başlayarak, Türkiye, yakın coğrafyanın yeni dengelerinde uluslararası aktör olma hedefine kilitlendi. Türkiye, bugün tarihsel perspektiften ufka bakıyor. Yeniden bir strateji üretiyor. Siyasal, ekonomik, kültürel hinterlandını genişletmek istiyor. Geçmişte var olduğu topraklara gidiyor. Bu durum, tarihin akışında Yeni Türkiye'nin özne olmasıdır."

SONUÇ: Türkiyemiz 2015-2019 yılları arasında siyasi ve ekonomik istikrarlı bir 4 yıla sahip olacak.
Yeni bir Anayasa ile Yeni Türkiye inşa edilecek. Aziz milletin sağduyusu ve zafere inanmışlığı bir reformlar dönemine imza atacak.

YARIN : ÇANAKKALE RUHUNDAN 1920 TBMM RUHUNA .....