TÜRKİYE diplomasisi geçtiğimiz haftalarda İstanbul'da büyük bir başarıya imza attı. Türkiye'deki baş döndüren diplomasi trafiğinde Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın LİDERLİK DİPLOMASİSİ etkili, özellikli ve sonuç alıcı oldu. Başkan Erdoğan ARABULUCULUĞU'NDA ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın müthiş manevralarıyla, İstanbul'da Rusya ve Ukrayna heyetlerinin üç yıl sonra 2'inci kez masaya oturmaları sağlandı.
Görüşmeden, taraflar karşılıklı olarak 1000'er savaş esirini serbest bırakma ve her iki tarafın gelecekteki ateşkese ilişkin vizyonunu sunması konusunda anlaştı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD Dışişleri Bakanı Rubio, ardı ardına Antalya'da NATO Dışişleri Bakanları toplantısı ve İstanbul'da derinlikli görüşmeler yaptı.
Başkan Erdoğan, Arnavutluk'un başkenti Tiran'da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi'nin ardından dönüş yolunda TERÖRSÜZ TÜRKİYE sürecine ilişkin önemli detayları açıkladı.
"Malazgirt ruhuyla geleceğimizi hep birlikte inşa ediyoruz ve edeceğiz" diyerek açıklamalarına başlayan Başkan Erdoğan, PKK'nın silah bırakma ve fesih kararını tarihi bir adım olarak nitelendirdi. "Terörsüz Türkiye" hedefinin nihai amacının silahların tamamen bırakılması, fesih kararının eksiksiz uygulanması ve illegalitenin terk edilmesi olduğunu vurguladı. Terörün, Türkiye'nin gündeminden tamamen çıkmasıyla birlikte yepyeni bir dönemin kapısının aralanacağını söyleyen Başkan Erdoğan terör belasının yıllarca bu ülkenin ayağına vurulmuş bir pranga olduğunu ifade etti. Doğu ve Güneydoğu'da halkın sürece verdiği olumlu tepkilere dikkat çeken Başkan Erdoğan, şunları söyledi: "Hızımızı azaltan, ayaklarımızı bağlayan zincirleri kırmaya başladık.
Terör örgütünün, bulunduğu bölgeleri terk etmesiyle Güneydoğu'da, Doğu'da halaylar niye çekildi? Bütün bu halayların bir anlamı vardı. Artık Doğu'ya, Güneydoğu'ya huzur geldi diye benim vatandaşım orada halaylar çekti. Şunu bir defa çok iyi bilmemiz lazım. Bütünüyle bu bölgede ekonomik ayağa kalkış, bu huzur iklimiyle beraber olacak. Benim Doğu'daki, Güneydoğu'daki halkımın yaşamı çok daha farklı bir hale gelecek.
Hem ticari hayat canlanacak hem de benim vatandaşım caddelerde, sokaklarda nefes alacak. Yaylalar canlanacak, ayağa kalkacak. Ülkemin dört bir yanında da artık huzur, tam anlamıyla hissedilecek.
Birkaç cılız ses çıkıyor, vatandaşımız sürece sahip çıktıkça bu sesler de kesilecek. Beklentimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere kapanmasıdır." Başkan Erdoğan, terör örgütünün sınır dışındaki yapılanmasının tasfiyesine yönelik sürecin, devletin güvenlik birimleri tarafından titizlikle yürütüldüğünü, sınır ötesi sürece ilişkin temasların sürdüğünü ifade etti.
"Bağdat ve Erbil yönetiminin bu süreçte nasıl yer alacağına ilişkin planlamalar var" diyen Erdoğan, sürecin bölgesel etkilerine de değindi, şunları söyledi: "Bu adım, aynı zamanda Irak ve Suriye'nin de huzuruna, kalkınmasına, istikrarına hizmet edecektir.
Suriye'de Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, İstihbarat Başkanımız İbrahim Kalın ve Savunma Bakanımız Yaşar Güler görüşmeler yaptılar. Temaslarımız sürüyor. İnşallah umduklarımıza vasıl olacağız." Başkan Erdoğan, toplumun tüm kesimlerinin bu başarıda pay sahibi olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Hep beraber bu gelişmeleri, bu oluşumu paylaşıyoruz ve paylaşmaya da devam edeceğiz. Nitekim bu sürecin içerisinde eğer büyük bir heyecanla, büyük bir coşkuyla Doğu, Güneydoğu halay çekebiliyorsa, Hakkâri'ye kadar, Iğdır'a kadar bu halaylar çekiliyorsa, demek ki artık bu iş onların ciğerlerinden geliyor.
Bu heyecanı, bu coşkuyu işte caddelerdeki halaylarla dile getiriyorlar." Başkan Erdoğan'ın final sözleri önemli parametreler içeriyor: Gençlerimiz, çocuklarımız terörün gölgesinde değil; özgür, huzurlu ve güvenli bir ortamda yaşamalıdır. İktidar ve ittifak olarak tek arzumuz, onlara huzurlu ve güvenli bir Türkiye; güvenli ve müreffeh bir bölge bırakmaktır.