Yaşadığımız günlerde de dünya, iki büyük küresel gücün temsilcisi Başkan Obama ve Putin'in dansını izliyor. Bu dans küresel ve bölgesel gelişmelere göre değişiklik gösteriyor.
Yakın coğrafyamızda önemli olaylar oluyor. Dünyanın en hassas ve stratejik konumunda bulunan Türkiye, bu gelişmelerim tam ortasında.
Amerika Başkanı Obama İsrail'de.
Rusya donanması Akdeniz'de. İki güç, Suriye için son pazarlıkları yapıyor. Rusya lideri bir gözünü Suriye'nin Tartus limanına, diğer gözünü Kıbrıs'ın Larnaka'sına çevirmiş.
Dev Amerikan petrol şirketleri Doğu Akdeniz'de çok büyük petrol ve gaz yataklarına ulaşmış, Doğu Akdeniz'de Amerikan, Rus donanmaları cirit atıyor.
Büyük resmi Ortadoğu Uzmanı, Doğu Batı Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Ömer Özkaya, Takvim okurları için analiz etti.
OBAMA NE YAPIYOR?
Başkan Obama, İsrail'de. Obama'nın Ben Gurion Havaalanı'ndaki konuşmasında
DÖRT CÜMLE küresel ve bölgesel derin gelişmelerin şifresini veriyor:
BİR: "İsrail ile ittifakımız sonsuz."
İKİ: "Bu bölgede esen değişim rüzgârları hem umut hem tehlike getiriyor."
ÜÇ: "Kutsal topraklara barış gelmeli."
DÖRT: "İsrail'e dair vizyonumuzu kaybetmeyeceğiz."
Obama, Rusya'ya, Türkiye'ye, Suriye'ye, Filistin'e mesaj veriyor.
PUTİN NE YAPIYOR?
SSCB'nin dağılmasıyla Akdeniz'deki varlığından geriye sadece Suriye'nin Tartus limanındaki deniz üssü kalan Rusya, bölgeye geri dönüyor. Rusya, önümüzdeki dönemde Akdeniz'de, ekonomik ve askeri olarak daha fazla varlık gösterecek.
Putin Rusya'nın, Akdeniz'de daimi varlığını yeniden sağlamaya çalışıyor.
Rus donanması, 2015'ten itibaren Akdeniz görev birliği bünyesinde yer alacak. Bu birlik, Soğuk Savaş döneminde Akdeniz bölgesinde görev yapıyordu.
Akdeniz bölgesi, önde gelen dünya devletleri çıkarlarının çatışma merkezi olarak ortaya çıktı. Rusya Savunma Bakanı 20 Şubat günü Karadeniz Filosu'nu ziyareti sırasında, Akdeniz bölgesinde Rusya ulusal çıkarları için çok büyük tehdidin yoğunlaştığına işaret etti.
Bakan'a göre "Bu nedenle Rus Donanması da dünya okyanusunun tüm bölgelerinde görev yapmalı."
RUSYA-ALMANYA KIBRIS'TA
Stratejist Ömer Özkaya, Kıbrıs'ta Avrupa lideri Almanya (Merkel) ile Küresel Güç Rusya (Putin) dansını anlattı: "Güney Kıbrıs Rumlar'ı, AB'nin yardım için şart koştuğu önlemleri içeren yasa tasarısını reddetti.
Ruslar'ın Kıbrıs'ta 31 milyar dolar nakiti bulunuyor; bunun 12 milyar doları Rusya merkezli bankalara, 19 milyar doları ise işadamları ve bireysel müşterilere ait. Rum Maliye Bakanı Mihalis Sariss, Ada'da büyük yatırımları ve jeopolitik çıkarları bulunan Rusya'nın desteğini kazanabilmek için Moskova'ya gitti.
Rusya-Güney Kıbrıs ilişkileri, Akdeniz'e geri dönme hazırlıkları yapan Kremlin için bir başka alanda daha önemli hale geliyor:
Kıbrıs ve bölgesindeki enerji kaynaklarının, İsrail'in kontrolü altında Avrupa'ya ulaşmasını önlemek.
Rus ekonomisi, enerji gelirlerine bağımlı.
Rusya'nın en büyük müşterisi ise Avrupa.
2008 yılında Gürcistan'ı işgal ederek AB'nin büyük hayali Nabucco projesini öldüren Moskova, kendi kontrolü dışında Avrupa'ya gidecek enerji hatlarının önünü alma peşinde.
Suriye ve Güney Kıbrıs'la ilişkiler bu nedenle Moskova için hayati önemde."
SONUÇ:
Türkiye yeniden tarih sahnesine çıkarken, kader ağlarını tam bizim coğrafyada örüyor.
Boğazlar, Karadeniz, Akdeniz bizde. Türk-Mısır kardeşliğiyle Süveyş etkimizde. KKTC bizde.
Bu toplu durum bir daha kolay kolay gelmez. Yurtta bütünlük sağlayarak, fırsatları akılla kullanırsak, 21. yüzyıl BÜYÜK TÜRKİYE'nin Yüzyılı olacaktır. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın.