Mehmet Ali Ağca'nın TV konuşması ve yakında çıkaracağı kitap, İpekçi cinayeti ve Papa suikastının enine boyuna yeniden tartışılmasına zemin hazırlamaya başladı. Milliyet başyazarı Abdi İpekçi, gladyo-derin devlet bağlamında, Türkiye'nin istikrarlaştırılmasında önemli eşiklerden birisidir. Rahmetli İpekçi, 1 Şubat 1979 tarihinde öldürüldü. Aradan 31 yıl geçti. İpekçi, Ankara'dan döndükten sonra suikasta kurban gitti. Görgü tanıklarına göre, İpekçi'ye iki kişi ateş etti. Ağca, 25 Haziran 1979'da yakalandı. Suçunu itiraf etti. Suç ortaklarından sadece birisini açıkladı, Mehmet Şener. Harekete geçen polis, Mehmet Şener'in sahte pasaportla yurtdışına kaçtığını öğrendi. Ağca, 23 Kasım 1979'da Kartal Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçırıldı. Planı, Abdullah Çatlı ve Oral Çelik'in yaptığı belgelerde yer alıyor. Kullanılan paranın Kemal Derinkök ve Abuzer Uğurlu'dan geldiği belirleniyor. Ağca kaçtıktan 3 gün sonra Milliyet'e telefon ediyor ve "Papa'yı vuracağım, cezaevinden kaçmanın tek nedeni budur" sözlerinin yer aldığı bir mektubu çöp tenekesine bıraktığını söylüyordu. Ağca'yı kaçırmayı planlayanların, onunla pazarlık yaptığı, Papa'yı vurma karşılığında işlemi gerçekleştirdikleri vurgulanıyor. Ağca, "Vur emrini Vatikan Başbakanı verdi" derken, kendisini kaçıranlar ile Vatikan bağlantısını sağlayan birilerinin olduğunu da açıklamış oluyor. Bu ilişkiyi o gün kurabilecek tek bir organizasyon olabilirdi. Gladyo. Türkçe adı Kılıç olan Gladio, II. Dünya Savaşı sonrasında olası Varşova Paktı işgaline direniş başlatmak amacıyla İtalya'da NATO tarafından gizli olarak örgütlenen operasyonun kod adıdır. Kontrgerilla da NATO bünyesindeki ülkelerde sol örgütlenmeye karşı oluşturulan CIA bağlantılı gladio örgütlenmelerinin Türkiye'deki adıdır. 1952 yılında önce Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla örgütlenmiş sonra doğrudan Genelkurmay'a bağlı Özel Harp Dairesi çatısı altında ve bunun sivil uzantısı olarak faaliyet yürütmüştür. * * *
BİR CIA AJANI
Kartal Maltepe Cezaevi'nden kaçışını planlayanlar içinde CIA ajanı Frank Terpil isminden bazı raporlarda bahsediliyor, Ağca'nın Bulgaristan üzerinden Avrupa kentlerine geçmesinde ve Beyrut'ta terörist kamplarında eğitilmesinden rol oynadığına işaret ediliyor. Bu ismin, hem İtalya'da hem de Türkiye'de görev yapan CIA ajanı Clarridge ile yakın teması olduğu söylenir. Duana Clarridge, hem İtalyan hem de Gladyo'nun Türk versiyonu ile sürekli temas halindeydi. Bu bağlantı ile Ağca'nın Türkiye'de askeri cezaevinden kaçması için yardım edildiği, Vatikan-CIA planının devreye sokulduğunu anlamamak mümkün mü?
Ama en dikkat çeken bağlantısı ise Papa'ya suikasttan yargılanan Ağca'nın İtalya'da avukatının aynı zamanda SİSMİ adlı İtalyan Haber Alma Örgütü'nün yargılanan çalışanlarının avukatı olmasıdır ki, bu yargılananlar SİSMİ'nin ikinci başkanı Musimici'nin çalışma arkadaşlarıydı. Musimici'nin Ağca ile sık sık görüştüğü biliniyor.
P2 Mason locası üyesi Musumici ve Loca başkanı Gelli'nin CIA ile yakın ilişkisi zaten raporlarda yer alıyor. Vatikan-P2 bağlantısı, Vatikan-Gladyo bağlantısı bulunuyor. Bu ismi geçenlerin Papa dahil hepsinin komünizmle mücadele konusunda yeminli olmaları ve aralarındaki çıkar bağlantıları sonucunda işlemiş oldukları suç ilişkisinin ortaya çıkmasıdır.
Ve tüm bu ilişkiler içinde Ağca ne hikmetse Papa'ya suikast düzenliyor. İtalya'da ve Türkiye'de yabancı istihbaratçılarla işbirliği içinde olan Ağca ve asıl cevaplanması gereken konu ise derin devlet olayıdır.
Amerika'nın (CIA) 2000 sonrası yeni Kontrgerillası var mıdır?
Ağca'yı İtalyan ve Türk cezaevlerinde ve şimdi de İstanbul'da koruyan ve kollayanlar kimdir? Kimlerdir?