İskoçya'ya kaçtılar.
Orada gizli bir örgüt kurdular.
Dünya tarihine Tapınak şövalyeleri olarak geçtiler.
Katedral ve kiliseleri inşa eden duvarcı ustaları vardı.
Meslek birliği kurmuşlardı.
Onlara MASON deniyordu.
Şövalyeler bu duvar ustalarının arasına gizlendi.
Kendilerini duvarcı ustası olarak tanıttı.
Savaşlarda İngiltere'ye karşı İskoçya'nın yanında yer aldılar.
İskoç MASON locası olarak güç kazandılar.
1717'de dört büyük mason locası Londra'da toplandı.
Birleşme kararı aldılar.
Ve zamanla İngiltere'ye hakim oldular.
Dünyayı yönetmeye başladılar.
Duvarcı ustası kimliğindeydiler.
Ancak tüm ülkelere yayılarak DUVARLAR ördüler.
Amerika kurulurken bile yeni kıtaya gönderilenler hep masondu.
ABD Bağımsızlık Bildirgesi'ni imzalayan 56 üyeden 53'ü masondu.
İlk 13 eyaletin valilerinin tamamı da öyle.
ABD Başkanı George Washington Masondur.
Benjamin Franklin de...
Ve dahası ABD başkanlarının hemen tamamı.
Londra merkezli İskoç Locası Osmanlı'ya da sızdı.
Ele geçirmek için büyük savaş verdi.
Çünkü Osmanlı demek tehlike demekti.
Büyük Britanya İmparatorluğu bayrağı altına giren ülkeler belliydi.
Hepsi sömürgeydi.
Donuna kadar sömürülüyordu.
Ve hemen tamamında Müslümanlar yaşıyordu.
Osmanlı Müslümanların dünyadaki lideriydi.
Padişah Halifeydi.
Londra hükümeti sömürgelerle ilgili bir karar alsa onu büyük bir tehdit bekliyordu.
Çünkü İstanbul Dolmabahçe'den dünya Müslümanlarına gelecek "Direnin" çağrısı tüm planları alt üst edebilirdi.
Kral ve kraliçenin uykuları kaçıyordu.
Ve dahası ülkeyi yöneten, lordlara unvan dağıtan İskoç Locası'nın da.
1876'da Hindistan Genel Valisi Lytton Londra'ya mesaj geçiyordu.
Diyordu ki; "Eğer 30 bin Rus sınırı geçip bize saldırırsa Hindistan Müslümanlarına güvenebiliriz.
Ama İstanbul Dolmabahçe'den 'İngilizlere Direnin' çağrısı yapan üç kişi Bombay'a gelirse işimiz zor.
Çünkü Hindistan'daki tüm Müslümanlar bu çağrıya koşarak gelir."
Osmanlı'nın böylesine muhteşem bir gücü vardı.
Ayrıca Türk Dünyası da buna eklenirse ortaya muazzam bir CEPHE çıkıyordu.
Sırf bu nedenle Localara Türk transferi yaptılar.
Osmanlıyı bu transferler ile yıktılar.
Ve parçalanmış ülke ile Müslüman ülkeler arasına DUVARLAR ördüler.
Yıllarca İslam dünyası bu ülkede "ÖCÜ" olarak tanıtıldı. "Hayır yahu" diyen darbelerle indirildi.
Kendi sınırlarında DUVARLAR içinde yaşatılan "BÜYÜK GÜC"e kendi halkıyla savaşma ruhu dizayn edildi.
Üstüne bir de terör belasını eklediler.
Ve Türkiye Cumhuriyet'ini dünyadan kopuk, gücünü bilmeyen ve dışarıdan yönetilen bir sömürge durumuna getirdiler.
Küresel Finans'ın bu ülkedeki işbirlikçi aileleri aracılığı ile memleketin "KASASI"nı sömür sömür sömürdüler.
Türkiye son on yıldır unutturulan ve toprağa gömülen "GÜCÜ"nü keşfetti.
Şimdi bu gücü DUVARLARI yıkarak, kendi halkıyla kucaklaşarak yapıyor.
İlk etapta ayrımcılıklar bitiriliyor.
Yasaklar kalkıyor.
Anayasa Paketi hayırlı olsun.
Bu henüz başlangıç. Daha çook paketler göreceğiz.
İskoç Locası'nın duvarcı ustalarına artık burada EKMEK yok.
Hepsi paketlenecek!!!