Kız çocuklarını diri diri toprağa gömüyorladı.
O gömücülerin hiç birine…
Bu dünya kalmadı…
Hepsi gömüldü gitti fani dünyadan…
Aradan yüzyıllar geçti…
Bugün Suriye diye bir ülkede…
Beşar Esad diye bir adam…
Kandi halkını topra gömüyor…
Ve iç savaşın başladığı ilk günlerde…
Bir görüntü rüyalarımıza girmişti.
O zalim Esad'ın askerleri…
Bir Suriyeli'yi boğazına kadar…
Toprağa gömmüşlerdi…
Zavallı genç adam "La ilahe illallah" dedikçe…
Açıkta kalan tek yer…
Kafasına toprak atıyorlar…
"La ilahe illa Beşar de hayvan" diyorlardı…
Dedirtemediler…
Ve o genci diri diri toprağa gömdüler…
Beşar "Oldukça mutlu…
Daha saadetli" demek…
Öldürdükçe mutlu oluyor…
Ve o şimdi…
Tek bir ağacın bile olmadığı…
İnsanları gömdüğü…
Toprak altlarındaki dehlizlerde…
Nefes almaya çalışıyor.
Halbuki ağaç oksijen demektir…
Oksijenin olmadığı yerde…
Hayat mı vardır?
Bize Mekke'de bir arazi gösterdiler.
Şaşırdık zira binlerce ağaç vardı.
Çölde orman görmek ilginçti.
Dediler ki; "Kıyamet alametlerinden biri de…
Kutsal topraklarda çölün yeşerecek olması"…
İyice şaşırdık.
Sordular; "Bu ormanı buraya…
Kim yaptırdı biliyor musunuz?"
Nereden bilecektik, "Hayır" dedik…
Devam ettiler; "Bu ağaçları buraya…
Kenan Evren diktirdi."
Şaşkınlığımız şoka döndü.
Kıyamet alametleri için ilk kıvılcım…
Eğer doğruysa…
Kenan Evren'den gelmişti.
Kıyametin alameti kıyamet bir haber…
Zaten kıyamet de koptu kopacak artık…
Nefes alamıyoruz.
Etrafımız, her yer taş binalar…
Ağaçlar rahmetli oldu.
Başbakan dün Kentsel Dönüşüm'ü başlatırken…
Çok güzel bir laf etti.
Dedi ki; "Maalesef ağaçlar sadece…
Mezarlıklarımızda kaldı."
Nefes alamamaktan ölmek üzereyiz.
Neyse ki ölünce çözüm var.
Mezarlıklar oksijen dolu zira…
Ve ölünce nefes alacağız ama…
Hak'kın rahmetine kavuşunca da…
Nefes alış verişi bitiyor…
Acaba ölmeden mezara mı girsek?
Tıpkı ölmeden mezara giren…
Beşar Esad gibi…
* * *
SAVAŞA EVET DİYEN Mİ VAR?
Türkiye top atınca Suriye'ye…
Savaş karşıtları yürüyüşe geçti.
Çoğunluğu bir zamanlar...
"Halklara özgürlük" diyerek…
Ülkelerin etnik parçalara ayrılmasını isteyen…
Ancak ideolojiler tükenince…
Ulusalcı olan tayfaydı…
Suriye halkını öldürüyor…
Sınırda bir gün yürüyüş yapmadı.
Oradaki öldürülünler dindar diye…
İçlerinden kıs kıs gülenler de olmuştur…
Bunu da geçtim…
Madem savaşa karşınız…
Helal olsun ben de karşıyım da…
Kardeşim bahçesinde…
Patates soğan doğrarken…
Esad'ın gönderdiği top mermisiyle…
Hem de çocukları ile birlikte ölen…
Daha doğrusu öldürülen…
Zeliha teyze ne olacak?
Niye Akçakale'ye gidip…
"Katil Esad" diye yürüyemedi…
Hiçbiriniz…
Topunuz değil…
Sadece biriniz yahu…
Oraya top mermisi düşüyor ya…
Onun için mi?
Topunuz başka yerde yürüyor?
Sizi anlayabilmem için…
Bana toplu bir mesaj geçseniz.
Şimdiden…
Toptan teşekkürler…