CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Kuru üzüm!

Eklenme Tarihi 09 Ekim 2014
Onlar IŞİD militanı.
Hayatlarının büyük bölümünü ezilerek geçirdiler. Önce Saddam rejimi döneminde ezildiler. Ardından ABD işgalini ve kanlı çatışmaları fazlasıyla yaşadılar. Batının ekonomik yaptırımları da onları ezdi.
Sayısız kez hava saldırısına maruz kaldılar. Bu insanlar artık herhangi bir adalete inanmıyorlar. Adalet kavramını kafalarından silmişler. Evet durum aynen bu.
Eğer ORTADOĞU'da bir sürü CANİYİ DESTEKLEMESEYDİK işler daha farklı gelişebilirdi.
Suriye'de 200 bin, Gazze'de 2 bin kişi öldü.
Irak savaşında ölenlerin sayısı 500 bini buluyor. Tüm bu ölümlerden KİM sorumlu?
IŞİD yaşanan tüm acıların vücut bulmuş hali.
Biz ise bomba yağdırmaya devam ediyoruz.
Peki işe yaramazsa bir sonraki adım ne olacak?
Yukarıda yazdıklarımın hiçbir bana ait değil. Bu çok açık bir itiraf aslında.
Adam "Ortadoğu'da birçok caniyi destekledik, kan gölüne çevirdik.
Yaptığımız zulümle IŞİD'i doğurduk"
diyor. "IŞİD'in anası biziz" diye bağırıyor.
O bir İngiliz, adı; ROBERT FİSK.
Independent gazetesinde başyazıda kaleme aldı bu müthiş itirafları.
Tebrik ediyorum seni Robert.
Biz de zaten aylardır "IŞİD'i siz kurdunuz" diye boşuna söylemiyoruz. Bir kutlama da ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey'e benden. "IŞİD'i havadan vurmak zor hale geldi" diyor dün.
Aynen durum bu.
Zaten İngiliz ve ABD basını da "Uçaklar kalkıyor, yolda bulabilirlerse birkaç cipi bombalayıp dönüyor" diyor.
ABD eski Savunma Bakanı ve CIA Başkanı Leon Panetta da "Suriye'de Esad'ı halletmemiz lazımdı, bunu yapmadık.
Boşluk oluştu IŞİD doğdu. Onunla savaşmak 30 yıl sürer"
diyor.
İngiliz istihbaratı MI6'nın başındaki adam da Financial Times'a "Kara savaşı lazım, 100 bin asker gerekiyor. Yüzde onbeşi zayiat olur" diyor. Hepsini kutluyorum.
Bu kadar gerçekçi olunur.
Buraya kadar tamam da adamlar aslında bir ENAYİ ülke arıyorlar.
Karadan 100 bin askeriyle girecek, 15 binini mezara gömecek bir ENAYİ lazım onlara.
Onun içindir "Biz havadan vuralım" diyorlar. Onun içindir "Siz karadan girin" diye bize baskı yapıyorlar.
Türkiye girmeyince de içimizi, Güneydoğu'yu Gezivari yöntemle KARIŞTIRMAYA çalışıyorlar.
Bölgede şu anda ABD, İngiliz, Alman, İsrail ajanları cirit atıyor. "Vurun, kırın, bayrak yakın, Atatürk heykelini indirin" diyorlar.
Karadan girdik, IŞİD'i hallettik, PKK bela olacak. Çünkü onların siyasi kolu HDP "Tezkereye hayır" dedi.
PKK da girmemize karşı.
Her halukarda Türkiye'nin karşısına bir düşman çıkacak.
Bataklığa saplayacaklar, YENİ TÜRKİYE'yi eskiye çevirip, enseye tokat haline getirecekler.
Halbuki İŞİD'i halletsen MIŞİD çıkacak.
Kuru üzüm bir takım katkı maddeleri içeren suya üzüm batırılarak KARIŞTIRILMASI sonucu elde edilir.
Ve YENİ TÜRKİYE asla KARIŞTIRILARAK elde edilecek KURU ÜZÜM değil artık.
Esad yerinde kaldıkça, orada temeli sağlam bir DEVLET kurulmadıkça her an yeni bir terör örgütü hortlayacağını bilecek kadar bölgeyi en iyi tanıyan ülke.
Büyük oyun, büyük tezgahlar içindeler, provokasyonlarla bizi batağa çekmeye çalışıyorlar.
İnsan hayatı asla KURU ÜZÜM değildir. "Hadi gelin siz de girin, birlikte güvenli bir alan oluşturup insan hayatı kurtaralım" diyoruz.
Kimse gelmiyor.
İnsanların kesilerek öldürülmesini engelleyecek bir güvenli alana bile yanaşamayacak kadar SİNSİ oyuncular var karşımızda.
Zavallı HDP tezgahçılara alet oluyor "Sokağa çıkın" diye insanlara çağrı yapıyor.
CHP'yi ise hiç katmıyorum işin içine.
Dün Kemal Bey'i izledim televizyonda.
Üç dakika dayanabildim.
Kanal değiştirdim.
Çünkü etrafımızda tezgahlar ve yangın var, o "Kuru üzüm" fiyatlarını konuşuyordu.