Nazlı Ilıcak hatırlattı.
Geçmişte Demireli'in tabiriyle…
Bazı "Böyyük" gazeteci-yazarlarımız…
Genelkurmay Başkanı'na soruyor.
"Nasıl bir Cumhurbaşkanı istersiniz?" diye…
Genelkurmay Başkanı;
"Kardeşim bu ne biçim bir soru?
Bizim işimiz bu vatanı ve milleti korumak.
Yönelttiğiniz sualin muhatabı biz değiliz.
Çünkü mevzu siyasetin işi.
Cumhurbaşkanı'nı meclis tayin ediyor.
Bizi politikacı mı zannettin sen?
Git meclis başkanına sor.
Allah Alah ya… Kafayı mı yedin oğlum sen" demiyor.
Peki ne diyor Genelkurmay Başkanı?
"Sözde değil özde laik bir Cumhurbaşkanı"
Haydaa ortalık karışıyor.
Memleket geriliyor.
Kabahat kimde?
Cumhurbaşkanı'nın nasıl olacağını…
Üzerine vazife edinen askerde mi?
Yoksa çanak suali yönelten gazetecide mi?
Askeri son zamanlarda çok tartıştık.
Artık kimin üzerine ne vazife düşüyor konusunda…
Türkiye bir noktaya geliyor.
"Yaylalar" türküsü bile…
"Komşu kızını zapteyle" nakaratından dolayı…
Kadını aşağılıyor diye…
Kışlalarda yasaklanıyor.
Ben çanak-çömlekçi gazeteci muhabbetine girmek istiyorum.
Çanakçıları konuşmalıyız artık.
Ve çanakçılar da konuşup…
Ne çömlekler kırdıklarını anlatmalı kamuoyuna.
Bugün 28 Şubat.
Bir daha tüm Türkiye'nin fişlendiği…
Suriye gibi bir ülke haline getirilmeye çalışıldığı…
28 Şubatları yaşamamak adına…
Çanakçıları tartışmamız lazım.
Çünkü milletin seçtiği siyasetçilerin…
Nasıl olması gerektiğini askere soran…
Zarfçı çanakçılar…
Aldıkları cevaplarla manşetlere bomba döşeyerek…
Çok tahribat yaptılar bu memlekette.
Asker öyle tahrik edildi ki gazete köşelerinden…
İşini gücünü bırakıp siyasetçilerin kapısını çaldı.
BBP kurucularından Remzi Çayır ilginç bir olayı anlattı.
28 Şubat döneminde…
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun kapısı çalınmış.
Evine gece yarısı bir albay gelmiş.
Refahyol hükümetine güven oylaması var gündemde.
Albay, Yazıcıoğlu'na seslenmiş;
"Siz bu hükümete güvenoyu vermemelisiniz.
Verdiğiniz takdirde darbe olacaktır.
Parlamento işlevini yitirecektir.
Türkiye birçok şey kaybedecektir." diye.
Remzi Çayır diyor ki;
"Bu albayın ziyareti aslında başlı başına bir tehditti."
Muhsin Yazıcıoğlu bu tehdidi ciddiye almamış.
"Biz milletin iradesine bakarız" demiş.
Evet doğru olan budur…
Sen eğer çanakçı gazeteci olarak…
Milletin iradesine bakmak yerine…
Askerin ağzına bakarsan…
İşte böyle…
Gece yarıları bir albay gelir…
Mecliste yapılacak oylamanın rengine bile karışır.
Dediğim gibi…
"Komşu kızını zapteyle yaylalar yaylalar" dönemi…
Kışlalarda bitti artık.
Devir; "Çanakçı gazeteciyi zapteyle…
Yaylalar yaylalar" devri.
Çanakçı gazeteciyi zapteyleyecek olan…
Memlekette yaşanan bu kadar gerilimden sonra…
Şayet müracaat ederlerse…
Vicdanlarıdır…