CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

"İmdaat polis kurtarın bizi"

Eklenme Tarihi 04 Ağustos 2012
Geçtiğimiz hafta...
Annem mide kanaması geçirdiği için...
Vaktimi hastanede geçirdim.
Acil servis anılarımı...
Sizlere aktarmıştım.
Yaralı, bereli, acılı, çığlıklar içindeki...
İnsanları balık istifi aynı salonda...
Dinlenmeye alıyorlar ya...
Güya dinlenip iyileşecekler orada.
Hiçbir hasta uyuyamıyor o manzarada.
Savaş filmlerindeki hastaneleri andıran...
O manzarayı...
Cep telefonum ile çekmeye başladım.
Yer Bakırköy Araştırma hastanesi.
Sonra koridora çıktım.
Çekime devam ediyorum.
Baktım duvar dibinde bir sedye...
O sedye üzerinde sahipsiz bir hasta...
Kıvrılmış yatıyor.
Baygın mı bilemiyorum.
İçeride yer yok.
Yer boşalacak da o girecek kalabalığa.
Tesadüfe bak.
Ben kayıttayken...
Bir kadın hasta geldi...
Koridordaki dolu sedyenin yanına...
Betona uzandı.
O da yerde yatıyor.
O da yer bulamadı herhalde.
Bir hastane görevlisi fırladı koridora... "Güvenlik... Güvenliiik" diye...
Kendini yırtıyor. "Doktor.. Hemşireee...
Yerde yatan hasta vaar..."
Diye bağırmıyor iyi mi?...
Doğrudan güvenliğe sesleniyor. "Burada çekim yapıyorlar" diye...
Beni ihbar ediyor.
Aydın'da bir hastanenin...
Acil servisinde de görevliler...
Çiğ köfte yoğuruyormuş.
Bir gazeteci olayı görüntüleyince...
Çiğ köfte yoğuranlar...
Polisi aramış. "Burada bir şüpheli var" diye...
Şüpheli dedikleri gazeteciyi...
Gözaltına aldırmak istemişler.
Acil serviste çiğ köfte ve...
Çiğ köfte kokusunda hiç şüphe yok...
Esas şüphe İbrahim Tatlıses'te... "Damacanayı bırakın...
Çiğ köfteye bakın kardeşim"
demiş.
Allah Allah...
Çiğ köfteye de...
Bir şeyler katanlar mı var?

* * *
Çiğ köftede Çin restaurantı sendromu
Tarih 7 Mart 2011...
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker....
İbrahim Tatlıses'e...
Yılın girişimcisi ödülü veriyor.
Tatlıses markası ile üretilen...
Çiğ köfteye geliyor bu ödül.
Tatlıses o törende konuşuyor; "Ben önceden kebapların yanında...
Çiğ köfte yapıyordum.
Sokakta giderken, durup bir yerde...
Çiğ köfte alınca ağzıma yapışıyordu.
Neden yapıştığını anlamazdım.
Bizim Urfa'da çiğ köfteye su katınca ayıplarlar.
Şimdi gördüm ki, bulguru suda kaynatıyorlar...
İçine baharat katıp çiğ köfte diye bize satıyorlar.
Bir de içine bulyon katıyorlar.
Biz dükkanı açınca birçok kişi...
Bulyon satmak için aradı.
Biz
'Olmaz' dedik."
Bulyon dedikleri hazır et suları.
İçlerinde monosodyumglutumat denen...
Katkı maddesi var.
Bebeklere yasak bulyonlar. "Çin restaurantı sendromu" denen...
Bir hastalığa taşıyor insanı.
Astım hastalarını acayip kilitliyor.

* * *
Usta 'şart' diyor
Tatlıses diyor ki; "Çiğ köfte piyasasında ciro; 400 milyar lira...
Bir sokakta 5-6 tane çiğ köfteci var.
Küçük esnafı harcamak istemiyorum ama...
Adam gidiyor çiğ köfte yiyor...
Sonra hastaneden çıkamıyor.
Eğitim şart, denetim şart..."


MEHMET ALi'YE ÇAĞRI
Bazı illerimizde...
Davar gübresini ahırdan alıp...
Bir saçın üzerinde ısıtıyorlar...
Ardından...
Yuvarlak bir taşta öğütüp...
Davar gübresinden...
Sünnet tozu yapıyorlarmış.
Yaraya iyi gelsin...
Kanamayı durdursun diye.
Allah Allah şaşırdım yahu.
Deşifreci kardeşim M. Ali Önel... Şu davar gübresinden sünnet tozunu da...
Araştırır mısın lütfen.
Zahmet olacak.

"Haydee boş et var"
Cem Yılmaz'ın bebeği olmuş.
Allah analı babalı büyütsün.
Doğumun gerçekleştiği hastaneye...
Et getirtmiş Cem.
Yakınlarına ziyafet çekecek.
Ancak hastane yönetimi... "Olmaz" demiş, eti getiren garsonu...
İçeri sokmamış.
Ee, o kadar et ne olacak?
Boşta kim var?
Kapı önünde bekleyen gazeteciler...
Onlara göndermiş eti Cem...
Ben orada bekleyen gazeteci olsam...
Gönderilen eti...
Ben de Cem'e geri gönderirdim.
Elde kalan et gazetecisi olmak istemezdim.
Bu kadar aşağılanmazdım.