CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR

BEKİR HAZAR

Hamle!!!

Eklenme Tarihi 09 Kasım 2013
Amerika'yı kimler yönetiyor?
Yönelttiğim soru açıktı.
Boğaz'da balıkçıda gecenin kararttığı mavi suların dibindeydik.
Sorumun muhatabı "Sen söyle" dedi.
"Obama yönetiyor ama karşısında küresel sermaye var.
Onlar da yönetmek istiyor"
dedim.
"Bak" dedi ve başladı anlatmaya.
Amerika'nın en tepesindekilerden söze girdi.
Piramidin ucunda birinci yönetici Siyonist Mali İmparatorluğu.
Onu Merkez Bankası takip ediyor.
Bankanın büyük hissesi Musevi Rotschild ailesinin.
ABD'yi yönetenlerde üçüncü sırada Finans sektörü geliyor.
İçlerinde silah ve petrol tüccarları da var.
Dördüncü sırada Localar ve İsrail lobileri.
Beşinci kol Temsilciler Meclisi.
Altıncı güç Senato.
Son sırada ise Obama var.
"10'lar, 30'lar ve bir de 60'lar var" diyor dostum.
Onlar da ABD'nin içindeki derin kollardan.
Ama zamanı yokmuş anlatmaya.
Uzun meseleymiş.
Obama işte böyle bir gücün altında eziliyor.
Ülkeyi ahtapot gibi kaplayan ve kendisinin de üzerine çıkan 6 güç odağı ile savaşıyor.
Kavga çok büyük ve akla hayale sığmayacak kadar çetin.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan bir fotoğraf yayıldı tüm dünyaya.
Kurmayları ayaktaydı Obama'nın.
Ve ABD Başkanı da koltuğuna yaslanmış, ayaklarını masaya atmıştı.
Birden bire nereden çıkmıştı bu fotoğraf?
Kimlere ne mesaj verilmek isteniyordu?
Dostum "Gayet basit" dedi.
Ve ekledi;
"Üzerine çullanan 6 güce o mesaj"
Obama ABD meydan savaşında.
Ve meydan okuyor derin güçlere.
İsrail'in başı Netenyahu dün ABD'ye rest çekti.
İran ile ABD'nin nükleer anlaşma girişiminden rahatsız.
Ve o da meydan okudu Obama yönetimine.
"Anlaşırlarsa tanımayız, biz bildiğimizi okuruz" diyor.
Dünyada küresel bir savaş var.
Ve hepsinin gelip dayandığı yer PARA.
İsrail'in ağabeyi İngiltere de her taşın altından çıkıyor.
Türkiye dahil her yerdeler.
Müthiş oyunlarla devletleri yönetiyorlar.
Ortadoğu'da kralların saray muhafızı komutanları bile satın alıyorlar.
Arap krallardan biri hastalanarak apar topar tahtını terk ediyor.
Londra'ya tedaviye gidiyor.
Ve gidiş o gidiş.
Aslında olayın perde arkası bambaşka.
Saray muhafızı komutan Kral'ın huzuruna çıkıyor.
"Efendim İngiliz uçakları üzerimizde uçuyor.
İki saat içinde ülkeyi terk etmezseniz saray da siz de havaya uçacaksınız"
diyor.
Kral can havliyle uçağına atlayıp, soluğu Londra'da alıyor.
Binbir özürler diliyor.
İngiltere'de yaşamasına izin veriliyor.
Yerine petrol kuyularında sıfır sorun çıkaracak oğlu geçiriliyor.
Kral için de "Hasta, tedavi oluyor" diye haber yaptırılıyor.
Kral, Londra'da tahtını bıraktıktan aylar sonra öğreniyor.
Sarayın üzerinde uçan tek İngiliz savaş uçağı yok.
Londra EN YAKIN'la, saray muhafızlarının komutanı ile işi bitiriyor.
Bir "Yalan haber" tahtı sallıyor.
Türkiye'de de aynı tezgahlarla gelecekler.
"Yalan haber" dosyaları dahil hazırlıklar yapılıyor.
Kraliçe'nin Türk Baronları yalılarda toplanıyor.
Örgütler vasıtasıyla üniversiteleri kaşıyorlar ve "Hazır olun" diyorlar.
Boğaz'da balık keyfinde dostum son sözü söyledi;
"Bir hamle daha gelecek...
Unutma...
Bu memlekette bölünmeyen parti yok!"
Ve sonra yatına bindi, gitti.
Karşı yakadaki yalısına doğru!!!