CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Canım kardeşim Murat Yalçın

Eklenme Tarihi 16 Mayıs 2014
Haber kanallarını geziyorum.
Her yer acı... Dinmiyor, bitmiyor.
Canlı yayın konukları...
Madenden sağ kurtulanlar...
Her birinde kalpleri burkan acı yaşanmışlıklar.
Kurtulan bir genç... "Ağabeyim içeride kaldı, kurtulamadı. Ben çıktım" diyor. Kurtulduğuna sevinemeyen bir genç.
Ağabeyinin acısı yüreğinde...
Hayatta kalmak artık onun için zindana dönüşmüş bir hayat.
Bir başka madenci kardeşimiz konuşuyor.
Yangından dakikalar önce yerin altındaymış.
Babası da madenci ama evinde.
Aramış, "Baba işim var gel, yerimi al" demiş. Baba koşmuş madene.
Evladın yerine geçmiş, erken vardiya yapmış.
Yerin üzerindeki işine koşmuş genç. Dakikalar sonra haber gelmiş.
Haberlerin en acısı. "Babamı ben gönderdim ölüme" diyen bir hissiyatla kavrulacak hep.
Yüreğime yangın düşüyor.
Hayatta kalmış ama artık hayat boyu üzerinden atamayacağı bir acı kapısını çalacak yaşadıkça.
İçinden bir ses "Neden babamı gönderdim kendi yerime" diye fırtınalar koparacak ruhunda.
Kurtarma ekibinden bir görevli konuşuyor.
Acı zirveye çıkıyor cümlelerinde.
Boğazım düğümleniyor.
Güç koşullarda ilerlemişler madende.
Bir kapıya gelmişler.
Açmak için uğraşmışlar.
Ancak kapı bir türlü açılmıyor.
Zira kapının arkasında yüzlerce ceset var üst üste. Kapının açılmasını engelliyor.
Belli ki can havliyle o kapıya koşmuşlar.
Hayat hemen o kapının ardında diye.
Belli ki açamamışlar.
Birer birer karbonmonoksite yakalanmışlar oracıkta. Açılır diye büyük bir umut yaşandığı kesin orada.
Gözümün önüne getirmeye çalışıyorum o anları. Aman Ya Rabbi!!!
Kurtarma ekibinden görevli devam ediyor anlatmaya. "Gerçi bu kapıyı aşsalardı yine ölüm bekliyordu onları.
Çünkü kapıyı açtıkları anda geçecekleri bölümde de karbonmonoksit vardı."
Umut kapısının ardında bile kahpe umutsuzluk!!!
Dün o anı düşünerek geçirdim hep.
Aklımdan çıkarmam mümkün değildi.
Odama çekildim, kimseyle konuşmadım, konuşamadım. Hayata küstüm.
Orada, Soma'da her evde bir acı var.
Her evde yürekleri dağlayan bir yaşanmışlık var. Her evde boğazları düğümleyecek binlerce gerçek hikaye var.
Ve o madenden canlı çıkan bir işçi.
A Haber'de canlı yayındaydı dün.
Hani ambulansa bindiğinde çizmelerini çıkarmaya çalışan o güzel insan. "Sedye kirlenmesin" diyen tertemiz saf insan. "Ben Anadolu çocuğuyum abi" diyordu. "Devlet ve millet malını kirletmeyiz" diye ekliyordu. Öyle öğrenmiş. "Anam, babam bizi böyle yetiştirdi" diyordu. Kurban olayım o anaya...
Ve babaya...
Onların ellerinden öpüyorum.
Güzel insanların en güzel evladı.
Oraya gelmek istiyorum.
Sana sarılmaya...
Ve seni o tertemiz alnından ve o tertemiz çizmelerinden öpmeye...
Canım kardeşim Murat Yalçın.