Murat abinin kutulara para koklatması stüdyoyu kırdı geçirdi: Günün yarışmacısı Trabzonlu Tuğçe yarışmadan büyük ödülle ayrıldı
Esra Erol'un sunumuyla ekrana gelen yarışmada bu hafta, heyecan dolu anlar yerini sıcak tebessümlere ve büyük kahkahalara bıraktı. Ailesinin stüdyoya yaptığı sürprizle gözyaşlarına hakim olamayan Tuğçe Kaptan Karabul, Murat abinin kameralara yakalanan ilginç totemi eşliğinde geçen gecenin finalinde hayatının en isabetli kararını vererek masadan büyük bir zaferle ayrıldı.
20 numaralı kutunun başına geçen Tuğçe Kaptan Karabul, geceye titreyen ellerle başladı, ailesinin sürpriziyle gözyaşlarına boğuldu, finalde ise 500 TL'lik kutusunu bankaya tam 345 bin TL'ye sattı. Ancak bu yolculukta yalnızca para konuşulmadı. Murat abinin kutulara para koklattığı görüntüler, Trabzon'dan yükselen enerji ve son saniyeye kadar süren "750 bin TL" inadı stüdyoyu bir an olsun sakin bırakmadı.

MURAT ABİ KUTULARA ŞANS DEĞİL, PARA KOKLATMIŞ
Tuğçe daha yarışma masasına tam anlamıyla yerleşemeden gecenin ilk sürprizi geldi.
Esra Erol, ciddi bir ses tonuyla program tarihinde ilk kez bir "son dakika gelişmesi" yaşandığını söyledi. Stüdyoda herkes merakla ekrana dönerken Murat abi meseleyi biraz fazla ciddiye aldı.
"Yine bir savaş mı çıktı?" diye düşünen Murat abinin endişesi, birkaç saniye sonra yerini kahkahaya bıraktı.
Çünkü ekip, onun kura öncesinde kutulara kağıt para koklattığı görüntülere ulaşmıştı.

Kamera kayıtlarında herkes kendi dünyasındaydı. Firdevs Hanım selfie çekiyor, bazı yarışmacılar sohbet ediyor, bazıları müzikle dans ediyordu. Murat abi ise sessizce kutuların arasında dolaşıyor, elindeki parayı tek tek kutulara yaklaştırıyordu.
Esra Erol görüntülere bakıp şaşkınlıkla, "Sen nasıl bir insansın?" diye sorunca Murat abinin savunması kısa ve net oldu:
"Ne var canım onda?"
Stüdyodaki kahkaha o kadar büyüdü ki kutulara para koklatma yöntemi, daha oyun başlamadan gecenin unutulmazları arasına girdi.

TRABZON ENERJİSİ 20 NUMARALI KUTUYLA SAHNEYE ÇIKTI
Sıra gecenin yarışmacısına geldiğinde Esra Erol'un anonsu Karadeniz'e kadar uzandı.
20 numaralı kutuyu çeken Tuğçe, alkışlar arasında masaya yürürken heyecanını saklamaya hiç çalışmadı. Ellerinin titrediğini söyledi, ardından kameraya dönerek Trabzon'a seslendi.
Bir yandan "İnanamıyorum" diyor, bir yandan da yanında olmayan eşini aramanın yollarını düşünüyordu.

Tuğçe'nin hedefi baştan belliydi. 1 ile 2 milyon TL arasındaki bir ödülün kendisi için ideal olduğunu söyledi. Ancak yakın çevresinin beklentisi çok daha büyüktü.
Herkes ona aynı şeyi söylüyordu:
"5 milyonu alacaksın."
Bu sözler Tuğçe'nin omuzlarına küçük bir baskı yüklese de masaya oturan kişi, ağır hesapların kadını olmaktan çok neşesiyle etrafını hareketlendiren bir Karadeniz kadınıydı.

YAYLALARDAN İSTANBUL'A UZANAN HAYAT
Programda ekrana gelen tanıtım filmine göre Tuğçe, 3 Nisan 1989'da Trabzon'da dünyaya gelmişti.
Çocukluğunun en güzel günleri babaannesi ve dedesiyle yaylalarda geçmişti. Profesyonel futbolcu olan babası, futbolu bıraktıktan sonra yurt dışında çalışmaya başlayınca Tuğçe küçük yaşlarda baba hasretiyle tanışmıştı.
Futbola ilgisi babasından gelmiş, lise yıllarındaki büyük hayali ise polis olmak olmuştu. Ancak hayatın onun için hazırladığı yol farklıydı.

Liseden sonra beş yıl boyunca bir fındık fabrikasında çalışan Tuğçe, 16 yaşında tanıştığı Cemil ile yıllar süren arkadaşlığın ardından evlenmişti. 22 yaşında Trabzon'dan İstanbul'a taşınması ise kolay olmamıştı.
Kalabalık şehre alışmaya çalışırken memleketini özlemiş, her fırsatta yeniden Karadeniz'e dönmüştü.
Şimdi üç çocuk annesi olan Tuğçe'nin masaya taşıdığı hayal de ailesiyle ilgiliydi. Borçlarını kapatmak ve çocuklarının geleceği için güvenli bir adım atmak istiyordu.

KUTULAR ÜST ÜSTE GELİNCE NEŞESİ YERİNİ SESSİZLİĞE BIRAKTI
İlk dakikalardaki kahkahalar, kutular açıldıkça yavaş yavaş azaldı.
Tuğçe istemediği tutarları peş peşe bulunca bir süre ne olduğunu anlamaya çalıştı. Şaşkınlığını, "Üst üste nasıl açtım ben de bilmiyorum" sözleriyle anlattı.
Her kutu açılışında biraz daha içine kapanıyor, karar verirken yanında eşini ve çocuklarını arıyordu.
Esra Erol da bunu fark etti.
Tuğçe'ye, "Senin ilacın ailen" dedi. Ardından eşini ve çocuklarını stüdyoya getireceğine söz verdi.
Tuğçe onların Esenler'de olduğunu, istenirse kısa sürede gelebileceklerini söyledi. Ancak ailesinin çoktan yola çıktığından habersizdi.

KAPI AÇILDI, TUĞÇE'NİN BÜTÜN HESABI DEĞİŞTİ
Bir anda stüdyonun kapısı açıldı.
İçeri Tuğçe'nin eşi Cemil ile çocukları Beren, Melan ve Beril girdi.
Az önce kutular karşısında ne yapacağını düşünen Tuğçe, ailesini görünce bütün oyunu unuttu. Yerinden kalktı, çocuklarına sarıldı ve gözyaşlarını tutamadı.

Küçük Beren'in yüzüne çizdirdiği güneş, gecenin en sıcak görüntülerinden biri oldu. Esra Erol, annesine şans getirip getirmeyeceğini sorunca Beren hiç düşünmeden "Evet" dedi.
Büyük kızı Beril heyecandan yerinde duramazken Cemil, gecenin duygusal havasını küçük bir sitemle dağıttı.
Tuğçe'nin kendisini beklemeden yemek yediğini söyleyince stüdyoda yeniden kahkahalar yükseldi.
Aile masanın yanına yerleştiğinde Tuğçe artık yalnız değildi. Ancak bu kez vereceği her kararın karşısında üç çocuğunun yüzü vardı.

345 BİN TL MASAYA GELDİ, TUĞÇE'NİN AKLI 750 BİNDE KALDI
Oyun ilerledikçe para ağacındaki tablo keskinleşti.
Bir tarafta yalnızca 500 TL, diğer tarafta ise 750 bin TL vardı.
Banka, 20 numaralı kutu için 345 bin TL teklif etti.
Teklif küçümsenecek gibi değildi. Ancak Tuğçe'nin aklı para ağacında değil, kendi kutusundaydı. İçinde güçlü bir his vardı ve bunu tekrar tekrar söylüyordu:
"Benim kutumda 750 bin TL var."

Kalbi devam etmesini istiyordu. Mantığı ise 500 TL ihtimalini hatırlatıyordu.
Eşi Cemil kararını etkilemek istemedi. "Canın nasıl isterse" diyerek bütün sorumluluğu ona bıraktı.
Bu rahatlatıcı cümle, Tuğçe'nin işini kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırdı.
Çünkü o anda yanlış bir karar verecek olursa suçlayabileceği kimse kalmayacaktı.

MURAT ABİ BU KEZ KUTULARI DEĞİL, MAAŞLARI HESAPLADI
Gecenin başında kutulara para koklatan Murat abi, bu kez oldukça ciddi bir hesapla söze girdi.
345 bin TL'yi aylık gelirler üzerinden değerlendirdi. Bu paranın birçok kişinin aylarca, hatta yıllarca çalışarak kazanabileceği bir tutar olduğunu söyledi.
Ardından Tuğçe'ye riski bırakması için seslendi:
"Al o parayı."
Diğer yarışmacılar da aynı fikirdeydi. Masanın etrafından "Şu anda cebinde garanti para var" sözleri yükseliyordu.
Tuğçe ise bir yandan onları dinliyor, bir yandan 750 bin TL'nin kendi kutusunda olduğuna inanmayı sürdürüyordu.
Bir ara, "Bana kalsa kutuma giderim" dedi.
Ardından çocuklarına baktı.
İşte o bakış, gecenin yönünü değiştirdi.

KIRMIZI BUTONA ÇOCUKLARI İÇİN BASTI
Esra Erol teklifi son kez tekrarladı:
345 bin TL.
Stüdyoda müzik yükseldi. Yarışmacılar sessizleşti. Tuğçe'nin eli butona yaklaştı ancak yüzündeki kararsızlık kaybolmadı.
Kendi kutusuna güveniyordu. Fakat çocukları için garanti parayı bırakmak istemiyordu.
Bir süre ailesine baktı, ardından derin bir nefes aldı.
"Bana kalsa devam ederdim ama onlar için…" dedi.
Cümlesinin sonunu getiremeden elini kırmızı butona indirdi:
"Varım!"
Alkışlar yükselirken Tuğçe'nin yüzünde hem rahatlama hem de "Acaba?" duygusu vardı. Çünkü karar verilmiş olsa da 20 numaralı kutunun içi hala bilinmiyordu.

TUĞÇE 750 BİN TL'YE TAKILDI, KUTU BÜYÜK ŞAKAYI SONA SAKLADI
Tuğçe masanın karşısına geçtiğinde hala aynı şeyi düşünüyordu.
Kutudan 750 bin TL çıkarsa üzülmeyeceğini söylüyor, ancak o ihtimali zihninden de atamıyordu.
Sonucun ne olacağından bağımsız olarak yarışmada güzel dostluklar kurduğunu anlattı. Para için gelmediğini, hayatındaki yoğunluktan biraz uzaklaşmak ve farklı bir deneyim yaşamak istediğini söyledi.
Ardından geri sayım başladı.
10, 9, 8…
Tuğçe nefesini tuttu.
3, 2, 1…
Esra Erol kutunun kapağını kaldırdı.
Ekranda görünen rakam yalnızca üç haneliydi:
500 TL.
Tuğçe bir anda yerinden sıçradı. Stüdyo alkış ve çığlıklarla ayağa kalktı.
Dakikalar boyunca 750 bin TL olduğuna inandığı kutunun içinden 500 TL çıkmıştı. Bankanın 345 bin TL'lik teklifini kabul eden Tuğçe, böylece kutusunun değerinden 344 bin 500 TL daha fazla kazanmıştı.

750 BİN TL YAN MASADAN ÇIKTI
Gecenin son küçük oyunu ise henüz bitmemişti.
Muhammed'in 15 numaralı kutusu açıldığında içinden 750 bin TL çıktı.
Tuğçe'nin bütün gece kendi kutusunda olduğuna inandığı büyük tutar, aslında hemen yanındaki yarışmacılardan birinin önünde bekliyordu.
Esra Erol, Tuğçe'nin o turda Muhammed'in kutusunu seçmesi halinde bankanın teklifinin yükselme ihtimali olduğunu söyledi.
Ancak artık kimse uzun uzun "Ya devam etseydi?" hesabı yapmıyordu.
Çünkü Tuğçe, 500 TL'lik kutusunu 345 bin TL'ye satmıştı.
Geceye titreyerek başlayan Karadeniz kadını, ailesine sarılarak ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle masadan kalktı. 750 bin TL başka bir kutudan çıkmıştı ama gecenin en kazançlı sürprizi yine 20 numaralı kutunun içinden gelmişti.
ALTAN'IN GECESİNDE GERİLİM VE KAHKAHA BİRBİRİNE KARIŞMIŞTI
"Var Mısın Yok Musun"un önceki bölümünde 14 numaralı kutuyla yarışan Altan Akbaş, büyük ödüllerin peş peşe elendiği zorlu geceden 225 bin TL ile ayrılmıştı. Kırmızı butona uzanan yol yalnızca gerilim değil, Altan'ın taklitleriyle yükselen kahkahalar da getirmişti.
İlk turlarda yüksek tutarlı kutuların açılmasıyla dengeler hızla değişmişti. 2 milyon TL, 3 milyon TL ve iki adet 5 milyon TL oyundan çıkmış, ilerleyen bölümde 1 milyon TL'nin de elenmesiyle Altan'ın işi daha da zorlaşmıştı.
Altan Akbaş, 14 numaralı kutuyla yarışmıştı.
TAKLİTLERİ STÜDYODAKİ BASKIYI BİR ANDA DAĞITMIŞTI
Kutular açıldıkça gerilim yükselirken Esra Erol, Altan'ın eğlenceli yönünü ortaya çıkarmıştı. Takvim'in haberine göre genç yarışmacı, önce İhsan'ın yüksek ödüller elendiğinde yaptığı motivasyon konuşmalarını canlandırmıştı.
"Abla üzülme. Orada iki tane 5 milyon daha var."
Altan daha sonra Feyzanur'un bakışlarını, duruşunu ve konuşma tarzını taklit etmişti. Gerçeğine oldukça benzeyen canlandırmalar stüdyoda alkış ve kahkaha koparmıştı.
DÖRT KUTU KALDIĞINDA TABLO İKİ UCA AYRILMIŞTI
Altıncı turun sonunda para ağacında birbirinden çok farklı dört tutar kalmıştı:
Banka, Altan'ın 14 numaralı kutusu için 225 bin TL teklif etmişti. Genç yarışmacı karar vermeden önce ailesine dönmüş, dayısının risk hesabını dikkatle dinlemişti.
Dayısı, açılacak yüksek tutarlı bir kutunun yeni teklifi aşağı çekebileceğini söylemişti. Altan da yarışmadan eli boş ayrılma korkusunu göz önünde bulundurarak risk almamıştı.
Altan Akbaş, 225 bin TL'lik teklifi kabul etmişti.
KIRMIZI BUTONA BASTI, ASIL SÜRPRİZ KUTU AÇILINCA GELDİ
Stüdyodaki sessiz bekleyişin ardından Altan elini kırmızı butona götürmüş ve "Varım" diyerek 225 bin TL'lik teklifi kabul etmişti.
Kararın ardından gözler bu kez 14 numaralı kutuya çevrilmişti. Geri sayım tamamlandığında kutudan 10 bin TL değerinde D&R hediye çeki çıkmıştı.
Altan, 10 bin TL'lik kutusunu bankaya 225 bin TL'ye satmıştı.
Böylece Altan, kutusunun değerinden 215 bin TL daha fazla kazanmıştı. Sonucu büyük bir sevinçle karşılayan genç yarışmacı, arkadaşlarına teşekkür ederek stüdyodan 225 bin TL ödülle veda etmişti.
(Haberde yer alan görseller ATV ve Takvim Foto Arşivi'ne aittir.)
Var Mısın Yok Musun ile atv ekranlarında heyecan devam ediyor!
Altı Üstü İstanbul sınırları aşıyor!