CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR

BEKİR HAZAR

Babacığım huzura erdi

Eklenme Tarihi 31 Mart 2013
Ağabeyim Amerika'dan kesin dönüş yaptı.
Birlikte bir cenazeye katıldık.
Yakın arkadaşı uyardı;
"Sen yıllardır Amerika'daydın.
Bilmezsin buraları.
Tabutu omzuna aldığında dikkat et.
Yankesiciler cirit atıyor cenazelerde.
En kolay soygun eller havadayken...
Tabut taşınırken yapılıyor.
Cüzdanına sahip çık."

* * *
Sol omzumda ölüm var.
Sağ cebimde de yaşam.
Babamı kaybettik önceki gün.
Gasilhanede yıkanacak.
Arabadan kaldırdık tabutu.
Sol omzuma aldım.
Cami bahçesinde yürüyoruz.
Sağ cebimde telefon çaldı acı acı.
İki elimle tabutu tutuyorum.
Telefon durmuyor.
Babamı hissediyorum bir tarafta.
Ölümle tanışmış
Sağ cebimde taciz eden telefonsa...
Yaşamın ta kendisi.
Tabutu indirdiğimizde...
Durmak bilmeyen telefonu açtım.
"Abi projelerim var...
Görüşmek istiyorum"
diyordu o ses.
Yaşamın ta kendisiydi.
Ona omzuma aldığım ölümü anlattım.
Toz oldu kaçtı, hattan.

* * *
Sabahtan mezarlığa uğradım.
Mezarcı çalışıyordu.
Babamın mezarını kazıyordu.
Bir insan boyunda olması...
Derin kazılması makbulmüş.
Rica ettim mezarcıya;
"Biraz derin kaz" diye.
Cebimden para çıkardım.
"Al bu da hediyen" dedim.
Yüzüme baktı ters ters.
"Onu alamam. Hem yasak...
Hem de doğru değil"
dedi.
Alışık olmadığımız bir manzaraydı.
Demek ki defin hizmetleri aşmıştı.
İstanbul Büyükşehir Mezarlıklar Müdürlüğüne...
Küçükçekmece Mezarlıklar Müdürlüğü'ne...
Herkese teşekkür ediyorum.

* * *
Cenaze namazı kıldık.
Babamın tabutu önümdeydi.
Omzuma almak istedim hemen.
Koluma biri girdi.
"Beş arkadaş cenaze hizmetlerindeyiz.
Ter döktük baban için"
dedi.
Ben tabutu kaldırma derdindeyim.
Adam kolumu bırakmıyor.
Elimi cebime attım.
İlk çıkan parayı verdim.
50 liraydı.
Adam bozuldu "Yetmez abi" dedi.
Lanet olsundu.
Babamı omuzlamışlardı.
Cenaze gidiyor, ben kaçırıyordum.
100 lira daha verdim adama, gitti.
Saatler sonra düşündüm.
O adam cenaze işlerinde hizmetli değildi.
Mezar kazıcısı dışında hizmetli yoktu.
Çünkü tüm hizmetleri biz kendimiz halletmiştik.
Adam cenaze soyguncusuydu.
Tam babamı omuzlayacakken beni soymuştu.
Ellerim de havada değildi üstelik...

* * *
Soyulduktan sonra...
Tam tabuta yöneliyordum ki...
Bir arkadaşım sarıldı hararetle bana.
Kulağıma fısıldadı;
"Acını paylaşıyorum."
Sonra ekledi; "Televizyon projemiz var.
Hafta içi sana uğramak istiyorum
."
La havle vela kuvvete...
Hıncal Uluç da yazmıştı önceki gün.
"Cenazede bana maç kaç kaç biter diye soruyorlar.
Hadi bizi bırakın ölülere de saygı yok"
diye...

* * *
Babamın tabutunu taşıyamadım.
Soyguncular ve saygısızlar yüzünden.
Canım babam...
Soygunculardan da saygısızlardan da...
Bu kötülük dünyasından da kurtuldu gitti.
Allah rahmet eylesin.
Arayıp acımızı paylaşan...
Onu omuzlayan, ardından Fatiha okuyan...
Bizi yalnız bırakmayan tüm büyüklerimize ve...
Tüm saygılı dostlara sonsuz teşekkürler.