Başkan Erdoğan'dan İSEDAK toplantısında önemli açıklamalar

Başkan Erdoğan'dan İSEDAK toplantısında önemli açıklamalar
25.11.2020 14:36

Son dakika haberleri... Başkan Recep Tayyip Erdoğan 36. İSEDAK toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan "(Kovid-19) Bu salgın bize din, dil, ırk ayrımı gözetmeden tüm insanlığın aynı kaderi paylaştığını, aynı gemide olduğunu hatırlattı." dedi. Batıdaki İslam düşmanlığına da sert tepki gösteren Erdoğan, 2. Dünya Savaşı'nı hatırlatarak, "O zaman da Musevilere ne yapılıyorsa bugün de Müslümanlara o yağılıyor" ifadelerini kullandı.


Son dakika haberleri... Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden canlı bağlantı ile katıldığı İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi 36. Bakanlar Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:
Bu sıkıntılı dönemi en az zararla atlatıp önümüzdeki toplantıları yüz yüze gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz.

Mevladan bizi bu virüs musibetinden bir an önce kurtarmasını niyaz ediyorum. Merhum Şeyh Sabah uzlaştırıcı şahsiyeti ile tüm bölgeye etki etmiş önemli bir liderdi.

Bizler her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna inanan insanlarız. Yaşadığımız her hadiseyi imtihan vesilesi görürüz. Kovid-19'da da karşılaştığımız sıkıntılarda hepimizin çıkaracağı dersler vardır. Bu salgın bize din, dil, ırk ayrımı gözetmeden tüm insanlığın aynı kaderi paylaştığını, aynı gemide olduğunu hatırlattı Planlı hareket etmenin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir.

Sağlık boyutunun yanı sıra salgının ekonomik etkilerini azaltmak için elimizdeki imkanları seferber etmeliyiz. Turizm salgının en çok vurduğu sektörlerin başında geliyor.

İSEDAK kapsamında üye ülkeler arasındaki ticaretin artırılmasına yönelik atacağımız adımların önemini vurgulamak istiyorum.

İstanbul Tahkim Merkezi'nin kurumsal yapısını tamamlayabilmek için gerekli kurulların yapılmasını da hızlandırmalıyız.

Tüm çabalarımıza rağmen ülkelerimiz arasında arzu ettiğimiz koordinasyonu gerçekleştiremedik. Müslümanlar olarak bu sene sadece salgınla değil, Batı ülkelerinde yükselen İslam düşmanlığı ile de mücadele ediyoruz. Evler okullar hemen her gün neo-nazilerin saldırısına maruz kalıyor. Müslüman kadınlar hakarete ya da fiili tacize uğruyor.

Peygamberimize yönelik alçakça saldırılar düzenleniyor. İslam ve Müslüman düşmanlığı kimi Avrupa ülkelerinde devlet başkanı nezdinde himaye edilen bir politikaya dönmüştür. Nefret furyasında sadece Müslümanlar değil etnik kimliği, dini, dili farklı olan diğer kesimler de nasibini almaktadır.

2. Dünya Savaşı öncesinde Avrupa'daki Musevilere karşı yürütülen linç ve nefret kampanyasının aynısına bugün Müslümanlar muhatap olmakta. 1940'ların Yahudileri gibi bugün Müslümanlar ötekileştirilmekte, medya eliyle bir günah keçisi haline getirilmektedir.

Hukuk ve demokrasi içinde Batı'yı veba gibi saran ırkçılıkla mücadele etmek zorundayız. Bunun yolu da güç birliği yapmamızdan geçiyor. İslam ülkeleri olarak ne kadar çok üretirsek sözümüzün ağırlığı da o kadar artacaktır. Katma değerli üretim ve ticarete dönük adımlarımızı sıklaştırmalıyız.

Milli paralarla ticaret gibi ekonomimiz ve ticaretimiz üzerindeki kur baskını ortadan kaldıracak özgün çalışmalara hız vermeliyiz.

Koronavirüs salgınının başlangıcında İSEDAK Başkanı olarak tüm üye devlet başkanlarına mektup yazarak bu sıkıntılı süreçten daha da güçlenerek çıkacağımızı dile getirmiştim. İSEDAK Kovid müdahale planının başarılı olmasını diliyorum.

Talep eden tüm ülkelere tıbbi malzeme ve ekipman desteğinde bulunduk. 156 ülkeye yardımlarımızı ulaştırdık.

Kudüs'e sahip çıkmak için İSEDAK kapsamında yeni bir proje başlattık.

Filistinli kardeşlerimizin refahını arttıracak bu programa üye ülkelerin de gereken desteği vereceğini düşünüyorum.