
Adliyedeki savcı saldırısına müdahale eden çaycı konuştu: "Şaka yapıldığını zannettim"
Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde bir savcının hakime yönelik silahlı saldırısına müdahale ederek facianın önüne geçen hükümlü çaycı Yakup Karadağ, o dehşet anlarını ve yaşadığı gururu anlattı. Odadan gelen yardım çığlıklarına kayıtsız kalamayarak ikinci ateş denemesini engellediğini belirten Karadağ, bir kadına yapılan saldırı karşısında her insanın yapması gerekeni yaptığını ifade etti. Topluma kazandırılma sürecinde olan bir hükümlü olarak kendisine verilen şansın önemine değinen kahraman çaycı, benzer bir durumla nerede karşılaşsa yine aynı müdahaleyi yapacağını vurguladı.
Kartal Bölge Adliye Mahkemesi'nde savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan'ın hakim Aslı Kahraman'a ikinci kez ateş edeceği sırada müdahale eden Kartal Açık Cezaevi'nde hükümlü olup, adliyede görevlendirilen çaycı Yakup Karadağ konuştu. Karadağ "Aslı hakimin odasına girdiğimde böyle bir olayla karşılaştım. Orada bir kadının yardım istemesi üzerine benim duruma kayıtsız kalmamam gerekiyordu. Elimden gelen gayreti gösterdim, müdahale ettim. İlk başta yardım istendiğinde şaka yapıldığını zannettim. Öyle bir yerde, bir hakim hanıma, bir kadına kimsenin saldırabileceğini düşünmemiştim."dedi.

SAVCI HAKİME ATEŞ ETTİ
Olay, 13 Ocak'ta 13.00 sıralarında, Kartal Bölge Adliye Mahkemesi'nde meydana geldi. Anadolu Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, 23. Ceza Dairesi Hakimesi Aslı Kahraman'a, odada oturdukları sırada silahla ateş etti. Kahraman, kasık bölgesinden yaralandı.

HÜKÜMLÜ OLAN ÇAYCI KARADAĞ SAVCININ İKİNCİ KEZ TETİĞE BASMASINI ENGELLEDİ
Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olup bu kapsamda adliyede görevlendirilen çaycı Yakup Karadağ, Kılıçaslan'ın ikinci kez ateş etmesini engelledi. Kahraman hastaneye kaldırılırken, Savcı Kılıçaslan gözaltına alındı. Savcılıkta ifadesi tamamlanan Kılıçaslan 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan tutuklandı.
'HAKİM HANIMA, BİR KADINA KİMSENİN SALDIRABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEMİŞTİM'
Yakup Karadağ, "Yaklaşık üç aydır bu bölgede görev yapmaktayım. O gün de boşları toplamak için bazı hakimlerin odasına gidiyordum. Aslı hakimin odasına girdiğimde böyle bir olayla karşılaştım. Orada bir kadının yardım istemesi üzerine benim duruma kayıtsız kalmamam gerekiyordu. Orada da elimden geldiği gayreti gösterdim, olaya müdahale ettim. İlk başta yardım istendiğinde bile şaka yapıldığını zannettim. Öyle bir yerde bir hakim hanıma, bir kadına kimsenin saldırabileceğini düşünmemiştim. Yardım istedi. Ben de bu yardıma, kayıtsız kalamazdım. Sonuçta beni de doğurup büyüten, kollayan bir kadın. Ben o anda olayın çok fazla anlayamadım. Yönetimimiz olsun, buradaki hükümlü arkadaşlarımız olsun hepsi beni çok güzel karşıladılar. Hepsi beni gönülden tebrik ettiler, bununla gurur duyduklarını söylediler. Tabii ailem de, çevrem de hepsi benimle gurur duyduğunu söylediler" dedi.

"'BİR YARAR SAĞLADIYSAM ŞÜKÜRLER OLSUN"
Yakup Karadağ, "Hükümlüler hayata bir sıfır geriden başlıyor. Ama imkan verildiğinde bir şekilde topluma yararlı olabileceğimizi, ki orada da topluma yararlı bir iş yapıyoruz sonuçta çay ocağı işletiyoruz. Bir yarar sağladıysam şükürler olsun. Bence önyargılı bakmamak lazım. Sonuçta birçok arkadaşımız buraya gelmek istemez. Bazen asla kader, habersizce gelebiliyor. Dışarıdaki özgür insan da hükümlü adayıdır. Bunun hiçbir yerde garantisi yok. İnsanlar zamanla burada yaşadığı olayları düşünüyor, bir şekilde eğitim de alıyorlar burada. Ben de kapalıdan açığa geçiş yaptım. Oradan bir eğitim aldım. Erken iyileştirmelerden açığa alındım. Orada da sonuçta bir çaba gösterdim. Orada da kurslara katıldım. İş Kurumu yurtlarıyla yine çalıştım. Burada da tekrar beni gözlemlediler. Hakim ve savcıların olduğu bir yerde, hepsi de toplumun saygın insanları. Bir yere görev verdiler. Ben de elimden geldiği kadar o görevi yerine getirdim. Bize imkan verildiğinde, arkadaşlarımıza imkanlar, şanslar verildiğinde topluma, ailesine, vatanına faydalı bir birey olacaklardır" diye konuştu.

'DIŞARIDA OLSAYDIM YİNE AYNI ŞEYİ YAPARDIM'
Karadağ,"Burası insanlara karşı daha sakin, daha merhametli olmamı; insanları kırmamaya özen göstermemi ve insanlarla daha iyi iletişim kurabilmemi sağladı. Bunun yanında iş konusunda da ciddi bir disiplin kazandım. Benim bölgemde sadece Aslı Hakim yoktu. Yaklaşık yüz kişiye yakın hakim vardı ve ben hepsini tanıyordum. Aslı Hakimi de bu şekilde tanıyordum. Diğer şahsı ise tanımıyordum; unvanını da bilmiyordum. Daha önce birkaç kez görmüş olabilirim ama dediğim gibi, görevini ya da konumunu hiçbir şekilde bilmiyordum. Benim çay ocağındaki görev alanım o bölgeyi kapsıyordu. Oradaki hakimlerin tamamını tanıdığım gibi Aslı Hakimi de bu kapsamda tanıyordum. Hükümlülere bir şans verildiğinde iyi şeyler yapabileceklerine inanıyorum. Dışarıda olsaydım bile yine aynı şeyi yapardım diye düşünüyorum. İnsanlara mutlaka bir şans verilmesi gerektiğine inanıyorum"dedi.









