
A Haber Ekibi İsrail'de alıkonuldu: Emine Kavasoğlu 3 saati anlattı
A Haber muhabiri Emine Kavasoğlu ve kameraman Niyazi Kurt, İsrail'de İran saldırılarını canlı yayınla izleyicilere aktardıktan dakikalar sonra İsrail polisi tarafından alıkonuldu. Yaklaşık 3 saat boyunca kimlik, pasaport ve GPO basın kartlarına el konulan A Haber ekibi, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin bekletildi. Muhabir Emine Kavasoğlu, o anlara ilişkin çarpıcı ayrıntıları canlı yayında aktardı.
A Haber ekibi, Petah Tikva bölgesinde yayınlarını tamamlayıp Tel Aviv'e dönmek üzere araca bindiği sırada bir İsrail polis aracı önlerini kesti. Kavasoğlu, ilk temasta polisin son derece sert davrandığını, vücut diliyle mesafe koyduğunu aktardı. Ekip GPO basın kartlarını ve pasaportlarını ibraz etmesine karşın tüm kimlik belgelerine el konuldu.
"Tutuklu Değilsiniz Ama Gidemezsiniz"
Rutin bir kimlik kontrolü olduğunu düşünen A Haber ekibi, bekleme süresinin 1 saati ardından 2 saati geçtiğini görünce durumun ciddiyetini kavradı. İngilizce bilmeyen polisle iletişim kurmak için telefon çevirici uygulamasına başvurmak zorunda kalan Kavasoğlu ve Kurt'a yöneltilen yanıt son derece dikkat çekiciydi: "Tutuklu değilsiniz, gözaltında da değilsiniz; ama buradan ayrılamazsınız." Ekibin telefonlarını kullanmasına bile uzunca süre izin verilmedi.
Türk Ekip Olduklarını Öğrenince Tutum Belirgin Biçimde Değişti
Kavasoğlu, yıllar içinde bölgede yaptığı habercilikte Türk olduklarının anlaşılmasının tutumu belirgin biçimde etkilediğini ifade etti. İsrail yetkililerinin bölgedeki gazetecileri anlık takip eden bir ihbar mekanizması işlettiğini, İran saldırılarını canlı yayınlayan A Haber ekibinin çevredeki kişiler tarafından polise ihbar edildiğini tahmin ettiğini de sözlerine ekledi.
İsrail'in Yabancı Basına Uyguladığı Kapsamlı Kısıtlamalar
İsrail'in yabancı basın mensuplarına ilettiği uyarılara göre İran füzelerini, hava savunma sistemlerini ve siren seslerini görüntülemek ya da yayınlamak yasak. GPO kartı alan gazeteciler bir WhatsApp grubuna dahil ediliyor; ancak bu grup üzerinden yalnızca Netanyahu'nun üs ziyaretleri ve basına yönelik kısıtlamalar duyuruluyor. İsrail yetkilileri tarafından yalnızca önceden "temizlenmiş" bölgelerin, günler sonra ve izin verildiği takdirde görüntülenmesine olanak tanındığı da öğrenildi.
Kavasoğlu: "Hiçbir Yer Vurulmamış Gibi Davranmamız İsteniyor"
A Haber muhabiri Kavasoğlu, İsrail'deki bilgi karartmasını çarpıcı sözlerle özetledi. Tel Aviv çevresinde füzelerin düştüğü, Ben Gurion Havalimanı'nın hedef alındığı görülmesine karşın vurulduğu belirlenen noktalara gidildiğinde oraları görüntülemek de engelleniyor. Sosyal medyadan bölge sakinlerinin paylaştığı görüntüler teyit edilse de profesyonel kamera bu noktalara sokulmuyor. Kavasoğlu, "Sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi anlatmamız isteniyor; ama bir savaş yaşanıyor ve biz bu savaşın bir cephesindeyiz. Yaşananları göstermek zorundayız" dedi.
Körfez ve Ürdün'deki ABD Üslerine de Saldırı İddiaları
Öte yandan edinilen bilgilere göre İran'ın saldırıları yalnızca İsrail'le sınırlı kalmadı. Körfez'deki Amerikan üslerinin ve Ürdün'deki ABD radar sistemlerinin de İran füzeleriyle hedef alındığı öne sürüldü. Söz konusu radarların etkisiz hale getirilmiş olması, İran'ın belirli hedefleri yüksek hassasiyetle vurabileceğine işaret ettiği şeklinde değerlendiriliyor.









