Kahramanmaraş'taki 7.7 ve 7.6'lık depremler sonrası seçim ertelenir mi? Siyasi yağmacılara sert tepki: AK Parti'den net açıklama
Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve asrın felaketi olarak ifade edilen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler sonrası 14 Mayıs'ta yapılması planlanan seçimlerin iptal edilip edilmeyeceği siyaset kulislerinde tartışılmaya başlandı. Enkaz üzerine siyaset yapan 'siyasi yağmacılar' kirli algı operasyonları ile sürece dahil oldu. Söz konusu duruma AK Parti kanadından çok net yanıt geldi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Şu anda biz yaraları sarmanın mücadelesini veriyoruz. Seçimle ilgili herhangi bir şey konuşmayı çok yanlış buluruz" ifadelerini kullandı. Sabah Gazetesi yazarı Yavuz Donat da "Depremden, enkazdan, acılardan oy çıkarmaya çalışmak siyaset değildir. Böyle bir siyasetin kimseye yararı olmaz." dedi. Seçimin ertelenmesiyle ilgili süreci de anlatan Donat, "Şimdi... Erteleme için... Meclis'in toplanması ve Anayasa'nın bu maddesini değiştirmesi şart" şeklinde konuştu.
''Asrın felaketi'' olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinde tüm Türkiye tek yürek oldu. Devlet tüm kurumlarıyla seferber olurken CHP'nin başını çektiği kirli muhalefet siyasi yalan ve iftiralarla siyasi yağmacılık yaptı.
Muhalefetin ve bazı provokatif sosyal medya hesaplarının iplikleri çok geçmeden pazara çıktı.
Kifayetsiz muhterislerin deprem bölgesinde oy için gerçekleştirdiği kirli algı operasyonu sonrası 14 Mayıs'ta yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin ertelenip ertelenmeyeceği merak konusu oldu.
Takvim Kaynak Tercihleri 
"SEÇİMLE İLGİLİ HERHANGİ BİR ŞEY KONUŞMAYI ÇOK YANLIŞ BULURUZ"
Söz konusu duruma AK Parti kanadından çok net yanıt geldi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, enkaz üzerinde siyaset yapan muhalefet unsurlarının söylemlerine tepki gösterdi.
Çelik, şunları kaydetti:
"Şu anda biz canlarımızı enkazdan kurtarmanın derdindeyiz. Şu anda biz yaraları sarmanın mücadelesini veriyoruz. Canlarımızı kurtarmanın mücadelesini veriyoruz. Seçimle ilgili herhangi bir şey konuşmayı çok yanlış buluruz. Hiçbir şekilde doğru bulmayız. Bugün tek gündemimiz var. Bu canlarımızı nasıl kurtarırız. Bu yaraları nasıl sararız. Dışarıda evsiz kalmış vatandaşımızın yanında olmaya nasıl devam ederiz. Bu afetle verdiğimiz mücadeleyi sahadan hiç ayrılmadan nasıl sürdürürüz... Onun dışında seçim ya da başka bir şeyin konuşulması söz konusu bile değil. Cenazelerimizi defnederken, yaralı insanımıza sahip çıkarken böyle bir şeyi hiçbir şekilde konuşmayız. Bu tip konuşmaların da bizimle bir ilgisi yoktur."

AK PARTİ'DEN AÇIKLAMA: "TOZ ZERRESİ KADAR BİLE KONUŞMADIK"
AK Parti'nin seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz da böyle bir durumda seçim konuşulmadığını belirtti.
Yavuz, "Biz şu an can kurtarma derdindeyiz. Şu ana kadar seçimle ilgili herhangi bir şeyi toz zerresi kadar bile konuşmadık. Bunu konuşmaya utanırız." dedi. Bütün partililerin deprem bölgesinde olduğunu belirten Yavuz, "Bu felaketin ortasında bunu konuşmak abesle iştigal, giden canlarımıza hakarettir. Bunu konuşanlar kafaları bulandırmaya çalışıyorlar." şeklinde konuştu.
ÇAMUR SAHADA MAÇ OYNANIR MI?
Öte yandan Sabah Gazetesi yazarı Yavuz Donat, bugün kaleme aldığı "Çamur sahada maç oynanır mı?" başlıklı köşe yazısında seçimler ertelenmesiyle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Donat, "Seçim mitingi... Düşünmesi bile ürkütücü... Depremin izleri, acıları, yaraları yürekleri yakarken... Seçim kampanyası olacak... Mitingler yapılacak... Seçim otobüslerinde partilerin seçim şarkıları çalınacak." dedi.
İşte Donat'ın bugünkü yazısı:
Yüzyılın depremi... Büyük yıkım... Enkaz... Gözyaşı seli... Feryat... Yara kanamaya devam ediyor... Çadırda hayat... Suların durulması, ortalığın sakinleşmesi zaman alacak.Ve... Günün sorusu... Deprem bölgesinde... Soran sorana:
- Bu şartlarda seçim olur mu?
Evet... Milyonları etkileyen, insanların köyünü kentini terk edip başka şehirlere taşındığı bir süreçte... Tertemiz... Bembeyaz... Şaibesiz... Tartışmasız... Lekesiz bir seçim yapılabilir mi?

***
Sırasını bekleyen gündem
Yüksek Seçim Kurulu ne diyor?
Seçmen listeleri nasıl güncellenecek?
Depremde... Kim öldü, kim hayatta?
Göç sonucu... Hangi seçmen, hangi ile kaydı?
Konteyner yerleşimlerde... Çadır mahallelerde... Seçim sandığı nerelere konulacak?
Seçim güvenliği nasıl sağlanacak?
Bu konular/sorular, siyasetin gündemine, ne zaman girecek?

***
Lütfen
Siyasetçilere... Çeşitli kurumların kalabalık heyetlerine... Bir çift sözümüz var.
Bölgeye bir süre gelmeseniz.
Zira... Sizler gelince... Karşılayanlar... Konvoy... Korumalar... Protokol... Size yaklaşmaya çalışanlar... Görevlilerin işi zorlaşıyor.
Ortalık biraz sakinleşsin... Enkaz kalksın... Sonra gelirsiniz.

***
Yumrukları gevşetme zamanı
Depremin ilk gününden bu yana sahadayız... Deprem bölgesinde Rus da var, Fransız da.
Yunanistan'dan gelen ekip... Ermenistan... Can Azerbaycan'dan gelenler... Koreli... Alman... Herkes yaraları sarmanın gayreti içinde.
Ermeni ile Azeri'nin aynı enkazda işbirliği halinde ter döktüğünü görünce... Sormadan edemiyoruz:
Bizim büyüklerimiz... Siyasetçilerimiz... Parti rozet ve şapkalarını bir kenara bırakıp şu deprem ortamında neden bir araya gelemiyorlar?
Şimdi değilse... Ne zaman?
Dünyaya örnek olacak... Türkiye'nin gergin ortamını yumuşatacak liderler zirvesi neden yapılamıyor?
Bazı liderlerin, Külliye alerjisi olabilir... Zirve Külliye'de değil, Çankaya Köşkü'nde toplanır... İkisi de sonuçta milletin evi değil mi?
Yedi kat yabancının... Sürtüştüğümüz yabancı devlet adamlarının bize el uzattığı şu kritik günlerde... Siyasetçilerimize, sıkılı yumruk yakışıyor mu?

***
Büyük düşünmek
Konuya günlük siyasetin dar penceresinden bakmak... Yanlış. Şu parti... Bu parti... Cumhur İttifakı... Millet İttifakı açısından değerlendirmeler... Yanlış.
Deprem kargaşasında seçim olursa şu ittifakın işine yarar... Ertelenirse öteki ittifakın... Bu tür analizler... Yanlış.
Gün... Küçük hesapları bir kenara bırakma günü.
Gün... Büyük düşünme günü.
Ve... Bir soru daha:
Partiler... Seçmen... Sivil toplum kuruluşları... Kanaat önderleri... Akademi dünyası... Kamuoyu... Büyük düşünmeye hazır mı?

***
Anayasa ve ötesi
Anayasa açık ve net... "Savaş hali dışında seçim ertelenemez."
Şimdi... Erteleme için... Meclis'in toplanması ve Anayasa'nın bu maddesini değiştirmesi şart.
Bunun için de uzlaşma gerekir... Büyük uzlaşma.
İktidar ve muhalefetin uzlaşması.
Ve... Günün ikinci sorusu:
Türk siyaseti böyle bir uzlaşmayı başarabilir mi?

***
Seçim mitingi... Düşünmesi bile ürkütücü...
Depremin izleri, acıları, yaraları yürekleri yakarken...
Seçim kampanyası olacak... Mitingler yapılacak... Seçim otobüslerinde partilerin seçim şarkıları çalınacak.
Bu şartlarda, böyle bir dönemde, seçim kampanyası, mitingler nasıl yapılabilir? Seçim, demokrasi şölenidir... Şenliktir... Düğündür... Bayramdır.
Deprem yarası kanarken, bayram yapılır mı?
***
Enkazda oy aramak
Kahramanmaraş... Hatay... Osmaniye... Adıyaman... Depremin yıktığı her yerde... Milletin morali bozuk... Psikoloji allak bullak.
Manisa... Bursa... İstanbul... Kayseri... Yurdun her yerinden... Yabancı ülkelerden gelen yüzlerce ekip... Gece-gündüz... "Enkazdan canlı çıkarabilir miyiz?" diye çalışırken... Depremden, enkazdan, acılardan oy çıkarmaya çalışmak siyaset değildir.
Böyle bir siyasetin kimseye yararı olmaz.
Siyasetçi... Üç beş fanatik/ militandan aferin alma uğruna küçük düşünmemeli... Kendisini küçültmemeli.

***
Yakışmıyor
Hatay'da gördük... Bir Mercedes... Plakasız.
Plaka yerinde bir yazı var.
Bir siyasi partimizin il başkanlığı yazısı.
Osmaniye... Adana... Kahramanmaraş'ta da benzer araçlar gördük... Parti araçları.
Hangi parti olursa olsun... Bunlar doğru şeyler değil... Ayıp oluyor... Yakışmıyor.
***
Eğer bozuksa maya...
Geçmişte de oldu... Depremlerde... Sellerde... Afetlerde...
Felaketi kazanç kapısına çevirenler... Yağmacılar...
Hırsızlık yapanlar.
Dövseniz ne fayda... Cezaevine atsanız ne fayda.
Boşuna söylenmemiş... "Eğer bozuksa maya, ne ar kalır ne de hayâ."
Acı ama gerçek... Vicdanı tatile çıkmış... Mayası bozuk o kadar çok kişi var ki.
***
Kalpten kalbe
Kırıkhan'da Hüseyin Yayman bizi bekliyor... Osmaniye'de Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İsrafil Avcı... Antakya'da Mehmet Ali Kuseyri... Gideceğimiz daha pek çok yer var... Yolumuz uzun.
Neşet Ertaş usta, "Kalpten kalbe bir yol vardır, görünmez" diyor ya... Bizi bekleyen kalplerle buluşacağız.
Haftayı... Ve dünü özetleyecek olursak...
Panik aşılmış... Korku devam ediyor.
Çok kişi yeni deprem korkusundan evine giremiyor.
Bu korku... Bugünler geçecek... Engelleri yardımlaşarak aşacağız.
Milyonların ilgisi... Edirne'den Kars'a bütün Türkiye'nin desteği... Bu kış soğuğunda, deprem bölgesini ısıtıyor.
Gün kavga günü değil, kucaklaşma günü.
Millet... Bunun öncülüğünü de oy verdiği siyasetçilerden bekliyor.
Zaman... Savaş baltalarını gömme... Nefret söylemini kesme zamanı.




