Başkan Erdoğan BM'den vurdu, siyonistler kudurdu! Katz'a okkalı cevap... Rum'u tutan kaşıntı
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, BM'de İsrail'in işlediği devlet terörünü ifşa edip soykırımcı zihniyetin maskesini Sezai Karakoç'un şiiriyle düşürdü. Bu sözler, Tel Aviv'deki soykırımcıların ayarını kaçırdı. Katil Israel Katz rezil sözlerle Başkan Erdoğan'ı hedef aldı. Mekke Anlaşması üzerinden Ankara'yı kışkırtmaya kalkıp, PKK/YPG'yi akladı. Bunun üzerine Beştepe'den İsrail'e çok sert tepki geldi. Katz'ın seviyesiz ve hadsiz ifadeleri için "İsrail'in tarih önündeki soykırımcı sicilini de görünmez hale getirmiyor" denildi.
Küresel adaletsizliklere dikkati çekerek daha âdil bir düzen çağrısında bulunan Erdoğan, tüm uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni resmen tanımaya ve diplomatik ilişkiler kurmaya davet etti.
Erdoğan, İsrail'in devlet terörü işlediğini belirtti. Gazze, Kudüs ve Batı Şeria'daki mazlumların sesi oldu.
"Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var" deyip şu ifadeleri kullandı:
Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir... Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Batı Şeria'da yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Kudüs'te Müslüman ve Hıristiyanların kutsal mekanlara erişimi engelleniyor.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz rezil sözlerle Türkiye ve Başkan Erdoğan'ı hedef aldı (Fotoğraf: AA)
Başkan Erdoğan'ın BM'deki bu tarihi konuşması sonrası hem İsrail hem de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi küstah provokasyonlara soyundu.
'KATZ'IKSIZ PROVOKASYON!
Soykırımcı İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, rezil sözlerle Başkan Erdoğan'ı hedef aldı.
"Erdoğan bu hafta BM kürsüsüne çıkarak antisemitik ve kışkırtıcı bir konuşma yaptı" yaptı diyen Katz, PKK/YPG'lileri öne sürüp "İsrail Devleti güçlüdür ve kendisini korumayı bilir. Biz, onun bugün bile Türkiye'de zulmettiği Kürtler ve savunmasız insanlar değiliz" ifadelerini kullandı.
Katz'ın CIA ajanı Michael Rubin'le aynı dönemde Mekke Anlaşması üzerinden Ankara'yı kışkırtmaya kalkması sahnelenen derin ve sinsi oyunu gözler önüne serdi.
Katz'ın Başkan Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına Ankara'dan sert yanıt geldi (Fotoğraf: AA)
TÜRKİYE'DEN KATZ'A SERT TEPKİ: GAZZE'DE YAŞANANLARIN ÜZERİNİ ÖRTEMEZ
İsrail Savunma Bakanı Katz'ın Başkan Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan sert tepki geldi.
Duran, X hesabından yaptığı paylaşımda Katz'ın Başkan Erdoğan'a yönelik ifadelerini eleştirerek, söz konusu açıklamaların Gazze'de yaşananların üzerini örtemeyeceğini belirtti.
Duran, "İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Başkanmız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik seviyesiz ve hadsiz ifadeleri, Gazze'de yaşananların üzerini örtemediği gibi İsrail yönetiminin insanlık vicdanında ve tarih önündeki soykırımcı sicilini de görünmez hâle getirmiyor." ifadelerini kullandı.
Ankara, soykırımcılara okkalı bir yanıt verdi (Fotoğraf: Takvim Foto Arşivi)
"TARİH HER ZAMAN DİZİLERDEN ÖĞRENİLMEZ"
Katz'ın açıklamalarında Türk dizilerine de atıfta bulunmasına değinen Duran, "Katz'ın Türk dizilerine olan özel merakını anlıyoruz. Ancak kendisine küçük bir hatırlatmada bulunmak gerekiyor. Tarih, her zaman dizilerden öğrenilmez; milletlerin hafızasında ve insanlığın vicdanında yazılır." değerlendirmesinde bulundu.
Duran, Türkiye'nin Başkan Erdoğan'ın liderliğinde adalet, barış ve mazlumların sesi olmaya devam edeceğini belirterek, İsrail yönetiminin Gazze'deki eylemlerinin uluslararası toplumun ve hukukun gündeminde ağır suçlamalarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
"BİZ SUSSAK, TARİH SUSMAYACAK"
İletişim Başkanı Duran, paylaşımının sonunda Başkan Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmaya da atıfta bulunarak, "Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak..." ifadelerini kullandı.
Hristodulidis BM'de provokasyona soyunup Başkan Erdoğan'ın Kıbrıs ile ilgili açıklamalarına ʺİkiyüzlülükʺ demişti (Fotoğraf: Takvim Foto Arşivi)
KKTC'DEN GKRY'YE SERT TEPKİ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Nikos Hristodulidis'in Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayı ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerini şiddetle kınadığını bildirdi.
KKTC Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre Başbakan Üstel, Hristodulidis'in BM 81. Genel Kurulu'ndaki hitabına, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerine tepki gösterdi.
Üstel, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis'in, BM kürsüsünü kullanarak ana vatan Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sarf ettiği ifadeleri şiddetle kınıyorum." ifadesini kullandı.
Kıbrıs Türk halkının, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güçlü desteğiyle kendi yolunda, kendi iradesiyle ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğini vurgulayan Üstel, "Hristodulidis ve çevresinin, kimlerden destek alırlarsa alsınlar, Kıbrıs'ın gerçeklerini değiştiremeyeceklerinin" altını çizdi.
Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen olduğunu ve geleceğine başkalarının karar vermesine izin vermeyeceğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Kıbrıs'ta ikiyüzlülük aranıyorsa adresi bellidir: Güney Kıbrıs Rum liderliği ve onu koşulsuz biçimde alkışlayanlardır. Kıbrıs'ta işgal varsa o da Rumların 1960 Cumhuriyeti'ni gasbederek Kıbrıs Türk halkını kendi ortak devletinden dışlamasıdır. Kıbrıs'ta hukuksuzluk varsa o da Kıbrıs Türk halkına yıllardır uygulanan insanlık dışı ambargolar ve izolasyonlardır. Kıbrıs'ta zulüm varsa o da 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına reva görülen katliamlar, saldırılar ve sürgünlerdir. Kıbrıs'ta bugün huzur ve güvenlik varsa bu da 'işgalci' diyerek iftira attıkları Türk askerinin adadaki varlığı ve sağladığı güvenlik sayesindedir."
KKTC'den Başkan Erdoğan'ın hedef alan Nikos Hristodulidis'e sert tepki geldi (Fotoğraf: AA)
"ERDOĞAN'I HEDEF ALAN HADSİZ VE TERBİYESİZ İFADELERİNİ İADE EDİYORUZ"
KKTC Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da Hristodulidis'in Kıbrıs'taki Türk halkının 1963-1974'te maruz kaldığı zulüm, zorunlu göç ve ağır insan hakları ihlallerini tekrar görmezden gelerek uluslararası kamuoyunu manipüle etme geleneğini sürdürdüğü ve Türkiye'ye yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'in Birleşmiş Milletler'in 81'inci Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmasında, Kıbrıs konusuna ilişkin gerçekleri alışılageldiği üzere çarpıtmasını ve Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmasını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz."
Açıklamada, "Kıbrıs Türk halkının iradesini ve adadaki tarihsel gerçekleri yok sayan bu zihniyetin uluslararası hukuktan ve Birleşmiş Milletler Şartı'ndan söz etmesi, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) liderliğinin içinde bulunduğu durumun akıl almaz boyutlara ulaştığının kanıtıdır." değerlendirmesinde bulunuldu.
Hristodulidis'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik iddialarına da tepki gösterilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"GKRY liderinin, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz ve terbiyesiz ifadelerini aynen kendisine iade ediyoruz. Hristodulidis'in bu münasebetsiz üslubu, GKRY'nin ihtiraslarının nasıl bir akıl tutulmasına yol açabileceğini göstermektedir."
Açıklamada, Hristodulidis'in iddialarının Kıbrıs Adası'nda iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin mevcut olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği vurgulanarak federasyon modeline dönülmesi çağrılarının da GKRY'nin, KKTC'nin eşit statüsünü kabul etmeyen "uzlaşmaz ve maksimalist tutumu" nedeniyle sonuçsuz kaldığına işaret edildi.
Hristodulidis'in bu modele dönülmesi çağrısının, GKRY'nin statükodan yararlanmayı ve Kıbrıs Türk halkı üzerindeki baskı ve kısıtlamaları artırmayı sürdürme niyetini ortaya koyduğunun altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Kıbrıs konusuna dair bilinmesi gereken en temel gerçek, Ada'da yan yana yaşayan iki ayrı halk ve iki ayrı bağımsız ve egemen devletin varlığıdır. Ada'da kalıcı bir anlaşmaya varılabilmesi, Sayın Erdoğan'ın her vesileyle ve en son Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı hitaplarında bir kez daha vurguladığı üzere, uluslararası toplumun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünü kabul etmesinden geçmektedir. Kıbrıs Türkü'nü yok sayarak yürütülen politikalar geçmişte olduğu gibi gelecekte de başarısızlığa mahkum olmaya devam edecektir."



