Berat Albayrak’ın stratejisi küresel akım başlattı | Merkez bankalarında rota yerel altın kasaları
Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde hayata geçirdiği ABD, İngiltere, İsviçre kasalarındaki yaklaşık 350 ton altının Türkiye’ye getirilmesi stratejisi, artan küresel jeopolitik riskler ortamında dünya merkez bankalarına model oldu. Dünya Altın Konseyi 2026 anketine göre, ülkelerin altın rezervlerini kendi sınırları içine taşıma eğilimi rekor seviyeye ulaştı. Londra ve New York merkezli depolama sistemlerine güven azalırken, Hindistan 300 ton, Fransa 129 ton altınını kendi kasasına koydu. Almanya ile İtalya da benzer adımlar için hazırlık yapıyor. Küresel dolarsızlaşma süreci hızlanırken, Albayrak’ın yıllar önce sergilediği vizyoner öngörü, ülkelerin ekonomik bağımsızlık ve güvenli liman arayışında tarihi dönüm noktası olarak tescillendi.
Hızlı Özet Göster
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Berat Albayrak döneminde yaklaşık 350 ton altını yurtdışı kasalardan kendi kasalarına taşıdı.
- Dünya Altın Konseyi anketine göre, merkez bankalarının yüzde 49'u altın rezervlerini kendi ülkesinde depolamak istiyor.
- Hindistan son 3 yılda yurtdışında tuttuğu altın rezervlerinin payını yüzde 55'ten yüzde 22'ye düşürdü.
- Fransa Merkez Bankası, New York Federal Rezerv Bankası kasalarındaki 129 ton altını geri çekti.
- Merkez bankalarının yüzde 74'ü doların küresel rezervler içindeki payının azalacağını, yüzde 83'ü altın payının artacağını öngörüyor.
Küresel finans sisteminde artan güvensizlik ve jeopolitik sarsıntılar dünya merkez bankalarını varlıklarını güvence altına almaya iterken, Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde hayata geçirdiği altın hamlesi günümüzde bütün dünyaya rehberlik ediyor.
PARLAK ÖNGÖRÜ
Türkiye, küresel şoklara karşı ekonomiyi sağlam temellerde tutmak amacıyla Berat Albayrak'ın bakanlık döneminde tarihi adımlar attı. ABD, İsviçre, İngiltere kasalarında tutulan yaklaşık 350 ton altın, kademeli operasyonlarla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kasalarına taşındı.
Türkiye'nin 120 ton seviyesindeki altın varlığının yüzde 90'lık kısmı 2002 yılında yabancı ülkelerde tutuluyordu.
2017 yılında başlatılan stratejik hamlelerle ABD Merkez Bankası kasalarındaki 28.7 ton altın sıfırlandı.
İsviçre Uluslararası Ödemeler Bankası bünyesindeki 18.7 tonluk rezervin tamamı yurda getirildi.
Dünyanın yeni soğuk savaş eşiğine geldiği süreçte Albayrak'ın bu vizyoner öngörüsü, Türkiye'nin elini olağanüstü düzeyde güçlendirdi.
TÜRKİYE'NİN PEŞİNDEN GELİYORLAR
ABD, İsrail, İran eksenindeki çatışmalarla dalgalanan piyasalar, uluslararası sistemde derin güven kaybı oluşturdu.
Londra, New York merkezli altın depolama sistemlerine yönelik soru işaretleri giderek büyüdü.
Altın piyasasındaki manipülasyon endişeleri, Türkiye'nin başlattığı rezervleri yerel depolarda saklama stratejisini diğer ülkelerin gündemine taşıdı.
Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde başlattığı altın rezervlerini yurda getirme stratejisi, artan jeopolitik riskler gölgesinde dünya merkez bankalarına rehberlik ediyor
YA TAŞIDILAR YA DA TAŞIMAK İSTİYORLAR
Dünya Altın Konseyi tarafından 76 merkez bankasının katılımıyla gerçekleştirilen 2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi, küresel eksen kaymasını gözler önüne serdi.
Son 12 ayda katılımcıların yüzde 19'u altınlarını ülke içine taşıdıklarını veya farklı ülkelerde yeni depolama merkezleri oluşturduklarını bildirdi.
Ankete katılan ülkelerin yüzde 49'u altın rezervini kendi ülkesinde depolamak istediğini kaydetti.
Jeopolitik risklerin bu eğilimi hızlandırdığını vurgulayan Dünya Altın Konseyi Merkez Bankaları Küresel Başkanı Shaokai Fan, "Merkez bankaları altına her koşulda erişim sağlamak istiyor. Depolama risklerini azaltmaya çalışıyorlar." dedi.
GELENEKSEL DEPOLAMA MERKEZLERİNDE DÜŞÜŞ
Berat Albayrak'ın bakanlık dönemindeki hamlesiyle yıllar önce ilk kan kaybını yaşayan geleneksel depolama merkezleri günümüzde cazibesini iyice yitiriyor.
İngiltere Merkez Bankası kasalarında altın tutan merkez bankalarının oranı yüzde 64'ten yüzde 57 seviyesine düştü.
Türkiye’nin Berat Albayrak döneminde ABD, İsviçre ve İngiltere’den yaklaşık 350 ton altınını başarıyla yurda döndürmesi, küresel finans sisteminde yankı bulmaya devam ediyor.
YARI YARIYA ERİME
İsviçre Merkez Bankası tercih edilme oranında 2025 yılındaki yüzde 12'den yüzde 6 seviyesine geriledi.
ALBAYRAK'TAN KOPYA
Berat Albayrak'ın başlattığı geri dönüş operasyonu, dev ekonomiler tarafından kopyalanıyor.
Financial Times verilerine göre Hindistan, son 3 yılda yurtdışında tuttuğu altınların büyük bölümünü ülkeye taşıdı.
Mart 2023 döneminde yurtdışında tutulan altın rezervlerinin toplam içindeki payı yüzde 55 iken, Mart 2026 itibarıyla bu oran yüzde 22 seviyesine indi.
Toplam altın rezervi 900 ton civarında bulunan Hindistan, bugüne kadar 300 ton altınını kendi kasalarına getirdi.
Fransa Merkez Bankası, Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasında New York Federal Rezerv Bankası kasalarındaki 129 ton altını geri çekti.
ALMAN VE İTALYAN DA TAKİP EDECEK
Almanya ve İtalya siyasetinde ABD kasalarındaki altın rezervlerinin güvenliği tartışmaya açıldı, rezervlerin ülkeye getirilmesi çağrıları yapıldı.
Dünya Altın Konseyi verileri, Londra ve New York merkezli depolama sistemlerine güvenin azaldığını ortaya koyarken, Hindistan ve Fransa gibi dev ekonomiler Türkiye’nin izinden giderek tonlarca altınını kendi topraklarına taşıyor.
DOLARIN YERİNİ ALTIN ALACAK
Küresel dolarsızlaşma eğilimi de hız kesmeden sürüyor.
Dünya Altın Konseyi 2026 anket neticelerine göre her 10 merkez bankasından 9'u, gelecek 12 ay içinde küresel altın rezervlerinin artmaya devam edeceğini öngörüyor.
Altın rezervlerini artırmayı planlayan merkez bankalarının oranı yüzde 45 ile tarihi zirveye ulaştı.
Katılımcıların yüzde 74'ü, gelecek 5 yıl içinde doların küresel rezervler içindeki payının azalmasını bekliyor.
Yüzde 83'lük kesim, 5 yıl sonra altının toplam rezervler içindeki payının çok daha yüksek olacağını tahmin ediyor.
Yeni altın alımı planlayan bankaların yarısı bu alımları yerel para birimleriyle fonlayacağını aktardı.
Yüzde 38'lik kesim, mevcut rezerv varlıklarını satarak altına dönme eğiliminde.
Başkan Erdoğan’dan diplomasi kabulü
Ayşe Hatun Önal'ın ifadesi ortaya çıktı



