Dorukhan Büyükışık dosyasında delillerle çelişen beyanlar! "Sırtüstü - yüzüstü" muamması: "Cesedin yeri değiştirildi" şüphesi
Mayıs 2018'de İzmir'deki bir şantiyede cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık ile ilgili yürütülen soruşturmada sis perdesi aralanıyor. Şantiyenin Proje Müdürü Onur Alp Saraç "Kimseyle görüşmedim" dediği olay günü, usta başı Aziz Kocataş ile ardı ardına telefonda görüştü. Kocataş'ın ise "Ceset yüzüstü yatıyordu" çelişkili bulundu. Çünkü olay yerine ilk giden polisler ve inşaatın sahibi Dorukhan Büyükışık'ın sırtüstü yatar vaziyette olduğunu beyan etti. Bu durum "cesedin yerinin veya pozisyonunun değiştirilip değiştirilmediği" şüphesine yol açtı.
İzmir'de 2018 yılında bir şantiyede cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık ile ilgili yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 24'e yükseldi. Son operasyonların ardından ortaya çıkan ifade tutanakları skandallar zincirini gözler önüne serdi.
Proje müdürünün "haberim yoktu" dediği saatlerdeki yoğun telefon trafikleri, işçilerin cesedin pozisyonuna dair birbiriyle ve delillerle çelişen beyanları dosyaya girdi.
Dorukhan Büyükışık soruşturmasında 8 yıllık sis perdesi aralanıyor (Haberin görselleri Takvim Foto Arşiv'e ait)
Şantiyenin Proje Müdürü Onur Alp Saraç, verdiği ifadede olay günü olan 13 Mayıs 2018 sabahında hiçbir iş yeri çalışanı veya yetkilisiyle telefon görüşmesi yapmadığını, ölüm olayını ancak bir gün sonra, 14 Mayıs Pazartesi günü saat 10.00-11.00 sıralarında şantiyede bir işçiden duyduğunu ileri sürdü.
Ayrıca kamera ve güvenlik sistemlerinden kendisinin değil, o dönemki saha mühendisi Yiğit Aykurt ile şantiye şefi İhsan Gökmen Ellez'in sorumlu olduğunu iddia etti.
FİRARİ SAHA MÜHENDİSİ YAKALANDI
Hakkında yakalama kararı olan saha mühendisi Yiğit Aykurt da adaletten kaçamadı. Başsavcılık talimatıyla 25 Mayıs 2026 tarihinde adli arama neticesinde yakalanan Aykurt, 26 Mayıs 2026 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.
"HİÇ GÖRÜŞMEDİM" BEYANINI HTS KAYITLARI YALANLADI
Ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) edinilen HTS analiz raporları, proje müdürünün bu beyanını tamamen yalanladı.
HTS kayıtlarına göre, Onur Alp Saraç'ın "hiç görüşmedim" dediği 13 Mayıs pazar sabahı saat 08.17 ve 08.22 sıralarında şantiyenin usta başı Aziz Kocataş ile ardı ardına telefonda görüştüğü, hatta bu görüşmelerden birinin 60 saniye sürdüğü belgelendi. Bu somut kanıtlar karşısında geri adım atan Saraç, "Aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum, pazar günü olduğu için konuşmadığımızı varsayıyorum ama konuşmuşsak da ölüm olayı hakkında kesinlikle konuşmadık" diyerek çelişkili bir savunma yaptı.
Dosyada en göze çarpan çelişkilerden biri de merhum Dorukhan Büyükışık'ın cesedinin bulunma pozisyonu üzerinde yaşandı.
Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümünde şantiyedeki usta başı Aziz Kocataş'ın şüpheli beyanları
CESEDİN YERİ Mİ DEĞİŞTİRİLDİ? USTA BAŞININ ŞÜPHELİ BEYANLARI
Şantiyede usta başı olarak görev yapan Aziz Kocataş, hem ilk ifadelerinde hem de 13 Şubat 2026 tarihli mahkeme duruşmasında ısrarla maktulü "suratı yere, sırtı gökyüzüne bakar şekilde yani yüzüstü/yüzükoyun" gördüğünü beyan etti.

Buna karşın, olay yerine intikal eden Olay Yeri İnceleme Polis Memuru Musa Erikçi, maktulü istinat duvarına yakın bir mesafede "sırtüstü yatar pozisyonda" bulduklarını resmi tutanağa geçirdi.
Aynı şekilde olay yerine ilk giren polislerden Fikret Sarıaslan, sivil ekip amiri Hakkı Uysal ve şirket sahibi Münir Tanyer de maktulün yüzünün gökyüzüne baktığını, yani sırtüstü yatar vaziyette olduğunu kesin bir dille ifade etti.
Aziz Kocataş'a mahkemede olay yeri fotoğrafları ile kendi ifadesi arasındaki bu uçurum sorulduğunda ise "Ben yüzüstü olduğunu vurgulamadım, hatırladığımı söyledim, farkın sebebini bilmiyorum" diyerek kendisini savundu.
Bu durum, cinayetin ardından "cesedin yerinin veya pozisyonunun değiştirilip değiştirilmediği" şüphelerini uyandırdı.

"OLAYI SONRADAN DUYDUM" DİYEN USTA BAŞININ SAHA MÜHENDİSİYLE ŞÜPHELİ TELEFON TRAFİĞİ
Usta başı Aziz Kocataş, ifadesinde ölüm olayını sabah saat 08.00-09.00 arasında duvar ustası Haşim'in aramasıyla öğrendiğini ve hemen ardından patronun oğlu Mehmet Taylan Tanyer'e haber verdiğini iddia etti.
Dorukhan Büyükışık soruşturmasında gözaltına alınan ve tutuklanan isimler
TAM 5 KEZ GÖRÜŞMÜŞLER!
Fakat Jandarma TEM Şube Müdürlüğü'nün HTS analizleri, Kocataş'ın olay sabahı henüz olayı "resmen duymadığını" iddia ettiği saat 08.06'dan itibaren operasyon kapsamında tutuklanan firari saha mühendisi Yiğit Aykurt ile 83 saniye, 21 saniye, 35 saniye ve 26 saniye gibi sürelerle tam 5 kez ardı ardına görüştüğünü ortaya koydu.
Saat 08.06'daki ilk görüşmede henüz olaydan haberdar olmadığını savunan Kocataş, "Yiğit Aykurt olayı öğrenip beni aramış olabilir, ne konuştuğumuzu hatırlamıyorum" iddiasında bulundu.

OLAY YERİNE İLK GELEN SİVİL EKİP CESEDİN YANINDA ANAHTAR BULDU
Olay yerine ilk giren sivil polis ekiplerinden Hakkı Uysal, maktulün baş ucunda bir araç anahtarı bulduklarını, olayın şüpheli bir ölüm olabileceğini düşünerek durumu derhal Karakol Amiri Başkomiser İsmail Köksal'a aktardığını belirtti.
BAŞKOMİSER NEDEN ISRARLA "İNTİHAR" DEDİ?
Ancak Başkomiser İsmail Köksal'ın, "Olur mu normal bir intihar olayı. Ben daha önce Olay Yeri İncelemede görev yaptım, şüpheli bir durumu yok" diyerek cinayet şüphesinin üstünü kapattığı ve ekiplerin bu emir doğrultusunda hareket ettiği ifadelere yansıdı.
Nitekim İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın da olay yerine geldikten sonra maktule ait cep telefonunun binanın çatı katındaki yan duvarın üzerinde, maktulün bulunduğu hizada olduğunu teyit etti.
21 Ağustos 2025 tarihli SEGBİS kayıt tutanaklarında yer alan ses incelemeleri, olay yeri inceleme ekibindeki amirler arasında geçen diyalogları da gün yüzüne çıkardı.

Kayıtlarda Deniz Komiser ile Atakan Komiser arasında, maktulün cep telefonu ve anahtarının nerede olduğuna dair "Anahtarı da götürebilirsin", "Yalnız telefon da buradaydı", "Neredeydi?", "Arabadaydı", "Emre vermiş" şeklinde konuşmalar geçtiği saptandı.
Ekip üyeleri bu konuşmaların maktulün aracının hemen yanında bulunan ekip aracı içerisinde yapıldığını savundu.
"MAKTUL ÖLÜ MUAYENESİNDE HAREKET ETTİRİLMİŞ OLABİLİR?"
Ayrıca olay yeri fotoğraflarında, numaralandırmadan önce ve sonra cesedin pozisyonunda farklılıklar olduğu sorulduğunda, görevli polis memurları maktulün ölü muayene işlemleri sırasında hareket ettirilmiş olabileceğini iddia ettiler.
Maktulün aracında ise cesede 300 metre uzaklıkta olduğu gerekçesiyle hiçbir parmak izi, DNA veya swap incelemesi yapılmadığı itiraf edildi.

"OLAYI BİZZAT GÖRDÜM" DEDİ DOLANDIRICI ÇIKTI... OLAY YERİNE HİÇ GİTMEMİŞ BİLE!
Dosyada yer alan bir diğer detay ise "olayı bizzat gördüm" diyen V.Ş isimli sahte tanığın yalan beyanları...
Bahse konu tanığın hakkında "dolandırıcılık" suçundan arama kaydının olduğu, maktulün babası Ethem Büyükışık'tan para sızdırabilmek amacıyla sosyal medyadaki ve basındaki kamusal bilgileri derleyerek "olayı bizzat gördüm" şeklinde yalan ihbarda bulundu tespit edildi.
Olay yerinde bizzat bulunmadığını da bizzat kendisi itiraf etti.

SORUŞTURMANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRECEK
Jandarma TEM ekiplerinin derinleştirdiği soruşturma kapsamında tutuklanan 24 kişinin ardından, ortaya çıkan bu çelişkili ifadelerin ve gizlenen HTS kayıtlarının soruşturmanın seyrini değiştirebileceği ön görülüyor.
"Şehitlerimiz nesillere kandil oluyor"
Kılıçdaroğlu Özgür Özel'e "VIP" daldı!



