CHP'nin şaibeli kurultayına ilişkin ceza davası 6 Mayıs'a ertelendi | "Mutlak bölünme!"

CHP’de 38. Olağan Kurultay’a ilişkin "mutlak butlan" davası istinafta sürerken aralarında Ekrem İmamoğlu ve Özgür Çelik’in de bulunduğu 12 sanığın "oylamaya hile karıştırma" suçundan yargılandığı kritik ceza davasının 4. duruşması bugün görüldü. Tanık Veysi Uyanık, İmamoğlu'nun Kurultay için Karabat'ı görevlendirdiğini belirerek, "Ben Ankara'ya geldim ve Özel'in seçim ofisine gittim. Orada herkese para dağıtılıyordu. Meclise gittim Karabat ile görüştüm, 'Herkese bir şey dağıtıyorsunuz, bize ne vereceksiniz?' dedim. Karabat da '100 bin verelim' dedi. Ben '100 bin ayıp değil mi?' dedim. 'Bir sıfırdan iyidir' diyerek kabul ettim." dedi. Dava 6 Mayıs'a ertelendi. Mahkemeden çıkacak hile veya iptal kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönüş planına karşı, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesinin "B planı" olarak partiden kopup yeni bir oluşuma gideceği konuşuluyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
CHP'nin şaibeli kurultayına ilişkin ceza davası 6 Mayıs'a ertelendi | "Mutlak bölünme!"
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda delegelere para ve iş vaadiyle oylamaya hile karıştırma suçundan Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 4. duruşması yapıldı ve dava 6 Mayıs'a ertelendi.
  • Aralarında Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik ve Cemil Tugay'ın da bulunduğu 12 sanık hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
  • Tanık Veysi Uyanık, Metin Güzelkaya'nın daveti üzerine İstanbul'da Ekrem İmamoğlu ve Özgür Karabat ile görüştüğünü, Karabat'tan 100 bin lira aldığını ve seçim ofisinde herkese para dağıtıldığını iddia etti.
  • İddianamede şüphelilerin kurultay delegelerine para verdikleri, belediye başkanlığı ve meclis üyeliği taahhüdünde bulundukları, işe yerleştirdikleri ve market kartları dağıttıkları belirtildi.
  • Duruşmada sanıklar Hüseyin Yaşar, Metin Güzelkaya, Serhat Can Eş ve Mehmet Kılınçarslan suçlamaları reddederek beraatlerini talep etti.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceğini belirleyecek 38. Olağan Kurultay'a ilişkin "mutlak butlan" davası istinaf sürecinde tüm hızıyla devam ederken paralel olarak Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde de delegelere para ve iş vaadiyle "oylamaya hile karıştırma" suçundan açılan davanın kritik 4. duruşması bugün görüldü. Dava 6 Mayıs'a ertelendi.

"Karabat 100 bin TL teklif etti, herkes alıyordu"

12 SANIK İÇİN 1 YILDAN 3 YILA CEZA İSTENİYOR
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada aralarında Ekrem İmamoğlu ve Özgür Çelik'in de bulunduğu 12 sanık 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

CHP'nin şaibeli kurultayına ilişkin ceza davası 6 Mayıs'a ertelendi | "Mutlak bölünme!"-2

DURUŞMAYA KİMLER KATILDI?
Duruşmada, sanıklar Hüseyin Yaşar, Metin Güzelkaya ve Serhat Can Eş ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Sanık Mehmet Kılınçarslan ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Hakim, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra sanıklara söz verdi.

SANIKLAR İNKAR ETTİ
Sanık Kılınçarslan, iddianamede yer alan suçlamaları kabul etmediğini belirterek, adı geçen isimlerle görüşmediğini savundu.

Sanık Hüseyin Yaşar ise önceki celsede tanık olarak dinlenilen Yılmaz Özkanat'ın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, şunları söyledi:

"Özkanat benimle Ankara'da bir otelde yan yana geldiğini söylüyor. Yalan söylüyor. Biz aksine Batman'da bir araya gelmiştik. Kimseyi vereceği oy için yönlendirmedim. Kızımı yönetime aldığıma yönelik iftiralar atılıyor. Kızım zaten yedek üye olarak seçilmişti. Bana kimse parti meclisi üyeliği için de söz vermedi. Seçimde aday olan herkes doğal olarak oy istiyor. Ben seçim boyunca salonda durmadım bile. Kim kime oy vermiş onu da bilmiyorum. Özgür Özel için para karşılığı oy istemedim, bu da başka bir iftira. Çocuklarımın belediyeye iş başvurusu bile yok. Zaten devlet dairesinde memurlar. Özkanat hakkında suç duyurusunda bulundum. Beraatimi talep ediyorum."

Sanık Metin Güzelkaya da hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini ve Veysi Uyanık'ın kendisine iftira attığını öne sürdü.

Güzelkaya, "Ben kimseden para almadım, oyumu değiştirmedim. TBMM'ye gitmedim, Özgür Karabat ile görüşmedim. Oyumu da Kılıçdaroğlu'na verdim. Suçlamaları kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.

Sanık Serhat Can Eş, hakkındaki suçlamalar ve tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, CHP içerisinde değişikliğe ihtiyaç duyulduğunu düşündüğü için Özgür Özel'i desteklediğini, asıl tehdit edilenlerin kendileri olduğunu öne sürdü.

Eş, "Önceki celse hakkımda konuşan tanıklardan biri, ben onu görevden aldıktan sonra, 'beni satanı ben de satarım' diye ortaya çıkıp ifade veriyor, 'Bizi pavyona götürdü, bin dolar verdi' diyor. Yalan. Ben HTS kayıtlarımın çıkartılmasını istiyorum. Haysiyetimizle oynuyorlar. Amaçları CHP'nin değişimini durdurmak. Bir insan il başkanlığını 1500 dolara satar mı?" diye konuştu.

TANIKLAR KONUŞTU: HERKESE PARA DAĞITILIYORDU
Sanık savunmalarının ardından tanık beyanlarına geçildi.

CHP'li Veysi Uyanık ve Kemal Kılıçdaroğlu

Tanık Veysi Uyanık, 37. dönemde CHP Bitlis İl Başkanı, 38. dönemde ise kurultay delegesi olduğunu, Metin Güzelkaya'nın kendisini İstanbul'a davet ederek Özgür Karabat ve Ekrem İmamoğlu ile görüşmesini istemesi üzerine bir otelde toplantı yaptıklarını anlattı.

"100 BİN TEKLİF ETTİ AZ DEDİM"
Toplantıda İmamoğlu'nun CHP içerisinde değişim gerektiğini vurguladığını söyleyen Uyanık, şöyle devam etti:

"İmamoğlu, Özgür Özel'in genel başkan olması için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini ve bu noktada Özgür Karabat'ın görevlendirildiğini söyledi. Ben Ankara'ya geldim ve Özel'in seçim ofisine gittim. Orada herkese para dağıtılıyordu. Meclise gittim Karabat ile görüştüm, 'Herkese bir şey dağıtıyorsunuz, bize ne vereceksiniz?' dedim. Karabat da '100 bin verelim' dedi. Ben '100 bin ayıp değil mi?' dedim. 'Bir sıfırdan iyidir' diyerek kabul ettim. Sonra da şoförüyle gideceğim yere bıraktırdı beni."

Arabanın bagajında bir kutuda gıda kartları gördüğünü ve içinden biraz aldığını söyleyen Uyanık, kartların toplam değerinin 1,5 milyon lira olduğunu sonradan öğrendiğini belirtti. Uyanık, otele döndüğünde arkadaşlarına gıda kartları ve Karabat'tan aldığı 100 bin lirayı 20'şer bin lira dağıttığını anlattı.

"KURUCU PARTİNİN GELDİĞİ HALE BAK"
Uyanık, "İmamoğlu'nun cezaevinden yaptığı 'Bana bakan Atatürk'ü görür' açıklamasından sonrasında yerimde duramadım, basın metni yazdım. Dayanamayıp savcılığa giderek bildiklerimi anlattım. Bir başka zaman da Kızılay'da il başkanları ile otururken Veli Ağbaba geldi ve bize 'Desteklerinizi bekliyoruz' dedi. O gün para verilmiş pek çok kişiye. İşe alım sözleri havada uçuşuyordu. Ben bıraktım her şeyi. Bu artık devletin meselesidir. Kurucu partinin geldiği hale bak." beyanında bulundu.

Tanık Mehmet Sevigen de görgüye dayalı bilgisi olmadığını, televizyon programlarında 38. Kurultay ile ilgili "şaibeli" diye bahsedildiğini ve CHP yönetiminin de sustuğunu dile getirdi.

Sevigen, "Ben de 'çıkın cevap verin' diye söylüyordum. Ancak CHP'den bu konuyla ilgili hiç cevap gelmedi. Gerçek CHP'liler oylarını para karşılığı değiştirmezler. Benim partide bulunduğum dönemde böyle bir şey mümkün değildir. Ben CHP'nin adliye koridorlarına düşmesine üzülüyorum." dedi.

Müşteki avukatı Onur Yusuf Üregen, tanık ifadelerine katıldığını, şu aşamada herhangi bir talepleri olmadığını belirtti.

Sanık avukatı Çağlar Çağlayan da tanık beyanlarının cezalandırmaya esas olmadığını öne sürdü.

Tanıkların, CHP ile husumetinden dolayı "tanıklık" yaptıklarını savunan Çağlayan, "İki tanık açısından özel bir durum vardır. Yalnızca iki tanık soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile aynı beyanlarda bulunmuştur. Ancak onlar da bu dosyada tanık değil sanık olarak yer alması gereken kişilerdir. Bu kişiler hakkında Veysi Uyanık ve Yusuf Göğerkaya ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz." diye konuştu.

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Özgen Nama'nın ifadesinin sonraki celse alınmasına hükmederek, duruşmayı 6 Mayıs'a erteledi.

MUTLAK BÖLÜNME KAPIDA
CHP'de davanın sonucu ne olursa olsun "mutlak bir bölünme" senaryosu kulisleri sallıyor.

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu (Fotoğraflar TAKVİM Fotoğraf Arşivi'nden kullanılmıştır)

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Partiyi kayyuma bırakamam" diyerek olası bir "mutlak butlan" kararında göreve dönme hazırlığı yaptığı bilinirken Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesinin "B planı" olarak partiden kopup yeni bir oluşuma gideceği konuşuluyor.

CHP'nin şaibeli kurultayına ilişkin ceza davası 6 Mayıs'a ertelendi | "Mutlak bölünme!"-4

Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın "Bir gelişme bekliyoruz, hazırlıklıyız" çıkışı, siyasi çevrelerde "Ekremci yeni parti" ilanı şeklinde yorumlanarak CHP tarihinin en büyük parçalanma eşiğini tescilledi.

İDDİANAMEDE KILIÇDAROĞLU MAĞDUR İMAMOĞLU ŞÜPHELİ
Peki dava süreci nasıl gelişti, neler yaşandı, kimler neyle suçlanıyor?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Haziran'da, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Siyasi Partiler Kanunu'nun 112. maddesi ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yürüttüğü soruşturmasını tamamlayarak iddianame hazırladı.

HANGİ İSİMLER LİSTEDE?
İddianamede, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile Baki Aydöner, Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçaslan, Metin Güzelkaya, Özgen Nama, Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş hakkında, Siyasi Partiler Kanunu'nun 112. maddesinde yer alan "oylamaya hile karıştırma" suçundan 1 yıldan 3'er yıla kadar hapis cezası istendi.

İMAMOĞLU ORGANİZASYONUNDA MÜŞTEREK ŞAİBE

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun, partinin 38. Olağan Kurultayında "Divan Başkanı" olarak görev yaptığı, İmamoğlu'nun organizesinde diğer şüphelilerin de iştirak halinde hareket ettiği belirtildi.

DELEGE İRADESİNİ SAKATLADILAR

Şüphelilerin birlikte hareket ederek atılı suçu işlediklerine işaret edilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

"4-5 Kasım 2023 tarihinde Ankara Spor Salonu'nda yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayında oy kullanan bir kısım kurultay delegelerine, genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanmaları için; bir kısım delegeye para verdikleri, bir kısmına değişik il ve ilçelerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylığı teklif ve taahhüt ettikleri, bir kısım delege ve yakınlarını CHP'li belediyeler ile bu belediyelere bağlı şirket ve iştiraklerinde işe yerleştirdikleri, bir kısım delege ve yakınlarına çok sayıda market alışveriş kartları dağıttıkları, kurultayda oy kullanan bu delegelerden kullandıkları oyların fotoğrafını cep telefonlarıyla çekerek kendilerine göndermelerini istedikleri, kurultay salonunda 1. tur oylama sonucunda 2. tur oylamaya geçilmesini geciktirerek Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylıktan çekildiğine yönelik gerçeğe aykırı açıklamalarda bulundukları, bu şekilde kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğratarak, genel başkan adayı Özgür Özel'in genel başkanlık seçimini kazanmasına yönelik faaliyet yaptıkları belirtilmiştir."


Başsavcılığın iddianamesinde, kurultay süreci ve sonrasında bir kısım sosyal medya hesaplarında, bazı yazılı ve görsel medya organlarında, kurultay sırasında Kılıçdaroğlu'nu destekleyen delegelerin "Özel'i desteklemeleri için birtakım menfaatler verildiği ve bazı vaatlerde bulunulduğu", söz konusu iddiaların partililerce gündeme getirildiği kaydedildi.

Söz konusu iddialar üzerine bazı milletvekilleri hakkında da soruşturma yürütüldüğü aktarılan iddianamede, bu soruşturmanın ise mevcut dosyadan tefrik edildiği aktarıldı.

İddianame, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler